Hatay Samandağ Tarihi ve Turistik Yerleri ~ Tarihi ve Turistik Yerler

Hatay Samandağ Tarihi ve Turistik Yerleri

samandağ

SAMANDAĞ SAHİLİ

Samandağ ilçesi Asi Nehrinin Akdeniz’e kavuştuğu kıyılarda 14 km uzunluğunda dünyanın sayılı uzun sahillerinden birine sahiptir. Geniş bir kumsalın yer aldığı bu sahil halka açık plaj halindedir. Bu kumsal aynı zamanda nesli tehlikede olan CheloniaMydas ve CarettaCaretta deniz kaplumbağalarının sayılı yumurtlama-üreme alanlarından biridir. Samandağ sahilinde deniz üzerinde batan güneşi izlemek ayrı bir zevktir. Bu sahil üzerinde “Çevlik Balıkçı Barınağı” denizcilik faaliyetleri için altyapı hizmeti sunmaktadır. Balıkçı tekneleri yanında, yatlar, tur tekneleri ve dalgıçlık etkinlikleri için de hizmet vermektedir. Balıkçı Barınağından hareket eden tur tekneleri ile olağanüstü güzellikteki koylara ulaşmak mümkündür.

HIZIR ZİYARETİ

Antakya’da ve ilçemizde pek çok yerde Hızır (A.S.) adına yapılmış türbe ve ziyaretler vardır. Ancak bunların en ünlüsü Samandağ sahilinde, Hz. Hızır ile Hz. Musa’nın buluştuğu yer olarak kabul edilen kayanın üzerinde kurulan Hızır (A.S) ziyaretidir. Yılın her döneminde yoğun bir ziyaretçi ilgisi göze çarpmaktadır.

TİTÜS TÜNELİ

Büyük İskender’in ölümünün ardından Antakya ve yakın çevresi Büyük İskender’in generallerinden Antigonos’un hakimiyetine girer ve M.Ö.307 yılında, yeni bir kent olan Antigoneia kurulur. M.Ö.300 yılına kadar başkent olarak varlığını sürdüren kent, gelişimini tamamlayamadan M.Ö.300 yılında Antiokheia’nın kurulması ile terk edilir. Samandağ, Çevlik’te daha önceleri kurulan Seleukeia Pieria ile birlikte Antiokheia, büyük ölçüde bölgeyi ve Seleukos Krallığı’nı kontrol altında tutma fikriyle kurulmuştur. Seleukeia Pieria bir liman kenti olarak büyürken, Antiokheia Krallığın başkenti olarak ön plana çıkmıştır.
Bol yağışlar sonrası gelen seller, zamanla Seleukeia Pieria liman kentini tahrip etmeye ve alüvyonla doldurup kullanılmaz bir hale getirmeye başlayınca, İmparator Vespasianus döneminde dağın bir bölümünü delerek bir tünel açılması ve sellerin getireceği alüvyonlardan kurtarılması düşünülmüştür. İmparator Vespasianus (MS.69–79) zamanında başlanan çalışmalar, oğlu İmparator Titus (MS.79–81) zamanında tamamlanmıştır. Derenin önü bir duvarla kapatılmış ve sel suları, uzunluğu 1380 m olan bir kanal vasıtası ile limandan uzağa yönlendirilmiştir. Bu kanalın 130 m uzunluğundaki bir bölümü kayalara oyularak yapılmış olan 7 m yüksekliğinde ve 6 m eninde kapalı bir tünel şeklindedir.

MUSA AĞACI

Hıdırbey köyünde “koruma altına alınmış” ulu bir çınar ağacı vardır. 800-1000 yaşlarında olduğu tahmin edilen, ancak halk arasında 2000-3000 yaşlarında olduğuna inanılan bir ağaçtır. Gövdesinin çevresi 35 metredir. Bu ağacın Hz. Musa’nın asasının ab-ı hayat (ölümsüzlük suyu) sayesinde filizlenip kök salması sayesinde meydana geldiğine dair efsaneler anlatılmaktadır.

VAKIFLI KÖYÜ KİLİSESİ

Yoğunoluk Köyü’nde Kilise (1633-1646 yıllarında inşa edilmiştir) ve Fransız Okulu yapılarını görmek mümkündür.
Yoğunoluk’tan Eriklikuyu’ya giderken yolun sağında muhtemelen 1040’larda inşa edilmiş “Hayatın Ağacı Kilisesi (The Church of The Wood of Life)” kalıntıları bulunmakta-dır.
Teknepınar Köyü’nde ayakta kalmış bir St. Meletios Kilisesi (1897 yılında restore edilmiş) ile muhtemelen M.S 6. yüzyılda yapılmış küçük bir kiliseye (St. John Chrysostomos) ait kalıntılar görülebilecek yerler arasındadır. Teknepınar Camisi de kilise olarak inşa edilmiş bir yapıdır.

St.Simon manastırı
Seleucia pieria

Kaynak: http://www.samandag.bel.tr/index.php/samandag/

Puanlama:

0 yorum:

Yorum Gönder

Kayıtsız kullanıcılar anonim seçeneği ile yorum yapabilirler.Unutmayın yorumlarınız yönetici onayından geçecektir.