Gaziantep Nizip Tarihi ve Turistik Yerleri ~ Tarihi ve Turistik Yerler

Gaziantep Nizip Tarihi ve Turistik Yerleri



İlçede Tarihi Mekanlar.      

İlçemiz Gaziantep il merkezine 45 km mesafede bulunmaktadır. 1517 yılında Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılan ilçenin tarihi M.Ö. 3000 yıllarına kadar ilerlemektedir. Türkiye dünya arkeoloji tarihi açısından önem taşıyan ve kazı çalışmaları büyük bir heyacan ile izleyen Belkıs Zeugma antik kenti, Nizipin 10 km kuzeyinde bulunmaktadır. Birecik Baraj Gölünün tatlı su balıkları ile mavi suları, antik kentin kıyılarını örtmektedir. Ayrıca merkezinde bulunan Bizans Dönemine ait Nizip Fevkani Kilisesi ziyaretçilerin ilgisini çekmiştir.Nizip çayı kıyısında bulunan Karpuzatan piknik alanı tabiatla buluşup, nefes almak isteyenler için ideal mekanlar sunulmaktadır.

Rumkale

Gaziantep merkezinin 62 km. kuzeydoğusunda, merzimen çayının Fırat Nehrine döküldüğü yerde dik kayalar üzerindedir. Rumkalenin adı önceleri Hromgla iken bozularak Rum kale denilmiştir. Fırat ve Merzimenin kıyılarından itibaren dimdik yükselen yamaçlarda, bir diş sur ve kompleks odalardan oluşan kapı girişi ile içeri girilmektedir. Ayaktaki mimari kalıntılar Geç Roma ve Ortaçağ karekteri taşımaktadır. Bunların en ilginci, geniş ve silindirik ve havalandırma kuyusu ile bu kuyunun kenarından helozonik bil yolla aşağı giden ve Firat seviyesinin altına kadar inen kuyudur. Hz. İsanın havarilerinden Yohannesin burada bir süreac inzivaya çekilerek, Yohannes (yohenna) İncilinin müsvettelerini kopya ve sakladığı yerdir. Daha sonra bulunan kopyaların Beyruta götürüldüğü söylenmektedir. 11. yüzyılda Urfa Haclı Kontluğu döneminde Hromglanın önemli bir merkez olduğu bilinmektir. Kale-kent, 12. yüzyıl sonlarında Memlukların eline geçmiş ve önceleri Kal-at ar Rum, daha sonra ise, kal- at El Müslimin adını almıştır. Mercidadık Savaşından sonra, Osmanlıların eline geçen Rumkale, Halep eyaletinin Birecik sancağına bağlı bir kaza haline getirilmeştir. Rumkalede halen ortaçağ ve Türk-islam dönemine ait bazı yapılar ile harap vaziyette bir de mescit bulunmaktadır. 18. Yüzyılda, Rumkaleyi ziyaret eden Richart Pococke, tepe üzerinde birkaç görkemli bina ile Gotit tarzda küçük ama çok güzel bir kilisenin olduğundan söz etmektedir Samsat ile Rumkale arasındaki Fırat vadisinde çok sayıda kayadan oyulmuş mekanlar bulunmaktadır. Bunların birçoğunun araları geçitlerde birleştirilerek, özellikle Haçlı seferleri sırasında, Fırat boylarını koruma amacıyla, savunma mekânları haline getirilmiştir. Hıristiyanlarca aziz olarak olarak tanınan son patrik Aziz Nernesin adına yapılmış bir kilise ve mezarına bulunmaktadır. Birecik Barajında su tutulma işlemlerinin tamamlanmasıyla birlikte Rumkale tamamıyla bir yarımada haline gelmiştir.  

Fevkani Kilisesi     

Bugün Fevkani mahallesinde bulunan 542. ada 3. parsel vakıflar Genel Müdürlüğü adına kültür varlığı diye tescil edilmiş olan 476 m. alana sahip binanın yapılış tarihi tam bilinmiyorsa da M.Ö. 350-450 yıllarında yapıldığı rivayet edilmektedir. Kilisenin 1800 yıllarda cami olduğu bilinmektedir. Şu anda kullanılmamaktadır.  
Höyükler    

Nizip ve Belkıs Höyükleri

Nizipin güneyindeki Nizip höyüğüyle Belkıstaki höyükler genellikle ilk yerleşmelerdir. Belkıs höyüğünde güneye bakılınca Nizipin hem bugünkü tepe mahallesi hem de Nizip höyüğü görülür. Böylece Taşbaş dahil tüm havali kontrol edebilir.Bu nedenle söz konusu tepelerin, ilk yerleşmeleri oluşturan insanlarca o havalideki olayları izleme, ateş yakarak haberleşme ve tehlike anında işaretleşme gibi özel amaçlarla korunup geliştirildiği bilinmektedir. Nizipte halk arasınra yaygın bir efsane ye göre, Belkıs höyüğünün altında yatan enmiş her yüzyılda bir kalkar ve "Belkısın çüt demiri altın oldu mu ?" diye bağırırmış. "Olmadı!" diye bir ses duyar bu kez "Olacak olacak" der yeniden kalktığı yere yatarmış.

 Horum Höyük

Niziplilerin çardak köyü olarak bildiği ve bugün Birecik Barajının suları altında kalan Höyüklerden biri olan Horum höyükle 1996 da başlayarak Gaziantep Müze müdürlüğü başkanlığı İstanbul, Fransız Anadolu araştırmaları entüstütüsün de Cathrine Marro ve Aksel Tibet yönetiminde kurtarma kazıları sürdürüldü. Ne yazık kı Höyük de ve yakın çevresinde yapılan jeomorfolojik incelemeler Amik D-F evrelerine denk düşen bu yerleşmeye ait mimari kalıntıların büyük olasılıkla Fırat suları belirlemek sonraki kuşaklara bir takım mesajlar iletmek yada hazineleri saklamak amacıyla da kurulmuş höyükler vardır.

Zeugma
Zeugmanın Tarihçesi**
Köprü - Geçit anlamına gelen Zeugma, Fırat Nehri'nin ana geçit noktalarından birinde, kuzeyden güneye, doğudan batıya uzanan ticaret yolları üzerinde yer almaktadır. Hellenistik yerleşme yaklaşık İ.Ö. 300 yılları civarında SeleukosNicator tarafından karşılıklı iki kent olarak kurulmuştu. Bunlardan batıda yer alan kent, kralın adına "Seleukeia", doğudaki ise Seleukos'un Persli karısı Apama'nın adına "Apamae" olarak adlandırılmıştır. Benzersiz stratejik konumu sayesinde kent erken imparatorluk döneminde bir Roma Lejyon yerleşimine dönüşmüştür. Önemli bir Roma doğu sınır kenti olarak Zeugma, kentten ele geçen arkeolojik kalıntıların da yansıttığı gibi sık sık farklı kültürlerin karşılaşmasına ve kaynaşmasına sahne olmuştur.

Kentte yürütülen arkeolojik bilimsel araştırmalar 1970'li yıllara kadar gitse de bugün bilinen birçok kalıntı Birecik Barajı'nın inşası nedeniyle T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, PHI ve diğer birçok kuruluşun destekleri ile gerçekleştirilen kurtarma kazılarında ortaya çıkarılmıştır. Bu çalışmalar Birecik Barajı'nın Apamea'nın tamamı ve Seleukeia'nın da bir kısmının sular altında kalmasının anlaşılmasından sonra yoğunlaşmıştır. 2000 yılında son bulan kurtarma kazıları neticesinde su altında kalan Roma evlerine ait eşsiz mozaikler, freskler ve buluntular ortaya çıkarılarak Gaziantep Müzesi'ne taşınmıştır.


2005 yılında yeni bir ivme kazanan Zeugma Kurtarma Kazıları, bakanlar kurulu kararınca kazı statüsüne geçirilmiş ve Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü, Klasik Arkeoloji A.B.D. öğretim üyesi Prof.Dr. Kutalmış GÖRKAY başkanlığında yeni çalışma dönemi başlamıştır. Söz konusu yeni dönem kazıların açılışı Başbakanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından 23 Haziran 2005 tarihinde gerçekleştirilmişti. Çalışmalarımız kentin arkeoloji bilimi açısından araştırılmasına paralel olarak kültür mirasının korunması, değerlendirmesi ve turizme açılması çerçevesinde yürütülmektedir.

Kazılar ***

1987 de Belkıs Tepesi nin güneyinde,Gaziantep müzesi tarafından ilk kazı çalışmaları başlatılmıştır.Anakaya ya oyulmuş oda mezar ve önünde yapılan kazıda,kaçakçılardan arta kalan çok sayıda heykel bulunmuştur.1992 de Belkıs Ören Yeri bekçisinin haber vermesi üzerine antik kentin orta bölümündeki Ayvaz Tepesi nin kuzeydoğu yamaçlarında definecilerin açtığı bir tünel bulunmuş.İçerde ise;tabanın figürlü mozaiklerle kaplı olduğu görülmüştür.Böylece başlayan kazılarda bir Roma villası ve sanatsal yönden oldukça değerli taban mozaikleri ortaya çıkartılmıştır.1993 te Avustralya dan David Kennedy nin bir dönem katıldığı kazıda,bir villa terasındaki mozaik döşemede ortadaki panonun içinde yer aldığı anlaşılan biri kadın,diğeri erkek oturan iki figürün dizinden yukarısının kesilerek çalındığı anlaşılmıştır.Daha sonra A.B.D de Menil Collection bulunduğu anlaşılmıştır.Bu parçalar Türkiye ye getirilmiştir. 1995 yılında West Avustralya Üniversitesi nden gelen arkeoloji ekibinin katılımıyla çalışmalar ilk kez uluslar arası düzeye ulaşmıştır.1996-99 yıllarında Fransa nın Nantes Üniversitesi nden Dr.Caterina Abadi Reynal ile Gaziantep Müzesi birlikte çalışmalar yapmıştır.Bu katılımla Belkıs kenti tümüyle ele alınmıştır.2000 yıllarında Birecik baraj gölü altında kalacak Belkıs Mezarlık Üstü mevkiinde Gaziantep Müze Müdürlüğü nün kurtarma kazıları yoğunlaşmıştır.

Heykeller***

Belkıs/Zeugma'yı Anadolu'daki pek çok antik kent içinde ön plana çıkaran bir çok özellik bulunuyor. Bu özelliklerden birisi kendine has özellikler taşıyan heykeltraşlık ekolüdür. Belkıs/Zeugma'da ele geçirilen heykeller, kabartmalar ve mezar stellerinde kendini gösteren bu ekole ait pek çok örneği Türkiye'nin ve dünyanın çeşitli müzelerinde görmek mümkün.

Ares (Mars) Heykeli***

Zeugmada bulunan bir diğer önemli buluntu da Roma dönemine ait 1,50 m boyunda bronz bir Mars heykeli. Eski Yunan da savaş tanrısı olan Ares in Romalı karşılığı Mars heykelin ilk temizlik bakımını yapan arkeolog Fatma Bulgan a göre Mars Roma da çok önemli bir tanrı. Bereketi ve gücü simgeliyor. Bilindiği gibi Mars savaşçı bir tanrı ve bu kararteriyle kente çok uyuyor. Ayrıca, Fırat kıyısında bereketli topraklar üzerinde kurulmuş bir kent. Bu nedenle Mars ın Zeugma için çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Yaklaşık 1800 yıl toprağın altında kalan bronz heykelin üzerini sert bir kalker tabakası kaplamış. Bunun temizlenmesi oldukça güç. Çünkü, eserin özgün bronz yapısını bozmadan ve oksitlenmeyi harekete geçirmeden bu temizlenmeyi yapmak uzmanca, titiz bir çalışmayı gerektirir. Mars heykelinin üzerinde birde yanık izi var. Arkeologlar bunun M.S 252 de Parthlar ın, Zeugma yı ele geçirerek yakıp yıkmasından kalan izler olduğunu düşünüyorlar.

Bullalar ***

Bulla mühür baskı anlamına geliyor.Zeugma da ortaya çıkarılan bullalar bu alanda dünya rekorunu,Gaziantep e ve Türkiye ye kazandırmıştır.Bu mühür baskılar yüz bini buluyor. Pişmiş topraktan yapılan bullalar,üzerinde taşıdıkları,son derece zengin tasvirler ile Zeugma nın diğer antik kentlerle olan ilişkilerini,dönemin ekonomik,sosyal ve dini hayatı üzerine bilgiler edinmemizi sağlar.

Freskler***

Zeugma Freskleri,süzülmüş kireçli,ince kum katkılı ıslak ve kuru sıva üzerine üçgen,baklava dilimi gibi bezekler tavus kuşu,kelaynak kuşu,mitolojik figürler ile çiçek desenlidir.2000 yılı Zeugma A bölgesi kurtarma kazılarında mozaik,heykel ve binlerce buluntuyla,Poseidon ve Euphrates vilalarının duvarlarında yaklaşık 120 metrekare ebatında fresk(duvar resmi) de bulunmuştur.Burda bulunan freskler,genel olarak kuru sıva üzerine yapılmasına karşın az sayıda,yaş sıva üzerine de yapılmış örnekleri de vardır. Dönemin inancını yansıtan konuların dışında hayvan figürleri de işlenmiştir.Bu Figürler geometrik ve bitkisel figürlerle süslenmiştir.Üst üste yapılan fresklerde görülen figür ve motifler şunlardır:
I.kat fresklerde;üçgen,baklava dilimi,daire ve benzeri geometrik motifler.
II.kat fresklerde;mitolojik insan,hayvan figürleri,bitkisel bezemeler,içki kabı,mimari motifler.
III.kat fresklerde;bitkisel motifler ve yazı görülmektedir.
IV.kat fresklerde;tek katlı krem rengi boya.

İkiz Roma Villası***

M.S.256 da Sasani saldırılarıyla yıkılarak 3 mt.kalınlığında yangın molozunun altında kalması,definecilerin yağma ve tahribinden korumuştur.1999 yılında Zeugma müzesinde Arkeolog Mehmet Önal ın sorumluluğunda yapılan kurtarma çalışmalarında ortaya çıkmıştır.Kazısı yapılan ikiz villalarda toplam 17 tavan mozaiği ortaya çıkarılmıştır. Bunlardan dördü geometrik,diğerleri mitolojik konuludur.Villaların oda duvarları çok renkli fresklerle süslenmiştir.Temmuz 2000 de bu villalar su altında kalmıştır.

Ayvaztepesi Roma Villası***

Ayvaztepesi nin kuzeydoğu yamaçlarında 1992 yılında bulunmuştur.M.S.I.yy. da yapılmış 8 sütunlu bir atriumu çevreleyen galeriler ve galeriler gerisindeki odalardan oluşmaktadır. Galerilerden güneydeki daha geniş tutulmuştur.Villadaki kaya odasının tabanı geometrik,galerinin tabanı ise;insan figürlü mozaiklerle kaplıdır.Figürlü kompozisyonda, Dionysos ile Ariadne nin düğünü anlatılmaktadır.

Rumkale***

Gaziantep merkezinin 62 km. kuzeydoğusunda, merzimen çayının Fırat Nehri'ne döküldüğü yerde dik kayalar üzerindedir. Rumkale'nin adı önceleri Hromgla iken bozularak Rum kale denilmiştir. Fırat ve Merzimen'in kıyılarından itibaren dimdik yükselen yamaçlarda, bir diş sur ve kompleks odalardan oluşan kapı girişi ile içeri girilmektedir. Ayaktaki mimari kalıntılar Geç Roma ve Ortaçağ karekteri taşımaktadır. Bunların en ilginci, geniş ve silindirik ve havalandırma kuyusu ile bu kuyunun kenarından helozonik bil yolla aşağı giden ve Firat seviyesinin altına kadar inen kuyudur. Hz. İsa'nın havarilerinden Yohannes'in burada bir süreac inzivaya çekilerek, Yohannes (yohenna) İncil'inin müsvettelerini kopya ve sakladığı yerdir

Daha sonra bulunan kopyaların Beyrut'a götürüldüğü söylenmektedir. 11. yüzyılda Urfa Haclı Kontluğu döneminde Hromgla'nın önemli bir merkez olduğu bilinmektir. Kale-kent, 12. yüzyıl sonlarında Memlukların eline geçmiş ve önceleri Kal-at ar Rum, daha sonra ise, kal- at El Müslimin adını almıştır. Mercidadık Savaşı'ndan sonra, Osmanlıların eline geçen Rumkale, Halep eyaletinin Birecik sancağına bağlı bir kaza haline getirilmeştir. Rumkale'de halen ortaçağ ve Türk-islam dönemine ait bazı yapılar ile harap vaziyette bir de mescit bulunmaktadır. 18. Yüzyılda, Rumkale'yi ziyaret eden Richart Pococke, tepe üzerinde birkaç görkemli bina ile Gotit tarzda küçük ama çok güzel bir kilisenin olduğundan söz etmektedir Samsat ile Rumkale arasındaki Fırat vadisinde çok sayıda kayadan oyulmuş mekanlar bulunmaktadır. Bunların birçoğunun araları geçitlerde birleştirilerek, özellikle Haçlı seferleri sırasında, Fırat boylarını koruma amacıyla, savunma mekânları haline getirilmiştir. Hıristiyanlarca aziz olarak olarak tanınan son patrik Aziz Nernes'in adına yapılmış bir kilise ve mezarına bulunmaktadır. Birecik Barajında su tutulma işlemlerinin tamamlanmasıyla birlikte Rumkale tamamıyla bir yarımada haline gelmiştir

Fevkani Kilisesi***

Bugün Fevkani mahallesinde bulunan 542. ada 3. parsel vakıflar Genel Müdürlüğü adına kültür varlığı diye tescil edilmiş olan 476 m. alana sahip binanın yapılış tarihi tam bilinmiyorsa da M.Ö. 350-450 yıllarında yapıldığı rivayet edilmektedir. Kilisenin 1800 yıllarda cami olduğu bilinmektedir. Şu anda kullanılmamaktadır.



Kaynak : http://www.nizip.bel.tr/sayfalar.php?sayfaadi=Turizm
Kaynak**: http://www.nizip.gov.tr/altgruplar_detay.asp?dersKategoriNo=5&dersGrupNo=30&dersGrupAdi=Zeugman%FDn%20Tarih%E7esi
Kaynak***: http://www.nizip.gov.tr/altgruplar_detay.asp?dersKategoriNo=2&dersGrupNo=10&dersGrupAdi=Turizm
Daha daha fazla bilgi için: http://www.nizip.bel.tr/sayfalar.php?sayfaadi=K%FClt%FCr%FCm%FCz
Puanlama:

0 yorum:

Yorum Gönder

Kayıtsız kullanıcılar anonim seçeneği ile yorum yapabilirler.Unutmayın yorumlarınız yönetici onayından geçecektir.