Elazığ Palu Tarihi ve Turistik Yerleri ~ Tarihi ve Turistik Yerler

Elazığ Palu Tarihi ve Turistik Yerleri

Palu Kalesi

Evliya Çelebi’nin ifadesiyle ‘’Göğe baş uzatmış bir kale ‘’ olan Palu kalesi, birçok medeniyetin izlerini taşımaktadır. İlçemizin 1 km doğusunda yer almaktadır. Güney ve güneydoğu kısımları Murat Nehri ile kuşatılmış, kuzey ve batıda da sarp olduğu için doğal savunmaya elverişli ve ele geçirilmesi zor olan bir kale konumundadır. Hatta Evliya Çelebi, Timur’un bu kaleyi gördüğünü zapt etmeyi bile denemeden geçip gittiğini yazmaktadır.

Palu Kalesi’nde Urartu dönemine ait birçok eser günümüze kadar ulaşmıştır. Kitabe, kaya mezarları, kaya tünelleri, tapınaklar, su sarnıçları, tapınma nişleri, kaya merdivenleri ve kaya ambarları gibi yeryüzünde örneğine az rastlanan birçok yapı mevcuttur.

Bazı kaynaklar Artuklu Hükümdarı Belek Gazi’nin Selçuklu Hatunu Ayşe Hatun ile Palu Kalesinde evlendiğini ve düğününü bu kalede yaptığını belirtmektedir.


Cemşit Bey Külliyesi

Murat Nehrini bütün açıklığı ile gören bir yükselti üzerinde 16.yy.da inşa edilmiştir. Külliye dört kısımdan oluşmaktadır. Bunlar camii, türbe, medrese ve haziredir. 1998 yılında onarım görmesine rağmen daha sonraki yıllarda meydana gelen deprem ve heyelanlar sebebi ile yeniden onarım yapılması gerekmektedir.

Giriş kapısı bir tane olan caminin şu andaki kubbeleri orijinal olmayıp çöktükten sonra yeniden yapılmıştır.

Cemşit Bey Türbesi yörenin hem tarihi hem de mimari bakımında en dikkate değer türbesidir. İstanbul ve yerli mimarların ve sanatkârların son derece itinalı bir çalışmasıyla meydana getirilmiştir. Mezar taşındaki çift servi, geometrik desenler ve geçmeler yörede rastlanan ve klasik anlayışla işlenen motiflerin tek örneğidir.


Küçük Camii (Cami-i Sağir)

Eski Palu Çarşıbaşı Mahallesi’nde bulunan caminin kitabesi mevcut olmayıp Ulu Cami’den önce yapıldığı sanılmaktadır. Kare planlı olan camiinin tavanı tamamen çökmüş durumdadır. Duvarı da tahrip olmuş vaziyettedir. Minarenin şerefe kısmında itibaren üst tarafı tamamen yıkılmıştır. Caminin geri kalan kısmında ve minaresinde büyük çatlaklar mevcut olup her an yıkılma tehlikesi içindedir.


Ulu Camii (Cami-i Kebir)

Eski Palu’nun Çarşıbaşı mahallesinde olup kitabesinde 1274 h. (1852m.) yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Rivayete göre Küçük Camii yapan ustanın kalfası tarafından yapılmıştır.

Dikdörtgen planlı olup, üst kısmı kubbesiz ve düz dam şeklindedir. Caminin damı tamamen çökmüş durumdadır.  Doğu ve kuzey kısımlarından olmak üzere iki giriş yeri vardır.

Minare kaidesi kare planlı olup, yuvarlak gövdeye geçişi kemerler sağlamaktadır. Şerefeden yukarı kısmı yıkılmış durumdadır.

Esas giriş doğuda ikinci giriş ise güneydedir yuvarlak yapı kemeri yapıda siyah-beyaz kesme taş kullanılmıştır. Yapı moloz taşla inşa edilmiştir. Doğu girişinde avluda şadırvan bulunmaktadır.

Dükkanönü (Merkez) Cami

Zeve’nin Dükkanönü Mahallesinde bulunmaktadır. Halk arasında ‘‘Dükkanönü veya Merkez Camii’’ denilmektedir. Dikdörtgen planlı ve üzeri düz damla örtülü olup tavanı tamamen çökmüştür. Harim kısmı bir sıra sütun bir sıra paye ile üç nefe ayrılmıştır. Mihrap taş işçiliği yönünden ilginçtir. Minarenin yalnız altıgen kaide kısmı mevcuttur. Gövdeye geçiş dilimi kemerlerle sağlanmaktadır. Caminin penceresinin üst küçük kısmı sivri kemerle birleşir.


Hamam

Eski Palu’nun Çarşıbaşı Mahallesindeki hamam, Küçük Camii ile Ulu Camii arasında olup, kapı üzerindeki kitabesine göre hicri 1070 (miladi 1619) yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Yapı şekli olarak klasik Osmanlı hamamlarına benzemektedir.

Üzeri tonozla örtülü, bir dehlizle soyunma yerine girilir. Ilıklık kısmı kare planlı ve üzeri kubbe ile örtülüdür. Kubbe üzerinde aydınlık feneri mevcuttur. Tekrar üzeri tonozla örtülü bir dehlizden geçilerek dört eyvanlı ve köşelerde halvet kısımları bulunan sıcaklık kısmına geçilir. Kapının iki yanında yonca yaprağı şeklinde kemerli pencereler yer alır.



Kilise

Eski Palu'da Çarşıbaşı mahallesinde bulunan kilisenin Bizans döneminden kaldığı sanılmaktadır. Naos kısmı ayakta kalmış olan kilise kare planlı ve üzeri kubbe ile örtülüdür. Ancak kasnağı sağlam olup kubbesi yıkılmıştır. İç kısmında bulunan freskler önemli ölçüde tahrip olmakla birlikte bazı figürler mevcuttur.



Palu Köprüsü  

Murat Nehri üzerinde bulunan eski Palu Köprüsü’nün kitabesi mevcut olmayıp rivayete göre Roma Dönemi’nde yapılmıştır. Ancak kuruluşu ve kemer şekilleri bakımından Selçuklu tipi inşa edilen köprülere benzemekle birlikte, Artuklular döneminde yapıldığı da söylenmektedir. Ancak köprünün Romalılar Döneminde yapıldığı, Bizans ve Artuklu Dönemi’nde de onarıldığı daha gerçekçidir.

156.50 m. uzunluğunda ve 3,5 m. Genişliğinde olan köprü 2010 yılında Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından aslına uygun olarak restore ettirilmiştir.

Zamanında güney-kuzey bağlantısını sağlayan tek ulaşım ve geçiş yeriydi. Tarihi kaynaklarda İstanbul ‘u Bağdat’a bağlayan köprü olarak geçmiştir. Palu’nun gelişmesi ve ticari bir merkez oluşunda da bu köprünün büyük bir önemi vardır.


Alacalı Mescid

Üzerinde kitabesi bulunmamaktadır. Selçuklu mimari özelliği taşıyan bu mescit siyah-beyaz kesme taşlarla yapıldığı için “Alacalı” ismini almıştır. Kare planlı bir harim doğrultusunda son cemaat yerinden oluşan caminin üstü sivri külahlıdır. Mescidin kuzey ve doğusu toprak altında kalmıştır. Duvarları iki renkli taşlarla düzgün sıralı olarak örülmüştür. İçte sıralı moloz taş örgülü duvarlar üzerine tuğla kubbe oluşturulmuştur.


Kındik Mescidi

Aşağı Mahallede Murat Nehri kenarında Kındik denilen kayalık üzerinde yapılmıştır. Yapılış tarihi bilinmemektedir. Mescidin ilk girişi taştan örülmüş sütunlu ve kemerlidir. Ancak yakın zamanda yıkılmıştır. Mescidin ikinci girişi ise doğu batı istikametinde dikdörtgen şeklinde olup iki ayrı bölümden oluşmaktadır. Tavanın tümü ile duvarların büyük bir kısmı yıkılmıştır.

Murat Nehri

Murat Nehri kıvrım kıvrım akışıyla ilçemize ayrı bir güzellik katmaktadır. Yazın serinlemek için yüzülen, kumsallarında güneşlenilebilen mekanlar sunmaktadır. Baraj yapımlarından sonra nehir suyu daha temiz ve berrak akacağından su sporlarına olan ilginin daha da artacağı düşünülmektedir.

Akdağ Yaylaları

İlçemizin güney kesimlerinden sıradağlar halinde uzanan Akdağlar arasında eşsiz güzelliklere sahip, soğuk suları, mis gibi temiz havası, meşe ormanlarıyla çevrili yaylalar bulunmaktadır. Son zamanlarda bazı köylerimizin yaylalarında festivaller dahi düzenlenmektedir.


Keban Baraj Gölü

İlçemizin batı kısımlarında Keban Baraj Gölü bulunmaktadır. Baltaşı Beldesi ile Keklikdere, Karasalkım, Örencik, Gömeçbağlar Köyleri yakınında bulunan gölde hem balıkçılık yapılmakta hem de motorlu kayıklarla göl turları düzenlenmektedir.

Kaynak: http://www.palu.gov.tr/?sayfa=icerikler&islem=oku&no=31 (daha fazla bilgi için siteye gidin)

Puanlama:

0 yorum:

Yorum Gönder

Kayıtsız kullanıcılar anonim seçeneği ile yorum yapabilirler.Unutmayın yorumlarınız yönetici onayından geçecektir.