Diyarbakır Çermik Tarihi ve Turistik Yerleri ~ Tarihi ve Turistik Yerler

Diyarbakır Çermik Tarihi ve Turistik Yerleri

ÇERMİK MELİKE BELKIS KAPLICALARI

İlçe merkezinin Hamambaşı mevkiinde bulunan Melike Belkıs Kaplıcaları, tedavi özellikleri ve niteliği bakımından dünyanın en iyi kaplıcalarından biri olup tarihin çok eski dönemlerinden beri insanlığa şifa dağıtmaya devam etmektedir. "Büyük Paşa” ve “Küçük Paşa” denilen tarihi hamamların yanında iki adet localı ve bir adet “Özel Aile Kabinleri” olmak üzere beş ayrı bölümde hizmet verilmektedir. Çermik Melike Belkıs Kaplıcaları dört mevsim hizmete açıktır. Tedavi amaçlı kullanımı genellikle haziran-eylül ayları arasında yoğunluk kazanmaktadır. Kaplıcaların su sıcaklığı  48 oC olup tavsiye edilen kullanım süresi 21 kürdür.

KAPLICA SUYUNUN ÖZELLİKLERİ

Kaplıca suyu en son 05/04/2005 yılında 1192 protokol numarasıyla “Sağlık Bakanlığı  Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı Çevre Sağlığı Araştırma Müdürlüğü” tarafından analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre kaplıca suyunun kimyasal ve bakteriyolojik yönden insan sağlığına elverişli olduğu görülmüştür.


KAPLICA SUYUNUN ŞİFALI GELDİĞİ HASTALIKLAR

Kaplıca suyunun niteliğine göre tıbbi açıdan değerlendirilmesi yapılmış ve Sağlık Bakanlığının 06.06.2005 tarihinde yapılan Tıbbi Değerlendirme Kurulu toplantısında aşağıdaki hastalıkların tedavisinde kullanılabilir olduğu anlaşılmıştır:
1- İltihabi Romatizmalar
2- Kronik Bel Ağrıları
3- Kireçlenmeler
4- Eklem Hastalıkları
5- Kas Ağrıları ve Kas Romatizmaları
6- Yaralanma ve Cilt Hastalıkları
7- Yumuşak Doku Hastalıkları
8- Sinir Sistemiyle İlgili Hastalıklar
9- Genel Stres Bozuklukları
10- Spor Yaralanmaları ve Tedavisi
11- Kadın Hastalıkları
12- Kemik Erimesi
13- İdrar Yolları ve Safra Kesesi Rahatsızlıkları
14- Ortopedik Operasyonların, Beyin ve Sinir Cerrahisi sonrası gibi uzun süreli hareketsiz kalma durumlarında etkilidir. Melike Belkıs Kaplıcaları çevresinde birçok otel ve pansiyon bulunmaktadır. Yatak kapasitesi 1200‘ün üzerinde olan bu otel ve pansiyonlarda her bütçeye uygun barınma olanağı mevcuttur. Çevre il ve ilçelere yakınlığı nedeniyle kaplıcalara günübirlik ziyaret yapılabilmektedir.
Illnesses Treated By Thermal Spring Water


KONAKLAMA VE ULAŞIM

Çermik kaplıcalarına ulaşım konusunda herhangi bir sıkıntı yaşanmamaktadır. Günün her saatinde Diyarbakır, Ergani ve Siverek’e otobüs ve minibüs seferleri düzenli olarak yapılmaktadır.

Haburman Köprüsü: İlçenin batı çıkışında Sinek Çayı üzerindedir. İsmini bu köprünün batısında yer alan Haburman Köyünden almaktadır. Yontma iri beyaz taştan yapılan ve biri ana göz olmak üzere toplam üç gözden oluşan köprünün uzunluğu 108 m, genişliği 5,5 m, en yüksek yeri ise 12,5 m’dir. Bu yükseklik kenarlara doğru gidildikçe azalmaktadır. Köprünün duvarlarında üç kitabe bulunmaktadır. Bunlardan ikisi yapılışına, diğeri ise tamirine aittir. Bu kitabeden şunlar okunabilmektedir:
“Bismillahirrahmanirrahim. (Haz)a ma tetavva’at bi’amelihi Zübeyde Hatun İbneti El-Emir Ül Ecel, Necmettin Albi ibn Timurtaş hamahal-lah. Fi seneti Hamse ve Seb’ine ve Hamse-mi’e 575 (1179)
Türkçesi: Besmele. Bunun yapımını değerli Emir Necmeddin Albi’nin kızı Zübeyde Hatun’un yardımları ile Tanrı onu korusun.595 yılında inşa etti.
Bu kitabeden Haburman Köprüsünün Artuk oğlu Necmeddin Albi’nin  (1152-1176) ölümünden üç yıl sonra, kızı Zübeyde Hatun tarafından, kardeşi II. İlgazi (1176-1184) döneminde ve H.575 (1179) tarihinde yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Köprünün büyüklüğü ve gerektirdiği harcama göz önünde bulundurulursa köprünün yapıldığı devirde bu yolun çok işlek ve önemli yol olduğu görülmektedir. Bu yolun batı yönünde iki önemli merkez vardır. Diyarbakır Halep yolunun, Karacadağ üzerinden güneybatı yönünde uzandığı bilinmektedir. Bu durumda köprü üzerinden yolun ulaşabileceği tek önemli merkez Malatya olmaktadır.
Köprünün doğu tarafında ve güney yüzündeki ikinci kitabe tahrip olduğundan okunamamaktadır. Yer yer okunabilen birkaç kelimeden, köprünün 1241(1825-26) tarihlerinde onarıldığı anlaşılmaktadır.

Sinek Köprüsü:  Çermik-Çüngüş karayolunun 6. km.sinde, ana yolun 400 m. güneyinde Sinek Çayı üzerinde yer almaktadır. Sivri kemerli ve tek gözlü olan köprü, yonu taşlardan yapılmıştır. Köprünün memba yönünden bakılınca sol tarafında yaklaşık bir metre yükseklikte basık kemerli bir hafifletme gözü bulunmaktadır. Köprü 1975 yılında onarım görmüş ve günümüzde halen aktif olarak kullanılmaktadır.


Nişnik Köprüsü: İlçemiz Çukur Mahallesi eski Siverek yolunda Hamambaşı Çayı  üzerinde bulunmaktadır. Bu tarihi köprü, ana kaya üzerine kurulan kesme taştan sivri kemer ile araları moloz taştan oluşmakta olup, iki gözlüdür. Köprünün bir gözü taş ve kayalarla kapanmış durumdadır. Yaklaşık 7 m. uzunluğunda ve 1,20 cm. genişliğinde olan Nişnik Köprüsünün yanına yüksekliği daha fazla olan betonarme bir köprü yapılmıştır.


Ulu Cami: İlçenin batısındaki Kale Mahallesi’nde bulunmaktadır. Yapı ayrı zamanlarda inşa edilmiş bitişik iki camiden oluşmaktadır. Batı kesimi ilk yapıdan kalmış, doğudaki tek kubbeli kısım ise sonradan ilave edilmiştir.
Ulu Caminin orta bölümünde iki adet kitabe bulunmaktadır. Yapılış kitabesinde şu bilgiler yer almaktadır:
‘‘Cüddede İmaret’ül - Mescid El Halid bi Ebubekr Ali bin El-hac Ömer bin Mahmut. Fi seneti Erbaa…”
Türkçesi: Bunun yapılmasının, efendi, malik, adil, nimetlerin sahibi Fahreddin Kara Arslan Bin Davut, Bin Sökmen, Bin Artuk - Tanrının rahmeti onun üzerine olsun- Müslüman cemaatinin koruyucusu, din uğruna savaşan İlaldı Bin….-Tanrı….devamlı kılsın - emretti.
Yukarıdaki kitabede adı geçen Fahreddin Kara Arslan Bin Davut, Bin Sökmen, Bin Artuk seceresinde de anlaşıldığı gibi Artuklu Hanedanının Hısn Keyfa koluna mensup olup, bu kolun 4. Sultanıdır. 539/1144-45 yılında tahta geçmiş ve 22 Ramazan 562/12 Temmuz 1167 de vefat ederek Hısn Keyfa’da defnedilmiştir.
Onarım kitabesinin Türkçesi: Bu mescidi Hacı Halid Bin Ebubekir Ali Bin Hacı Ömer Bin Mahmut 640/1242-43 yılında onarmıştır.
Bu kitabelerden anlaşılacağı üzere Ulu Cami 539/1144-45 tarihinde Hısn Keyfa (Hasan Keyf) Artuklularından Fahreddin Kara Arslan zamanında, İnaloğullarından Ebu Mansur İlaldı Bin İbrahim tarafından inşa ettirilmiştir. Yaklaşık olarak 100 yıl sonra 640(1240-43) yılında Hacı Halid Bin Ebubekir adında bir zat caminin harap olan kısımlarını onarmıştır.
Moğol istilası sonucu tahrip olan cami 1297-1302 yıllarında Selçuklu Sultanı III.Alâaddin Keykubad zamanında tekrar onarılmıştır. Son olarak 923/1517 tarihinde, caminin harap olan doğu kanadına bitişik olarak Şah Ali Bey Camii inşa edilmiştir.
Ulu Cami‘de halk arasında kutsal emanet olarak bilinen peygamberimizin tabutu üzerine sarılmış lacivert renkli bir şal bulunmaktadır. Bu şal her sene Kurban Bayramı arifesinde ikindi namazından sonra tekbirlerle yerinden alınarak camide bulunan cemaate gösterilmektedir. 70x75 cm ölçülerinde olan bu kutsal emanette şu yazılar okunmaktadır: “Allah Celle Celaluh, Allah, Lailahe-İllallah Muhammed’ün Resullullah.”


Hanbaşı Camii: İlçe merkezinde belediye hizmet binasının batı tarafında bulunmaktadır. Camiye girişte sağ tarafındaki kitabeye göre bu cami 1251(1853) yılında Hacı Muhammed’in oğlu Hacı Seyid El Hüseyin tarafından yaptırılmıştır. Kitabenin metni şöyledir:
“Muhammed El Hac Bin Ennehu
İbn Ül Hac Seyid Ül Hüseyni
Ve Kaydi Ül Hak Patihu 1251”
19,90 x 13,10 m ölçülerinde yatık dikdörtgen planlıdır. Mihrap duvarına paralel üç nefli bir plan şeması gösterir. Nefleri birbirinden ince sütunların taşıdığı iki sıra sivri kemer ayırmaktadır. Binanın doğu kenarında bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Burası üç kemerle dışarı açılmaktadır. Toplam sekiz penceresi olup pencereler içerden dışa doğru daralmaktadır. Güneybatı köşesinde bulunan minare kare bir oturtmalık üzerinde yükselmektedir. Silindirik gövdeli ve tek şerefiyelidir.

Çarşı Camii: İlçe Merkezinde Çarşı Caddesi üzerinde bulunduğundan bu isimle anılan Çarşı Camii 1730 yılında Osmanlılar döneminde yaptırılmıştır. Doğu-batı yönünde 25 metreye 7 metre ebadında bir dikdörtgen yapıdadır. Cami orta kesiminde uzunlamasına ortadan dört sütunla ikiye ayrılmıştır. Sütunlar arası kemerlerle birbirine bağlanmıştır. Caminin yapımında siyah bazalt ve aktaş kullanılmıştır. Üç giriş kapısı bulunan caminin çarşıya açılan kuzey yönündeki kapısı günümüzde kapatılmıştır. 1974 yılında çarşı içerisinde çıkan yangın sonucu kısmi hasar gören cami değişik dönemlerde onarımdan geçirilmiştir. Caminin son restorasyonu 2006 yılında Vakıflar Müdürlüğünce yapılmıştır. Caminin minaresi 1976 yılında hayırsever Mehmet Nuri Akbaş tarafından yaptırılmıştır.


Çeteci Abdullah Paşa Medresesi: Çarşının orta yerinde ve ana caddenin güney yanında bulunan medrese, İran Hükümdarı Afşarlı Nadir Şah’ı yenerek onun Doğu Anadolu’yu istilasına engel olan yiğit serdarlarımızdan Çermikli Çeteci Abdullah Paşa tarafından Diyarbakır Valiliği zamanında H. 1170/1756-57 yıllarında yapılmıştır. Yapı genel hatları ile dikdörtgen bir plana sahiptir. Medresede revaklar ve bunların gerisinde yer alan hücreler, merkezi avlunun üç kenarına sıralanmış, avlunun kuzey kenarı boş bırakılmıştır. Medreseye güney revakının ortasından açılan bir kapıyla içeri girilmektedir. Bu kapının üzerinde tunç bir levha üzerine kazılmış üç satırlık bir inşa kitabesi yer almaktadır. Bu kitabede şöyle yazılmaktadır:
“Buniye Hazihi’l-Medreset’ül-Mübareket’ül-ilm ve’l bereketi bi kuvveti’l-Aziz’ül-Kadir Abdullah El-Vezir üş şehir bi-Çeteci.Fi seneti Seb’ine ve Mi’e ve Elf. Ketebehü bi-hatt.” 1170
Türkçesi: Bu mübarek medrese ilim ve bereket için, Çeteci lakabıyla tanınan aziz ve kudretli Abdullah’ın yardımlarıyla 1170/1756-57 yılında inşa edildi. Bu yazıyı kendisi yazdı.
Sultan II. Abdülhamid zamanında bir ara “Çermik Rüşdiye Mektebi” olarak kullanılan medrese, cumhuriyet devrinde ise Çermik Camii Yaptırma Derneği tarafından tamir edilerek cami olarak kullanılmaya başlanmıştır.


Sinek Çayı Kayaaltı Sığınağı: Çermik’in 7.5 km kuzeyinde yer alan Sinek Çayı kaynağı yakınında keşfedilen bu sığınakta bir sürek avını yansıtan insan ve hayvan resimlerinin Anadolu’nun bilinen en eski resimleri olduğu tespit edilmiştir.
İstanbul Üniversitesi Avrasya Arkeoloji Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Oktay Belli’nin Haziran 2005’te ortaya çıkardığı resimler 1.60x2.40 metre büyüklüğündeki bir alanda yer almaktadır. Resimlerde betimlenen sürek avını düzenleyen 11 yaylı avcının, günümüzden 15000 ile 13000 yıl öncesinde (Üst Paleolitik dönem ile Mezolitik Çağ) yaşamış olduğu tahmin ediliyor.  Prof. Dr. Belli, 16 hayvan figürü ile 11 insan figürünün ortaya çıktığı kayaaltı sığınağının bir bölümünün kalker tabakası ile kaplı olduğunu, bu tabakanın altında başka resimler de bulunduğunu belirtmektedir.
Arkeozoolog Doç. Dr. Vedat Onar, hayvanlardan ondördünün dağ keçisi, birinin oğlak, diğerinin ise kedigillerden bir hayvan olabileceğini düşünüyor. Kaya yüzeyine yapılan resimlerin ana konusunun çeşitli av hayvanları ile bunları yay ve ok ile avlayan insan figürleri oluşturuyor. Prof. Dr. Belli, Anadolu‘da bugüne kadar yay ve okla dağ keçisi avlayanları betimleyen benzer bir sürek avı sahnesine rastlanmadığına dikkat çekerek, “burada resmedilen 11 avcı şimdilik Anadolu’nun bilinen en eski avcıları” diyor.
Sığınaktaki Figürlerin Özellikleri: 
Hayvan figürlerinin yapımında iki farklı yöntem uygulanmıştır. Bunlardan ilkinde figürlerin gövdeleri tümüyle dövme tekniği ile oyulmuş, ikincisinde ise figürlerin gövdelerinin dış konturları kalın ve derin bir çizgi ile belirtilmiştir.
Sinek Çayı Kayaaltı Sığınağındaki sürek avını yansıtan resimlerin  en yakın benzerine, İspanya’nın Castellon bölgesinde yedi yaylı avcının yaban domuzu avını gösteren- Mezolitik Çağ’a tarihlenen- sahnede rastlandı.
Kayaaltı Sığınağının bir kült merkezi olarak kullanan avcıların, hayvanları gövdelerine ok saplanmış olarak çizmesi, avın başarılı gerçekleşmesi için büyüye gereksinim duyduklarının bir göstergesi olarak nitelendirilmektedir. İnsan figürlerinin uzunluğu,9-14 cm. arasında değişiyor. Dağ keçilerinin boyu 18-25 cm. genişliği ise 30-36 cm. arasındadır.


Çermik Kalesi: Çermik’in batısındaki tepe üzerinde yıkıntıları bulunan kalenin yapılış tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Ancak iç kale ve çevresindeki hisarın temellerinden kalenin ilkçağdan kaldığı düşünülmektedir.
Kale, yüksek ve sarp kayalıklar üzerine kurulmuştur. Kaleden, 150-170 m kadar etekteki Sinek Çayı tabanına gizli bir yer altı geçidi olduğu ve buradan çaya inildiği söylenmektedir. Şimdi harabe durumunda olan kalede herhangi bir yazıt bulunmamaktadır. Kalenin kuzey-doğu tarafında bulunan kilisenin ne zamandan kaldığı tespit edilememiştir. Bugün sadece duvar kalıntıları bulunmaktadır. .

Hüsnüran Kalesi: İlçemiz Karakaya köyünün güneyinde bulunan Hüsnüran Kalesinin yapılış tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Ana kaya üzerine inşa edilmiş olan kaleden, günümüze şehir kalıntıları, antik yol, sur duvarları, su sarnıçları, bir oda mezar, stel ve yapı taşları kalıntıları kalmıştır. Antik yol şehrin doğusunda, kalenin ana girişinde yer almaktadır. Kale kalıntıları doğu ve güneydoğu kısmında yer alırken mezar odası ve stel  kalenin güney yamacında yer almaktadır.


Karakaya Hanı: Çermik ilçe merkezinin 25 km. güneybatısında yer alan Karakaya köyünde bulunmaktadır. Han, kuzey-güney yönünde uzanan genel hatlarıyla dikdörtgen bir yapıdır. Taş kapısı güney kısmındadır. Yapı iki sıra halinde düzenlenmiş sekiz adet taş paye ile üç sahına bölünmüştür. Kuzey-güney yönünde uzanan sahınlar hafif sivri kemerli tonozlarla örtülüdür. Yapının tamamı düzgün sıralar halinde dizilmiş kırma taşlarla inşa edilmiştir. Tonozların inşasında ise yassı taş plakalar kullanılmıştır. Yapılan araştırmalarda avlusuz Selçuklu Hanlarının geç devir eseri olduğu belirtilen Karakaya Hanı XIII yy. sonları ile XIV yy. başlarına tarihlenmektedir.

Çermik Beyler Sarayı: Saray Mahallesinin orta kesiminde, yüksek ve müstahkem duvarlarla çevrili bu sarayın eyvanları, yazlık, kışlık, selamlık ve harem daireleri, mescidi, hamamı ve zindanları bulunmaktadır. Çermik Ocaklı Beyleri tarafından XV. yüzyıl başlarında yaptırılmıştır. Bu sarayın bir çok bölümü günümüzde bile varlığını sürdürmektedir.


Saray Hamamı: Beyler Sarayının güney kısmında, ilçe merkezinde yer almaktadır. Dört kubbeli ve ak mermerlerle kara taştan yapılmış olan bu yapı,  sivil mimarimizin bir şah eseridir. XVI. ve XVII. yüzyıllardan kalma bir eser olan hamamda herhangi bir kitabeye rastlanılmamıştır.
Binanın dış duvarları kırma taşlarla inşa edilmiştir. Soyunma yerinin ortasında bir havuz vardır. Soyunma yerinin kuzeybatısında bulunan basık kemerle örtülü bir kapıdan dikdörtgen biçimindeki bir başka mekâna geçilmektedir. Doğu batı istikametinde uzanan kırık kemerli tonoz bu mekânı örtmektedir. Mekânın batı duvarı üzerinde bir ışık penceresi, tonoz tepesi üzerinde ayrıca bir ışık feneri bulunmaktadır. Buradan aynı tipte bir kapı ile kırık kemerli bir tonozla örtülü dikdörtgen planlı bir başka mekâna varılır. Kuzeybatı köşesindeki basık kemerli bir kapı sıcaklığa açılmaktadır. Yan duvarlar boyunca eyvanlar, köşelerde ise yıkanma hücreleri bulunur. Soyunma kısmı ve diğer kısımların tabanı parke taşlarla kaplıdır.



Sinagog: İlçemizin Kale Mahallesinde 1416 yılında yapılmış bir sinagog bulunmaktadır. Tamamı siyah ve beyaz bazalt taşlardan yapılmıştır. Günümüzde ev olarak kullanılan bu yapı tek bir bölümden oluşmaktadır. Dış cephesinde yan yana bulunan iki kemerli bölümden, sol taraftakinde orijinal su düzeneği mevcuttur. Sinagogun içindeki odada nişler bulunmaktadır. İki sütunlu üç kemerli bölüm odayı ikiye ayırmaktadır. Yapının üzerinde, İbranice kitabe yer almaktadır. Sinagogun İbranice kitabesi:
RAB‘ın adıyla yazacağız ve başaracağız.
Bana yardım, gökleri ve toprağı yaratan Rab‘dandır.
Girişin mübarek olsun, çıkışın mübarek olsun.
Onlar sevinç ve meserretle götürülecekler: Kral sarayına girecekler. 5176 (Miladi 1416)
Kadir olan Allah size merhamet ihsan etsin.

Kilise: Kale Mahallesinde bulunan kilisenin bir kısmı bugün ev olarak kullanılmaktadır. Yıkık haldedir. Ne zaman ve kimler tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. Evin taşlarında Ermenice yazılar bulunmaktadır. İlçedeki cami, kilise ve sinagogun yan yana bulunması çeşitli dinlere mensup insanların ilçemizde birlikte yaşadıklarını göstermektedir.


Toplu Köyü Su Sarnıçları ve Antik Taş Ocağı: İlçemiz Toplu Köyü sınırları içerisinde, köyün 1,5 km kuzeybatısında yer almaktadır. Bölgede kireç taşına oyulmuş, ağızlarının genişliği 60 cm, derinliği yaklaşık 1,5 m. olan çok sayıda sarnıç mevcuttur. Ayrıca bu alanda antik bir taş ocağı da bulunmaktadır. Sarnıçlar doğu-batı doğrultusunda uzanan doğal kayalık üzerinde, kayalığın doğal yapısından dolayı iki bölüm halinde ve yüzeyi düzleştirilerek güney yönüne basamak şeklinde  teraslar oluşturacak şekilde, alan elverdiği ölçüde sıralı ve birbiriyle bağlantılı olarak kayaya oyulmuştur.


Tekke: Çermik Kale Mahallesinde Haburman Köprüsüne giden yolun sağında bulunan mezarlık alan içerisinde yer almaktadır. kuzey-güney doğrultusunda uzanan dikdörtgen şekilli yapıya, kuzeydoğu köşesine 1,05 m genişliğindeki kapıdan girilmektedir. 4x5,35 m. boyutlarındaki iç hacim hafif sivri kemerli bir tonozla örtülmüştür.  Yapının duvarları kırma taşlarla örülmüştür. Yapı, eyvan tipi kümbetlerin plan özelliklerini taşımaktadır. Tekke anılan bu kümbetin Bitlis Ahlattaki Dede Maksut Kümbet‘ine olan yakın benzerliğinden dolayı XIV. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilmiştir.


Gelincik Dağı: Göz kamaştırıcı güzelliğiyle insanları büyüleyen bu doğa harikası dağ, izleyenleri adeta hayal alemine sürüklemektedir. Karstik yeryüzü şekillerinden dolayı yağmur sularıyla eriyen ve bu erime sonucu oluşmuş kaya kütleleri peri bacalarını andırmaktadır. Uzaktan bakıldığında insan dizisi gibi görünen bu dağın halk arasında bir de efsanesi bulunmaktadır.
Efsaneye göre, köy ağasının güzel kızı ile köyün yakışıklı çobanı birbirlerine aşık olurlar ve gizlice buluşmaya başlarlar. Sevdaları dillere destan olur. Aşıkların bu durumunu bilen kızın babası olan Ağa, gençleri birbirleri ile evlendirmeye karar verir. İki mutlu âşık, evlenecekleri günü beklerler. Fakat her şey iki aşığın istediği gibi gitmez. Ağa gençleri evlendirmekten vazgeçer. Çünkü civardaki Yörük beyi, Ağa’nın istediği her şeyi verir ve kızını alır. Çoban, düğün alayı köyden ayrılırken kavalını çalarak Allah’a yalvarır ve sevdiği kızın başkasına yar olmamasını diler.

Kaynak: http://www.cermik.gov.tr/?s=turizm (daha fazla bilgi için adresi ziyaret ediniz)
Puanlama:

0 yorum:

Yorum Gönder

Kayıtsız kullanıcılar anonim seçeneği ile yorum yapabilirler.Unutmayın yorumlarınız yönetici onayından geçecektir.