Erzurum Uzundere Tarihi ve Turistik Yerleri ~ Tarihi ve Turistik Yerler

Erzurum Uzundere Tarihi ve Turistik Yerleri

Tortum Gölü gideğinin, gölün kuzey ucu ile Tev Vadisi arasındaki heyelan kütlesini aşarken yaptığı şelale . Gideğenin suları burada yatağa yakın dirençli kireçtaşi katmanları üzerinden geçer. 22 metrelik genişlikten 48 metre yükseklikten düşen sular ;üstte gökkuşağı,altta koca bir Dev Kazanı meydana getirmiştir.Şelalenin aktığı yerde çok güzel piknik alanları bulunmaktadır.

Şelalenin aktığı yerden dipteki Dev kazanı'na demir korkuluklu,çok uzun taş merdivenlerle inip Tortum Çayını ahşap köprüden geçerek Tortum Hidroelektrik Santrali sahasına aynı merdivenlerin karşı tarafındaki ile çıkılmaktadır.Bu merdivenleri şelale tarafından inip, elektrik santrali tarafından çıkanlarda nefes darlığı, kalp rahatsızlığı olmazmış.
     Dev Kazanı diye nitelendirilen yerde şelalenin aktığı zamanlarda şelale sularının oluşturduğu yağmur insanları yazın sıcaklığında serinletmektedir.
Afrika'daki Zambezi Nehri üzerindeki Vietorio Şelalesi 120 metre yükseklik ile dünyanın en yüksek şelalesi, A.B.D'nde Erie Gölü ile Ontario Gölü arasındaki Niagara Şelalesi 51 metre yükseklik ile ikinci, 48 metre yükseklik ile dünyanın üçüncü yüksek şelalesi Uzundere ilçesindeki Tortum Şelalesidir.Şelalemiz oluşumu açısından ise dünyanın ikinci önemli şelalesidir.
    Tortum Şelalesine 1952-1960 yılları arasında Hidroelektrik Santrali yapılmış ve ülkemizin elektrik ihtiyacına katkıda bulunmaya başlamıştır.


     Uzundere ilçe merkezi Uzundere Deresi dere yatağı yanında Yayla Mahallesi orman yolunda bulunan Sudökülen Şelalesi ise 15 metre yükseklikte olup
serinletici suyu akmaktadır.Yaz aylarında bazen tarım alanları sulanmasından dolayı suları
biraz azalmaktadır.


 Tortum Şelalesi İlçe merkezine 20 km mesafedeki Şelale,  22 metre genişliğinde ve 50 metre yüksekliğindedir. İlkbaharda çoğalan ve 400 m³/sn. debi civarında akan sular aşağıda bir dev kazanı meydana getirmiştir. Dev kazanına bir çığ gibi akan sular,  güneşli havalarda gökkuşağı meydana getirmekte ve çevreye doyumsuz bir manzara hakim olmaktadır.


  Afrika'daki Zambezi Nehri üzerindeki Vietorio Şelalesi 120 metre yükseklik ile dünyanın en yüksek şelalesi, A.B.D'nde Erie Gölü ile Ontario Gölü arasındaki Niagara Şelalesi 51 metre yükseklik ile ikinci, 48 metre yükseklik ile dünyanın üçüncü yüksek şelalesi Uzundere ilçesindeki Tortum Şelalesidir.Şelalemiz oluşumu açısından ise dünyanın ikinci önemli şelalesidir.

 Tortum Şelalesine 1952-1960 yılları arasında Hidroelektrik Santrali yapılmış ve ülkemizin elektrik ihtiyacına katkıda bulunmaya başlamıştır.

Peri Bacaları Tortum Gölü, 1700'lü yılların ortalarında bugünkü Balıklı Köyü batısında bulunan bir dağın heyelan sonucu Tortum çayının önünü kapatmasıyla oluşmuş bir göldür. Tortum Şelalesi,Tortum Gölü'nün Tev Vadisi ile gölün kuzey ucu arasındaki heyelan kütlesini arşarak dökülmesiyle oluşmaktadır. Tortum Gölü'nün döküldüğü akar yatağa yakın dirençli kireçtaşi katmanları üzerinden geçmekte ve 22 metrelik genişlikten, 48 metre yükseklikten düşmektedir. Düşen sular, üstte gökkuşağı, altta koca bir dev kazanı meydana getirmektedir. Ayrıca bu göl bir doğal anıtttır.

Öşvank Kilisesi
Uzundere ilçesi Çamlıyamaç köyündeki kiliseye dünya hıristiyan Gürcülerince çok büyük önem atfedilmektedir. Her yıl yerli turistlerin yanı sıra dünyanın çeşitli ülkelerinden teologlar ve turisler bu kiliseyi ziyarete gelmektedirler.

Gürcü Bağrat Devleti döneminde önemli dini eserlerden olan Öşvank Kilisesi (Uzundere ilçesi Çamlıyamaç köyünde ), Haho kilisesi(Tortum ilçesi Bağbaşı beldesinde )İşhan kilisesi (Artvin ili Yusufeli ilçesi Dağyolu köyünde) bulunmakta olup bu kiliseler hakkında halk arasında ata sözü haline gelmiş şu söz vardır. "İşhanın nakışı, Vank'ın bakışı, Haho'nun oturağı"
Öşvank Kilisesi 958-966 yıllar arasında Gürcü Kralı Adarnesi III'ün oğulları Bagrat ve Davit tarafından yaptırılmıştır.
Dış görünümü ile haç planlı ve sağlam görünümlü bir kilisedir. Dıştan bakıldığı zaman transept görünümlü olmasına ragmen içte apsislerin oluşturduğu üç dilimli kısım ve devamı olan uzun bir kol ile haç planlı bir yapıdır. Dış ve içteki düzgün kesme taş örgü ve yine iç ve dıştaki taş süslemeciliği ile çok güzel bir görünüme sahiptir.
Yapıda asisin üstü yıkılmıştır. Ön cephedeki portal yanındaki ilave kısma ait sütunlardan birisi yoktur. Yerine ağaç kütüğü konulmuştur. Bina içindeki duvarlardan ve kemerlerden taşlar sökülmüştür. Bazı figürler kaçırılmak üzere iken kolluk kuvvetlerince ele geçirilmiştir. Haçın uzun kolunun üstü tamamen açıktır. Kilisenin müştemilatı olan hamam, yatakhane gibi birimleri iyice harap durumdadır. Yapının müştemilatı ile birlikte Kilisenin çatısı xı.yüzyıl başlarında Bizanslılar tarafından onarılmıştır.Haç planlı bir kilisedir.Haçın kısa ucu bir apsis ve iki yan neften ibaretir.Bu kısım dört büyük konsol ve sütunlarla taşınmaktadır.Bu sütunların kaideleri bitkisel arabesk,giroş ve çam kozalağı motifleriyle süslenmiştir.
    Ayrıca üstü kubbe ile örtülüdür.Kubbe üzerinde de kemerli 12 pencere vardır.Kubbenin oturduğu kalesal sütunlardan haçın uzun kolu (kuzey)tarafındaki ikisi diğer ikisinden çok daha fazla işlemelidir ve büyüklüğüde farklıdır.
                               Apsisin karşı duvarında ortada bir büyük ve yanlarda birer küçük kemerli pencere vardır.Bu pencerelerin iç yan yüzlerinde ve pencerelerin üzerinde havarilerin renkli freskleri vardır.Fakat çok tahrip olmuştur.
    Yan neflerden batı yönündekinde de ortada büyük yanlarda birer küçük ve ortadakinde üstünde bir tane olmak üzere at nalı kemerli pencereler vardır.Doğudaki neftede aynı kemerli penceresi vardır.Her iki neftede fresk izlerine rastlanmaktadır.
Dört kolosal sütunun yanlarında at nalı kemerli nişte geçilen küçük hücreler vardır..Bu kısımlar kilise kutsal emanetlerinin konulduğu yerlerdir.Bu küçük hücrelerden haçın uzun kolunun doğu yanının ikinci katına çıkılır.Buradanda bir merdivenle kubbeye varılır.Bugün bu merdivenlerin kubbeye bağlanan üst kısmı yıkılmıştır.
Haçın uzun kolunun yüzlerinde ise iki küçük içleri düzgün kesme taşlarla örülü dört adet küçük sütuncelerden oluşan at nalı kemerli köşelı nişler vardır.Bu nişlerin ikinci kata tekabül eden üst kısmınında at nalı kemerli birer pencere vardır.
Haçın uzun kolunun kuzey ucunda yan yüzeylerindeki küçük kapalı nişe kadar devam eden ikinci katın izleri vardır.Aynı bölmenin doğu yüzeyinde üst kata tekabül eden kısımda dört adet atnalı kemerli pencere vardır.
    Apsisin çatısını yer yer yıkılmış olup orta mekani ile sağ ve sol neflerin üzeri kapalıdır.Haçın uzun kolunun çatısıda tamamen yıkılmıştır.
Kilisesinin batısındaki yan nef önünde kare planlı portal vardır. Bu kısmın önde iki sütunla sağlanan kemerli girişi vardır. Sütunlardan birinin başlığı çam kozalağı, diğeri ise küçük palmiye yaprakları şeklinde işlenmiştir. Girişin yanları açıktır. Kemerli bu girişin üstü sivri üçgen çatılıdır. Kemerle üçgen çatı arası düzgün kesme taşlarla örülmüştür. Ve bu sütunların yanlarında birer küçük sütunce vardır. Sütüncelerin alt kısmında kabartma olarak bitkisel arabeks motifi işlenmiştir.
Kare planlı ön bölmeden yan nefe geçiş düzgün dikdörtgen bir kapı ile sağlanır. Kapı kemerli niş içindedir. Kemer şeridi ile kapı arasında kalan kısımda kilisenin kitabesi vardır.
Portalin her iki yanında kemerli, iç kısma doğru üçgen şeklinde daralarak son bulan istiridye nişler nef çatısına doğru uzanır. Nişlerin içerisinde portale bakan yanlarda üst yanda, diğer yüzlerinde ise alt yarıda pencereler vardır. Kemerli olan bu pencerelerin üzerinde alt yarıda olanda kabartma giyoş motifi, üst yarıda olanda ise taş içi koyu kırmızı ile boyanarak motifler yapılmıştır. İstiridyeler ise kırmızı, mavi ve krem renklidir.
                                           Portalin her iki yanındaki bu nişlerden portal üstüne denk gelen kısımda nef çatısına kadar uzanan bir diğer kapalı kemerli niş vardır. Bu nişin tam arka kısımda yükseltili olarak yapılmış bitkisel arabeks motifli atnalı kemerli biçimli süsleme vardır. Bu süslemenin altında çerçevesi bitkisel arabesk motifli kemerli pencere vardır. Pencere üzerindeki boş kısımda ise üstte iki, altta bir figür yüksek kabartma olarak işlenmiştir. Üstteki figürler uzun kıvrımlı elbise giymişlerdir ve kanatlıdırlar. Her iki elleride önde gögüsleri üzerindedir ve ellerinin birinde asa tutmaktadırlar. Baş kısımları, yüzleri kopartılmıştır. Altta ise kanatlarını açmış kartal küçük bir havyanı (keçi)yakalamıştır.
Portal yanlarında yer alan istiridyeli nişlerin her iki yanındaki kapalı kemerli nişlerden sağ taraftakinde üstte ortada küçük bir pencere vardır.Bu pencere üstünde kabartma olarak yapılmış ortadaki hayat ağacına yönelik, saldıran iki ve bir tanede diğer yöne gider geyik yada keçi figürü vardır. Pencerenin altında ise iki hayvanın mücadelesi işlenmiştir. Sol yandaki kapalı nişde ise sadece küçük pencere vardır.
    Kilisenin arkasında kilise ile ilgiyi ek yapılar vardır(vaftızhane, rahip evleri, mütfak vs.olabilir).
Bilhassa içinde olmak üzere kilisenin duvarlarındaki taşlar yer yer tahrip olmasına rağmen günümüze kadar sağlam olarak gelen bu kilisenin
Gürcü Kralı Adamesi III.Oğulların Bağrat ve Davit tarafından yaptırdığı(958-966 tarihinde)bilinmektedir.

Yapının XI.yüzyıl başlarında Bizanslarca kullanıldığı ve onartıldığı bilinmektedir.  

Yedi Göller

Yıkıkbağları da denilen bölge, Tortum Gölü'nün hemen altında Ulubağ köyünün bir mahallesidir.

Yıkıklar'ın (Yedi Göller) denizden yüksekliği 800 m dir.

Tortum Gölü havzasından sızan suların oluşturduğu irili ufaklı ve zümrüt gibi yeşillikler arasında sıralanan göllerden oluşmaktadır.

 Ağaçların yeşili, göllerin maviliği ile kucaklaşan Yıkıkbağları, yukardan bakıldığında tüm güzelliğini sergilemektedirler. Yaz mevsiminde burası çevre halkının ve turistlerin eğlence ve mesire yeridir.

 Göl üzerinde çok büyük alabalık çiftliği vardır. Ayrıca karşısında harikulade piknik alanları ve dinlenme tesisleri bulunmaktadır.

 Hertürlü meyve-sebze yetiştirilmekte olup, göllerden elde edilen alabalıkların lezzetinin ünü ilçemizin sınırlarını aşmıştır. Buraya ülkemizin dörtbir tarafından turistler gelmektedir. Son yıllarda geliştirilen projelerle birlikte yerli turistler kadar, yerli turistler de bölgeyi görmeye gelmektedirler.

 Erzurum ilinin en ünlü mesire yeridir.

Kaynak: http://www.uzundere.gov.tr/?m=TarihiTuristik&id=0 (daha fazla çeşit bilgiler sitede mecttur ziyaret ediniz)
Puanlama:

0 yorum:

Yorum Gönder

Kayıtsız kullanıcılar anonim seçeneği ile yorum yapabilirler.Unutmayın yorumlarınız yönetici onayından geçecektir.