Hatay Belen Tarihi ve Turistik Yerleri ~ Tarihi ve Turistik Yerler

Hatay Belen Tarihi ve Turistik Yerleri


Belen'in Tarihi

Belen'in Kanuni devrinde kurulduğu, 1552 yılında Halep’le İskenderun arasında yeni yol aranırken şimdiki ilçenin bulunduğu yere Kanuni tarafından cami, hamam ve han yaptırıldığı ve buraya 250 derbentçi (geçit korucusu) yerleştirildiği bilinmektedir. 1770 yılında Adana Valisi Abdurrahman Paşa Belen’e daha çok nüfus yerleştirerek burasını bir kasaba haline getirmiş ve buraya Beylan adını vermiştir. 1885 yılında belediye teşkilatı kurulmuş, 11 Eylül 1991 tarihinde fiilen ilçe olmuştur.

Belen ilçesi Doğu Akdeniz’de Amanos dağlarının hem İskenderun Körfezi’ne bakan yüzeylerinde, hem de Amik ovasında toprakları olan bir konumdadır. İlçe merkezi Amanoslar üzerindeki çok önemli bir geçit olan ve yüksekliği 660 metre olan Belen geçidi üzerinde kurulmuştur. İlçenin en yüksek rakımı Çobandede tepesidir. İlçemizin doğusu Kırıkhan, batı ve kuzeyi İskenderun, güneyi Antakya ve güneybatısı Samandağ ilçeleri ile çevrilidir. Bir merkez belediye ve 10 köyden oluşmuştur.

Körfeze doğru inildiğinde narenciye ve az da olsa sıcak iklimlerde yetişen pamuk ürünleri, Amanos dağları üzerinde ise elma, kiraz, vişne, trabzon hurması gibi soğuk iklimi seven bitkiler yetiştirilmektedir. Kışları soğuk ve yağışlıdır. Yazları ise serin olması nedeniyle sayfiye yeri olarak kullanılmaktadır.

İlçe merkezi komşu ilçe olan İskenderun’a 15 km mesafede olması nedeni ile sanayi kuruluşu yönünden gelişememiştir. Araziler küçük, çok parçalı aile işletmeciliği şeklindedir. Bunun yanında köylerde pazarlamaya yönelik meyvecilik ziraatı giderek yaygınlaşmaktadır.

Belen Tarihi ve Turistik Yerleri , Gezilecek Yerler

Bakras Kalesi
Kale Antakya – İskenderun karayolunun 25. kilometresinden batıya ayrılan yol ile buraya 7 – 8 km. kadar uzaklıkta, adını bu kaleden alan ve ilçemizin en kalabalık köyü olan, bu günkü adıyla Ötençay’da (Bakras) bulunmaktadır.

Bakras kalesinin tarihi çok eski olup ilkçağlara kadar dayanmaktadır. Hakkında çeşitli rivayetler ileri sürülmüştür. Bunlarda biride Ammuri Kralı Dakianus’un bu kaleyi inşa ettirdiğidir. Dakianus yaz mevsimi İskenderun – Arsuz arasında bulunan Gülcihan sayfiyesinde geçirdikten
sonra, Suriye’ye dönerken sarp geçitlerden geçerek şimdiki Bakras Kalesinin bulunduğu yerde atından düşüp uçuruma yuvarlanan çok sevdiği karısı Bağrez’in hatırasına bu kaleyi inşa ettirmiştir.  Bu kale 26 Eylül 1183 tarihinde Salahaddin Eyyübi’ye Haçlılar tarafından teslim edilmiştir. Salahaddin’in kumandanı Alemüddin Süleyman bin Candar, kaleyi 1191 yılında yıktırınca, Ermeniler bir süre sonra bu bölgeyi ele geçirdiler ve kaleyi yeniden inşa ederek
müstahkem bir mevki haline getirdiler. Osmanlılar ve Memluklular arasında da çekişmelere sahne olan kale, Yavuz Sultan Selim tarafından 1516 yılında kesin olarak zapt edildi. Ancak bu tarihten sonra hudutlardan uzak bir iç kale haline geldiği için, fazla bir siyasi rolü kalmamıştır.

BAKRAS KÖPRÜSÜ
Bu tarihi köprü Bakras çayı üzerinde olup uzunluğu 12 metre kadardır. Tek kemerli olan köprü kesme taşlarla inşa edilmiştir.

Köprünün üzeri kaldırımlı ve kenarları ızgaralı olup bu ızgaralar ve kaldırımlar şu anda tahrip edilmiş bir haldedir.

Köprü günümüzde de kullanılmaktadır, ancak bakım ve ilgiye muhtaç bir durumdadırfa açılmış hücreler bulunmaktadır.

ŞEHİTLER ABİDESİ 

1.Dünya Savaşında (1914-1918) bu bölgede fransızlarla yapılan savaşlarda ve ermeni ayaklanmalarının bastırılmasında görevlendirilen 41.Piyade Tümeninde şehit düşen ve

yaralanıp hastanelerdeki görevli ermeni doktorların tedavi edecekleri yerde zehirleyerek

öldürdükleri 1.500 vatan evladının anısına 1916 yılında Tümen Komutanı Yarbay Musa

Kazım bey tarafından dikilmiştir.

    Fransızların Hatay'ı işgalinden sonra Ermeniler tarafından yıkılmak istenilen anıt vatansever Belen Halkının şiddetle karşı koyması ile korunabilmiştir.

    Hatay'ın Anavatana kavuşmasında ve 5 Temmuz 1938'de Hatay'a ilk giren Piyade Alay Komutanı Kurmay Albay Şükrü Kanatlı'nın  emri ile onarılan anıt 12.Eylül.1980 İskenderun 3.Tugay Komutanı Tuğgeneral Kenan Güven tarafından yeniden yaptırılmış, çevresi ise Belen Belediyesince düzenlenmiştir

Abdurrahmanpaşa Türbesi



 Belen iskanından ikiyüz yıl sonra Abdurrahman Paşayı tarih sahnesinde görüyoruz. Belen coğrafyasına uygun karakterde, dağ ikliminin yerleştirdiği sağlam seciyeli ve dirayetli devlet adamlarımızdan...Malı, canı ve her biri birer paşa ve bey olan evlatlarıyla milli devletimizin gayret ve sadakatli hizmetkarlarından...



Şarap değil, barut kokan paşalarımızdan... Uzun süre "Bab-ı Suriye " olan ve 1704'lerde inşa edilmiş olan Bakras Kalesi önlerindeki Karamurt Hanının ağası... Dağlı beyleri dediğimiz (Tiyeki Hassa,Aktepe) beyleri Bektaşlı, Kılıçlı ve Mursaloğlu aşiretleri ile sıhhı bağlar kurup güçlendiler. 1768 de Bab-ı Ali, Abdurrahman Paşa'ya bir ucu Arsuz'u aşan geniş arazilerle Belen Mütevellisi görevini verdi. 1773'de Dersaadet İstanköy Harbi sonrası bu yeteneği bir daha ödüllendirdi. Önce Kapucubaşı'lığa yükseldi. Sonra içil (İçel) Mutasarrıfı oldu. Hem kendisi hem de iki oğlu değişik zamanlarda Halep'te Valilik yaptılar. 1976'da Adana Valisidir.

KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN - BELEN MERKEZ CAMİİ

      Belen cami salnamelerdeki ifadesiyle Kanuni Sultan Süleyman Han hazretleri tarafından 959 tarihinde yapılma emri verilmiştir. Belen merkez cami konumunda olan bu mabed halen ayaktadır ve ibadete açıktır. Kalın duvarlarla ve iki bölüm halinde inşa edilmiş olan bu cami Belen’de yukarı çarşı olarak tabir edilen eski şose yol üzerinde ve çarşı merkezinde yer almaktadır.
     Yapı, güneyinde merkezi bir ana kubbenin üç yanını çevreleyen eyvanlarla kuşatılan harim; kuzeye sonradan eklendiği tahmin edilen iki bölümlü kısım, bu iki kısım arasına yerleştirilen minare ve doğudaki yeni eklenen bölüm ve güneydeki hazireden oluşur.
      Giriş kuzey bölme duvarının eksenine açılan bir taçkapıyla sağlandığı harim, merkezde kırık köşe üçgenleriyle geçilen kubbelerle
örtülü kare bir mekanın, kuzey hariç üç yönden beşik tonoz örtülü eyvanlar şeklinde düzenlenmesinden oluşmuştur.

HAN - KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN BELEN KERVANSARAYI

     Kervansaray Kanuni Sultan Süleyman Han tarafından yaptırılmıştır. Belen merkez cami karşısında yer almaktadır. Geçmişte içerisinde bir çok insan ve hayvanı  barındıran bu tarihi yapı, bir ara çay bahçesi olarak tanzim edilmiştir. Günümüze kısmen yıkılmış durumda ve yapılan onarımlarla da değişikliğe uğrayarak  yapının restore çalışmaları 2005 yılında tamamlanmıştır

Kervansarayın ilk planına göre, günümüzde kaymakamlık binasının bulunduğu batı yönde  devam  ederek  daha geniş bir alanı kaplamakta ve güney cephe eksenindeki girişin her iki yanında da simetrik olarak planlanmış ikişer mekan daha yer almaktadır. Buna ilaveten bugün örtüsü yıkılmış mekanlarında plana işlendiği dikkat çekmektedir.

Belen Kanuni Sultan Süleyman - Kurtuluş Hamamı 

    Kanuni Sultan Süleyman tarafından Belen'de yaptırılan hamam, en son inşa edilen tarihi eserdir.

    Bugün her hattı ile ayakta duran Belen (kurtuluş) Hamamlarda aydınlatmayı sağlayan ve kubbede göz şeklinde yer alan motifler burada yaklaşık olarak bir yıldız şeklinde düşünülmüştür. Bugün burası ikinci bir soyunma yeri olarak kullanılmaktadır. Mekanın doğu tarafında geçişi sağlayan üç kapı yer almakta olup, soğukluğu ortadaki halvet kısmına diğeri de bugün boş olarak bulunan bir odaya açılmaktadır. Bu kısmında üzeri elips şeklinde bir kubbe ile örtülüdür. Halvet kısmı beşik tonozla örtülmüş olup, kollar arasında kareye yakın mekanlar yerleştirilmiştir.

Tarihi - Kilise Çanı

    Günümüze ulaşan, kilisenin sadece bazı kalıntıları geriye kalmıştır. Yerleşimin geçide doğru kısmında yer alan kilise bir tepe üzerindedir. Belen'de yaşayan gayri müslimlere hizmet verdiği anlaşılan yapı için belgelerde sadece kilise ifadesiyle söz edilir. Olasılıkla XIX. yüzyıla aittir.

St.Meryem Ana Katolik Kilise ve Manastırı (Güzelyayla-Belen)


    1920 yılında yaptırılan Meryem Ana Kilisesi ve Manastırı’nda sadece yaz aylarında ibadet yapılmaktadır. İskenderun Latin Katolik Kilisesine bağlı olarak faaliyet gösteren bu kilise 15 Ağustos’ta Meryem Ana’nın göğe yükselmesine adanmıştır. (http://www.hatay.gov.tr/IcerikDetay.aspx?IcerikId=254)


     Sogukoluk Katolik Kilisesi'nin arsasi 1946 tarihinde satin alinmistir. Arazi 879 m dir. 1986'ya kadar sadece kilise binasi ve binanin yaninda ki 3 odadan olusan bir yapidan ibaretti. 1986'da kilisenin etrafindaki bahçede 3 katli bir misafirhane insa edilmeye baslandi. 2002 yilinda 2 kat ilave edilmis ve evin içine kalorifer tesisati ve asansör koyulmustur.

      2001 yilina kadar kilisede her hafta Pazar günü Ayin yapiliyordu. 2002–2004 yillari arasinda tadilat ve yeni insaatin devam etmesi nedeniyle kilise kapali kaldi ve ondan sonra sadece grup geldigi zaman ya da cemaatin istegine göre Iskenderun Katolik Kilisesinden bir Rahip Ayin yapmak için Sogukoluk'a gidilir. Genelde her yil 15 agustos'ta Meryem Ana Bayrami nedeni ile Kilisede Ayin yapilacaktir.

      Kilisede 35 kisilik konaklama imkânı var. Genel olarak kilise aileler, gençler ya da çocuklarin tatili için kullanimaktadır. Bazen yurt disindan gelen gruplar istirahat etmek için bu harika yerde kalmayi tercih ediyorlar. Kilisede jeneratör, asansör ve kalorifer mevcuttur. Tek kisilik ve çift kisilik odalar bulunmaktadir. Mevcut 28 odadan 15'i banyoludur. Kilisede 2 büyük mutfak, büyük bir yemekhane ve 2 büyük salon mevcuttur. (http://www.anadolukatolikkilisesi.org/guzelyayla/tr/chiesa.asp)

Kaynak: http://www.hataykulturturizm.gov.tr/TR,60871/belen.html
Kaynak(gezilecek yerler):http://www.belen.gov.tr/default_B0.aspx?content=209
Puanlama:

0 yorum:

Yorum Gönder

Kayıtsız kullanıcılar anonim seçeneği ile yorum yapabilirler.Unutmayın yorumlarınız yönetici onayından geçecektir.