İSPARTA AKSU TARİHİ VE TURİSTİK YERLERİ ~ Tarihi ve Turistik Yerler

İSPARTA AKSU TARİHİ VE TURİSTİK YERLERİ

Zindan Mağarası



 Aksu İlçesinin 2 km kuzeydoğusunda bulunan Zindan Mağarası, Aksu Çayı boğazının güneye bakan yamacında deniz seviyesinden 1300 m. yüksekliktedir. 765 metre uzunluğunda olan mağara yatay yönde gelişme göstermiştir. Yarı aktif olan mağara, içinde değişik Damlataş, Akmataş, Kenartaş ve yer altı deresinin oluşturduğu aşınım ve birikimlere sahiptir. Bazı kesimlerinde ise minyatür kanyonlar oluşmuştur.

          Mağaranın sonunda “Hamam” diye isimlendirilen kısımda tabanda mozaik biçimli kalsit kristalleri en özgün şekillerdir. Yapılan analizler sonucunda mağara içinde akan suyun Zindan mağarasının yakınındaki Başpınar suyuna özdeş, kalsiyum ve mağnezyum değerlerinin yüksek olduğu ve cildi güzelleştirici  etkisinin olduğu ortaya çıkmıştır. Mağara girişinde siyah, beyaz ve kırmızı taş tesseradan yapılmış Eurymedon (Köprüçayı Tanrısı) başı, iki yanında yunus motifi, altta ve üstte kanatlı uçan erkek motifleri olan mozaik bulunmaktadır.

         Zindan Mağarası önündeki Eurymedon Kutsal Alanı, Timbriada Antik kentine bağlı bir alandır. Mağara civarında yapılan kazılardan elde edilen bilgilere göre erken Helenistik dönemden itibaren yazıtların içeriğinden ise M.S. 1 ve II yüzyılda kutsal alanın yapıldığı tespit edilmiştir. Kutsal alan erken dönemlerde açık hava tapınağı şeklinde kullanılmış olmalıdır. Açık Hava Tapınağı, mağaranın önünden alt kısımdaki yürüme zeminine kadar basamaklı inşa edilmiş fakat zaman içinde birtakım değişikliklere uğramıştır. Bu günkü arkeolojik veriler tapınağın Roma döneminde yoğun mimari yapılaşma geçirdiğini göstermiştir. Bu kutsal alan uzun yıllar önemini korumuştur.

        Kutsal alanın esas tanrıçası, Timbriada Antik Kentinde olduğu gibi Kybele olup tanrıça, “Meter Theon Vegeinon” olarak isimlendirilmiştir. Alanda ayrıca Eurymedon (Köprü Çayı  Tanrısı), Zeus (Baştanrı), Hermes (Haber Tanrısı), Demeter (Tarım ve Bereket Tanrısı) kültlerine tapım vardır. Ayrıca kent sikkelerinde her iki tanrı birlikte tasvir edilmiştir. Mağaranın önünde 1977 yılında ortaya çıkarılan Eurymedon Tanrısının heykeli Isparta müzesinde sergilenmektedir.

         Roma döneminde kutsal alanın önünde Eurymedon köprü çayı üzerine kesme taşlardan yapılmış olan Roma Köprüsü, tek tonoz kemerli bir köprüdür. Köprü kemerinin her iki yanındaki kemer kilit taşları üzerine tanrı Eurymedon’un portre - büstü oyulmuştur.

         Köprünün genişliği ve bölgedeki antik yollar incelendiğinde, kutsal alanın yol bağlantıları üzerinde bulunduğunu göstermektedir. Benzer şekilde Perge’den Antiocheia’ya uzanan antik yolda köprüçayın üzerinde farklı boyutlarda iki köprü daha bulunmaktadır. Roma köprüsü çevredeki diğer iki antik kentle beraber değerlendirildiğinde Beyşehir Gölüne kadar Yenişarbademli üzerinden uzanan bir yolun varlığını desteklediği düşünülebilir. Kutsal alanın bölgedeki özelliği antik yol üzerinde olması ile kült alanına farklı bir boyut kazandırmasıdır.

Barak Yaylası

            Koçular Köyü ile Pazarköy arasında bulunan yayla büyükbaş hayvan beslemek için oldukça uygundur. İlçe merkezimize 11 km uzaklıkta bulunan yaylanın rakımı 1400 m’dir.

/195/2012 foto safari 036 (600 x 450)  /195/barak yalası (1) (600 x 450)  /195/barak yalası (4) (600 x 450)  

Çayır Yaylası

            Aksu İlçe merkezine 23 km uzaklıkta olup rakımı 2100 m’dir. Özellikle Karakoyunlu yörüklerinin  yazladığı yaylada şu an hayvancılık çok az yapılmaktadır. Yaylanın ziyaretçileri çoçukluğu yaylada çadırda geçmiş orta yaş kuşağıdır.


Sorkun Yaylası

        İlçe merkezine 12 km uzaklıkta olup büyük bölümü baraj suyu altında kalmıştır. 1550 m rakımı olan yaylanın doğal güzelliğini baraj gölü tamamlamıştır. TRT televizyonunun ilk dizilerinden olan ”Kuruluş” dizisinin büyük bölümü bu yaylada çekilmiştir.


Melikler Yaylası

        Yenişarbademli ile Aksu Yaka Köyü sınırlarında yer alan Melikler Yaylası ilçe merkezine 29 km uzaklıkta olup rakımı 1750 m ‘dir. Dağcıların ve arıcıların konakladığı yaylaya kekik kokusu ayrı bir özellik katmaktadır.

Sorgun Barajı

            Sorgun Yaylası’nda yapımı 1998 de tamamlanan barajda 1999 yılında su tutulmaya başlanmıştır. Sulama amaçlı yapılan barajdan Aksu Enerji aracılığıyla Eğirdir Gölüne de su verilmektedir. 24 m derinliğe sahip olan Sorgun Baraj Gölü Eğirdir Gölü’nün yedek deposu gibidir. Gölün bulunduğu alanın cezbedici bir tabii güzelliği vardır. Sorgun Barajı olta balıkçılığında önemlidir.



Koçular Göleti

         1997 yılında yapımı tamamlanmış olup aynı yıl su tutulmaya başlanmıştır. Kapalı devre sulama sistemi 2011 yılında tamamlanmıştır. Aynalı sazan ve sazan balıkları’nın yaşadığı gölet olta balıkçılığı için idealdir.


     Karağı Göleti
           Karağı Köyü yakınlarına 1997 yılında yapılan gölet Karağı Köyü’nün sulama ihtiyacını karşılayacak düzeydedir. Ulaşımının rahat ve kolay olması olta balıkçılarının rahbetini artırmaktadır.

PERGE

Perge; antik dönemde, üzerinde bulunduğu ticaret yolu nedeniyle önem kazanmış bir Pamphylia (Pamfilya) şehridir. Özellikle M.S.275-276 yıllarında, savaş kasasının imparator Tacitus tarafından, Perge’ye getirilmesi ile kentte ekonomik durum canlanmıştır.
M.Ö.333 yılında, Makedonya Kralı Büyük İskender’in bölgeye gelişine kadar ki tarihi süreç  içinde kent ile ilgili, herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmamaktadır. Kent Helen, Roma ve Bizans egemenliği dönemini yaşamıştır. Bizans döneminde kent Hıristiyan dünyası için önemli bir merkez haline gelmiş,  ıristiyan dünyasının azizlerinden, St.Paul’un kenti ziyareti, buranın dinsel yönden önemini de arttırmıştır.

 Helen-Roma tipinde yapılmış 12 bin seyirci kapasiteli tiyatrosu, Aydın-Karacasu’da bulunan Afrodisias Antik Kentinde bulunan hipodromdan sonra, ikinci büyüklükte ve M.Ö.2’nci yüzyılda yapılan 27.000 kişilik hipodromu, Roma kapısı, duvarları, hamam, agora, ortasında bir su kanalı geçen sütunlu caddesi, dükkan yerleri ve akrepolu ile önemli bir tarihi eserdir.
Perge ve Antik Tiyatro kalıntıları ve doğal güzelliklerinin bulunduğu, gerek yabancı gerek yerli turistlere hizmet ettiğinden dolayı Antalya bölgesinde büyük ekonomik gelir getirmektedir



KURŞUNLU ŞELALESİ
kurşunlu şelalesi

Antalya-Isparta karayolunun 24 kilometresinden sola dönülerek 7 km devam edildiğinde ulaşılan bir şelaledir.
Kurşunlu Şelalesi'ne su 18 metre yükseklikten dökülmekte ve küçük şelaleciklerle 7 adet küçük gölet birbirine bağlanmaktadır. Kurşunlu Şelalesi 2 kilometrelik bir kanyonun içinde kalmaktadır. Bu alan 1986 yılında park haline getirilerek ziyarete açılmıştır. Şelale ve piknik yeri 33 hektarlık bir alanı kaplamaktadır. Piknik alanı içinde; manzara seyir teraslan, çocuk parkı, restoran, otopark, gezinti patikaları, içme suyu, tuvalet vardır. Ulaşım, belediye otobüsleri ve minibüslerle sağlanabilmektedir.



Kurşunlu şelalesine ulaşmak için 230 ve 231 numaralı minibüsl ver 79 numaraları otobuüs kullanılabilir. Bu araçlar saat başlarına Antalya merkezden kalkar
Yeri: Akdeniz Bölgesinde Antalya ili merkez ilçesi sınırları içerisindedir.Ulaşım: Tabiat Parkı Antalya'dan 22 km. uzaklıktadır. Parka Antalya-Aksu karayolunun Soğucaksu köprüsünden kuzey istikametine ayrılan 7 km.lik bir yol ile ulaşılır. Özelliği: Sağlıklı orman dokusu ve zengin bitki topluluğu örneklerinin ilgi çekici su ve kaya formlarıyla bütünleştiği eşsiz bir doğal peyzaj özelliğine ve önemli özelliğini meydana getiren Kurşunlu Şelalesi'ne sahip olması nedeniyle 394 hektarlık bölümü 1991 yılında Tabiat Parkı olarak ayrılmıştır.

Kızılçamın hakim olduğu alanda yer yer tek veya küçük gruplar halinde doğu çınarı, defne, harnup, yabani zeytin, sakız ağacı, sögüt ve incir ağaçları bulunmaktadır. Mersin, alıç, zakkum, böğürtlen, yabani gül, sütleğen, ılgın, ladin, kermes meşesi, kekik, yabani nane, kayıt, eğrelti ve sarmaşıklan alt florayı meydana getirir. Su bitkilerinden ise (su üstü) topalak, su nanesi, kamış(su içi) su avizeleri, iplikli yeşilalgler, (yüzer bitki) nilüferleri görmek mümkündür.
Yabandomuzu, tilki, tavşan, sincap, yarasa, ibibik, ağaçkakan, üveyik, sazan, su kaplumbağası, köpek, yılan ve kertenkele Tabiat Parkının faunasını oluşturur.

Mevcut Hizmetler ve Konaklama: Nisan-Aralık ayları arası parkı ziyaret için en uygun dönemdir. Günübirlik piknik, doğada yürüyüşler ziyaretçilerin yapabileceği uğraşılar arasındadır. Tabiat Parkı içerisinde ziyaretçilerin yeme-içme ihtiyaçlarını karşılayacakları tesis mevcuttur. 

Kaynaklar: http://www.aksu.gov.tr/default_b0.aspx?content=235
http://www.aksu.gov.tr/default_b0.aspx?content=231
http://www.aksu.gov.tr/default_b0.aspx?content=1008
http://www.aksu.bel.tr/page.php?page=139

26.12.2016

Puanlama:

0 yorum:

Yorum Gönder

Kayıtsız kullanıcılar anonim seçeneği ile yorum yapabilirler.Unutmayın yorumlarınız yönetici onayından geçecektir.