Gökçeada Turistik Yerleri ~ Tarihi ve Turistik Yerler

Gökçeada Turistik Yerleri

Gökçeada Kaya Mezarı

Adanın güney kısmında bulunan birbirine bitişik iki kaya mezarı sanki oraya uzaydan fırlatılmış gibi duruyor. Etrafında herhangi bir eski yerleşime rastlanmamış. Hangi dönemden kaldığı bilinmiyor. Büyük bir kayaya oyulmuş iki mezardan oluşuyor. Söylenenlere göre mezar kapakları 80 mt. ilerisinde bulunmuş.

Aydıncık Plajı'ndan giderken 4 km. sonra sağda etrafı taş duvarlarla çevrili bir alan göreceksiniz. O tarafa doğru yürüyün denize arkasını dönmüş büyük kaya parçasını farkedeceksiniz. Herhangi bir levha bulunmadığı için kolayca gözden kaçabiliyor.
Akdeniz'deki kaya mezarlarından sonra gayet mütevazi bulacağınız bu kaya mezarını görmek, güney kıyılarını keşfetmek için bahaneniz olsun !

Gökçeada Peynir Kayalıkları

Kuzulimanının hemen solunda yer alan Kaşkaval Burnu, peynir kayalıkları diye çağrılan ilginç kaya oluşumlarına sahip. Üstüste dizilmiş peynir kalıplarını andırdığı için bu isim verilmiş halk arasında.
Burayı ancak denizden tekne ile görme şansınız var. Kuzulimanı ya da Kaleköy'deki balıkçı tekneleriyle anlaşarak bu şansı yakalayabilirsiniz.

Bu ilginç kaya oluşumlarının bir efsanesi de var;
Efsane, sayısız keçi ve koyuna sahip olan zengin, inatçı, cimri ve yaşlı bir kadınla ilgilidir. Yaşlı kadın, cennete gidebilmek amacıyla bir çok yuvarlar kalıp peynir yapmış ve bunları üst üste sıralamış. Ama kimseyle paylaşmamış. Tanrı, ona kızmış ve cezalandırmış. Mart ayının birinde, yağmur, kar ve şiddetli rüzgarlar göndermiş yaşlı kadının üzerine. Kadın ve peynirler donmuşlar. Peynir kalıpları taşa dönüşmüş. Daha sonra insanlar bu kayalara, peynir kayaları demişler.

Kaşkaval nedir?
İki anlamı bulunuyor:
1- Tekerlek biçiminde, sarı renkli, kaşara benzeyen özel bir koyun peyniri
2- Denizcilikte, ana direkler üzerine sürülen gabya ve babafingo çubuklarının topuklarını sabit tutmak ve yerinden oynamalarını önlemek için, bu çubukların topuk taraflarına açılan delikten geçirilen ve maunalar üzerine oturacak uzunlukta olan demir veya ağaç siğilleri.

Gökçeada Tepeköy Çınaraltı

Te­pe­köy’e gi­der­ken kö­ye sap­ma­yıp yo­la sağ­dan de­vam eder­se­niz ta­ri­hi bir çı­nar ağa­cı­nın ol­du­ğu pik­nik ala­nı­na ula­şır­sı­nız. Bir te­pe üze­ri­ne ku­ru­lu ol­du­ğu için sı­cak yaz gün­le­rin­de bi­le bu­nal­ma­dan va­kit ge­çi­re­bi­le­ce­ği­niz, manzarasıyla büyüleneceğiniz bir yer bu­ra­sı!

625 ya­şın­da­ki çı­nar ağa­cı­nın ya­şın­dan ve ko­ca­man dal­la­rın­dan et­ki­len­me­mek müm­kün de­ğil. Ağaç­lar­la ko­nuş­ma­nın di­li­ni çö­zen­le­ri uzun bir soh­bet bek­li­yor bu­ra­da...

Ağa­cın di­bin­de ta­ri­hi bir çeş­me bu­lu­nu­yor. O da ağaç­la bir­lik­te tel ör­gü için­de şim­di. Jan­dar­ma Alay Ko­mu­tan­lı­ğı, bu­ra­dan çı­kan mem­ba su­yu için ye­ni bir çeş­me yap­mış ve et­ra­fı pik­nik ala­nı ola­rak dü­zen­le­miş.

Çı­nar ağa­cı­nı ar­ka­nı­za alıp de­ni­ze doğ­ru yü­rüdüğünüzde ön­ce tüm ih­ti­şa­mıy­la Se­ma­di­rek Ada­sı, son­ra ye­şil bir va­di ve uçsuz bucaksız Ege Denizi be­li­ri­yor. Ye­şil ve ma­vi­den olu­şan et­ki­le­yi­ci bir tab­lo gibi manzara…

Bu­ra­da es­ki jan­dar­ma ka­ra­ko­lu­nun ar­tık kul­la­nıl­ma­yan bi­na­sı bu­lu­nu­yor. Onun et­ra­fın­da­ki tah­ta ma­sa­lar­da de­niz man­za­ra­sı­na kar­şı otu­rup pik­nik yap­ma­nın key­fi­ne do­yum ol­mu­yor. Çı­na­ral­tı­'na tedarikli gitmenizde fayda var, çün­kü muhtemelen plan­la­dı­ğı­nız­dan da­ha çok va­kit ge­çir­mek is­te­ye­ceksiniz!

Etrafta dolaşan keçiler evcilleşmiş gibi yanınıza sokuluyor. Korkmayın zararsızlar, tek istedikleri siz de olduğundan nedense çok emin oldukları yiyecekler. Yıllardır çalı çırpıyla beslenen bir keçiyi elma yerken seyretmelisiniz. Sanki dünyanın en lezzetli yiyeceği onun için...

Tabelada yazılı bilgiye göre Gökçeada'da anıt niteliğinde koruma altına alınan 6 çınar ağacı belirlenmiş. En yaşlışı burada bulunanı. Diğerleri yaşları 400-175 arasında olmak üzere, Çınarlı (merkez), Eski Bademli, Zeytinli, Tepeköy ve Dereköy'de.

Gökçeada Rum Köyleri

Gök­çea­da’nın Rum köy­le­ri kö­ke­ni yüz­yıl­lar ön­ce­si­ne da­ya­nan yer­le­şim yer­le­ri. Gök­çea­da’yı tam an­la­mıy­la his­set­mek için mut­la­ka ge­zil­me­si ge­re­ken, nos­tal­jik ha­va­la­rıy­la bü­yü­le­yi­ci yer­ler!

Gökçeada eski adıyla İmroz, Rum halkının yüzyıllardır yaşam sürdüğü bir ada. Gökçeada'da 1960 yılında 5487 Rum, 289 Türk yaşarken, bu yıldan itibaren hızlanan göçlerle günümüzde yaz-kış yaşayan Rum nüfusu 300'e kadar düşmüş.

Bademli, Zeytinli, Tepeköy ve Dereköy  kentsel sit alanı ilan edilerek koruma altına alınan Rum köyleri. Kaleköy koruma altında değil. Bu köylerde nüfusun çoğunluğunu Rumlar oluşturuyor. Sa­de­ce Ka­le­köy, ko­ru­ma kap­sa­mı al­tı­na alın­ma­mış ve di­ğer­le­rin­den fark­lı ola­rak burada hiç Rum yaşamıyor.

Köy­ler, za­ma­nın­da kor­san sal­dı­rı­la­rın­dan ko­run­mak için yük­sek te­pe­le­re ve de­niz­den uzak böl­ge­le­re ku­rul­muş. O yüz­den de­niz kı­yı­sın­da yer­le­şim bu­lun­mu­yor ada­da. Tek is­tis­na Ka­le­köy’ün aşa­ğı­sın­da­ki li­man­da sı­ra­lı olan az sa­yı­da­ki ev. Rum köy­le­ri­nin yük­sek ko­num­la­rın­dan do­la­yı etkileyici man­za­ra­la­rı bu­lu­nu­yor!

Göç­ler­le bir­lik­te ya­pı­sal iş­le­vi­ni kay­be­den köy ev­le­ri­nin ço­ğu gü­nü­müz­de ba­kım­sız du­rum­da. Bir za­man­lar gün­lük ha­ya­tın ha­re­ket­li ol­du­ğu an­la­şı­lan köy­ler, şim­di ol­duk­ça ıs­sız gö­rü­nü­yor. Köy­ler­de bü­tün yıl ya­şa­yan Rum nü­fu­sun ço­ğu­nu yaş­lılar oluş­tu­ru­yor. Dün­ya­nın dört bir ya­nı­na da­ğıl­mış ev sa­hip­le­rinin, ya­zın ev­le­ri­ni zi­ya­ret etmesi köy­le­ri bi­raz ol­sun es­ki can­lı­lı­ğı­na ka­vuş­tu­ru­yor.

Köy­le­rin ço­ğun­da taş kap­lı yol­lar, kah­ve­ler, ki­li­se­ler, ça­ma­şır­ha­ne­ler sağ­lam. Res­to­re edi­len ve yazlık ev olarak düzenlenen ev­le­rin sa­yı­sı her ge­çen gün ar­tı­yor.
Her kö­yün iba­de­te açık bir ki­li­se­si bu­lu­nu­yor. Köy mey­da­nın­da en az bir kah­ve açık olu­yor.
Ba­zı­la­rın­da res­to­ran ve ka­fe; De­re­köy ha­riç hep­sin­de es­ki ya­pı­lar­dan oluş­tu­rul­muş ko­nak­la­ma te­sis­le­ri bu­lu­nu­yor. Rum köy­le­rin­de­ki res­to­ran-ka­fe­ler, gü­zel man­za­ra­la­rı ve nos­tal­jik or­tam­la­rı ile va­kit ge­çir­me­si ke­yif­li yer­ler.

Rum köy­le­ri, özel­lik­le fo­toğ­raf­se­ver­leri cezbedecek özelliklere sahip. Köy­le­rin ara so­kak­la­rın­da do­laş­tık­ça birçok hoş de­tay­ ya­ka­la­mak müm­kün. Mer­kez­den kal­kan mi­nü­büs­ler­le Rum köy­le­ri­nin ço­ğu­na ula­şı­la­bi­li­yor.


Kaynak: http://www.gokceadarehberim.com/nm-Kaya_Mezar%C4%B1-cp-113 
Kaynak: http://www.gokceadarehberim.com/nm-Peynir_Kayal%C4%B1klar%C4%B1-cp-111
Kaynakl:http://www.gokceadarehberim.com/nm-Tepek%C3%B6y_%C3%87%C4%B1naralt%C4%B1-cp-107
Kaynak:http://www.gokceadarehberim.com/nm-Rum_K%C3%B6yleri-cp-109

Daha ayrıtılı bilgiler için http://www.gokceadarehberim.com/ adresini ziyaret ediniz.
Puanlama:

0 yorum:

Yorum Gönder

Kayıtsız kullanıcılar anonim seçeneği ile yorum yapabilirler.Unutmayın yorumlarınız yönetici onayından geçecektir.