Çorum İsklip Tarihi ve Turistik Yerler ~ Tarihi ve Turistik Yerler

Çorum İsklip Tarihi ve Turistik Yerler

YİVLİK KAYASI
Tarihi İskilip kalesi ve Yivlik şehrimizin doğal iki abidesidirler.Birçok öyküye,şiire konu olup, 19.yy.da da Avrupalı gezginlerin gravürlerine işlenmiştir.1940’lı yıllarda ise Bedri Rahmi Eyüboğlu gibi bir sanatçının sulu boya resimlerini süslemişlerdir.Günümüzden milyonlarca yıl önce (ikinci jeolojik zaman) denizaltı püskürmeleri esnasında (Anadolu’nun birçok yeri Tetis denizi ile kaplıydı) bir volkan bacasının içerisinde donan lavların oluşturduğu bu görkemli kütle acaba ismini nereden almıştır? Tarihin sayfalarını karıştırdığımız zaman bu sorunun cevabını da bulmamız mümkündür. 14 . yüzyılın ilk yarısında Sivas,Tokat,Amasya, Çorum civarında Eretna Beyliği egemendi.Yüzyılın sonlarına doğru beyliğin kadısı Burhaneddin Ahmet çeşitli entrikalarla beyliğin yönetimini ele geçirir ve resmen kendi adıyla 1381’de ‘’kadı Burhaneddin Devletini’’kurar.1381 ile 1398 yılları arasında yaşayan bu kısa ömürlü devlet 1.Kosova savaşına kadar Osmanlılarla dostça geçinir.Ancak daha sonra araları açılır.İki devletin orduları bu günkü Osmancık ilçesi yakınlarındaki Kırk Dilim civarında karşı karşıya gelirler,üç gün üç gece süren bir savaşa tutuşurlar.Savaşta Osmanlı ordusu yenilir.Ordunun komutanı Yıldırım Beyazıt’ın oğlu Aydın Sancak Beyi Şehzade Ertuğrul ‘da hayatını kaybeder.Galip gelen kadı Burhaneddin çevrede çok büyük kıyımlara girişip halka akıl almayacak zulümlerde bulunur.Osmanlı yanlısı olan İskilip haklıda bundan nasibini alır.Kadının ordusunda bulunan Moğollar,şehri basıp yağmalamaya başlarlar.İskilip halkından kaçabilenler dağlara sığınarak ancak canlarını kurtarabilirler.Yapılan zulümler,işkenceler ve hakaretler İskilip halkında Kadı Burhaneddin’e karşı bir kin ve nefret yaratır. Kadı Burhaneddin’in 1398’de de Akkoyunlu devleti ile de arası açılır.Akkoyunlu’ların Türkmen Boy Beylerinden “Kara Yülük” Osman Bey, Sivas yakınlarında Kadının ordusunu bozguna uğratır,canının derdine düşüp kaçmaya çalışan Kadı Burhaneddin Ahmet’i de yakalayarak öldürür.Kadının öldürülmesine çok sevinen İskilip halkı da minnet duygusu ile bu görkemli kayaya Osman Bey gibi heybetli olduğu için “Kara Yülük” demeye başlar.Uzun yıllar “Kara Yülük”diye anılan bu kayanın önündeki kara sözcüğü zamanla unutulmuş ve günümüze Yülük (Yivlik) kayası diye ulaşmıştır.



İSKİLİP KAYA MEZARLARI
İskilip kalesinde iki tane kaya mezarı vardır.Bunlara gavur evi denilmektedir.Birisi kalenin güneyinde olup önünde iki sütunu ve bunun üzerinde bir alınlığı bulunmaktadır.Bu mezarın tavanı ve yan duvarları düzdür.bakana göre sağında tonozlu bir niş vardır. Sütun kaideleri yuvarlak birer silmeden ibarettir.Yuvarlak gövdeler aşağıdan yukarı gittikçe incelmektedir.Başlıklarda bulunan bilezikler üzerine oturmuş birer hayvan heykeli görülmektedir.Bunların burun ve kafaları iyice belli olmamakla beraber aslan veyahut boğa oldukları bilinememektedir.bakıldığı zaman bileziğin üst kısmı adeta bu hayvanların ayaklarından teşekkül etmiş gibi görünmektedir. Sütun başlıklarına oturtulmuş olan alınlığın kaidesi silmeli olup bu silmeler giriş yerinin kenarlarını takip ederek aşağıya kadar inmektedir. Alınlığım ortasına bakana göre sağda kanatlı bir insan solda ve tam köşede bir aslan bunun önünde ve solda yatmış olan insanın karşısında bir sifenks vardır. Kanatlı İnsan (Nike): Bu Nike sağ bacağını bükerek dizini ileri çıkarmak suretiyle sağ yanının üzerine yatmış ve vücudunun göğüs kısmını yere yapıştırmış.Sol bacağını hafifçe bükerek geriye uzatmıştır.Ayakları küçüktür.Karın ve göğüs etleri inhinalı hatlarla belli edilmiştir.Sağ omzunun hizasından bir kanat çıkarılmıştır.Bu kanat 10 cm yüksekliğinde ve bu kadar genişliğinde dik olarak yukarı çıktıktan sonra orak gibi bir inhina yaparak önden geri doğru dönmüş ve dışarıda bir çıkıntı içeride de buna mukabil bir girinti meydana getirmiş ve bu suretle kanadın ucu alınlığın meyilli hattında son bulmuştur.Yandan gösterilen gözü bilinemeyecek hale gelmiştir.Kulağı küçük,çenesi sivri burnu ince ve uzun gözler bademsidir.Elinde üç çatal kırbaç gibi bir şey tutmaktadır.Uzatmış olduğu sol eliyle kırbacın altından sağ eliyle de üstünden tutmuştur.Bu kırbacı karşısındaki sfenkse vurmağa hazır gibidir.Kabartmanın derinliği 1cm adamın oradaki boyu da 1 metre tahmin olunmaktadır. Alınlığın sol köşesinde bir tane sfenks olup bunun ön ayakları karşısında yatan Nikeye doğru uzatılmış ve aşağıdan yukarı kıvrılmıştır.Pençeleri adeta insan parmakların benzemektedir.İnsan başına benzeyen kafası bilinmeyecek hale gelmiştir.İnsan gövdesi adeta aslana benzemekte ve karnının altından memeleri görünmektedir.Arka ayakları belli değildir. Sfenksin arkasında bir de aslan kabartması olduğu oradaki izden tahmin edilmektedir. Giriş yerinden dikdörtgen şeklinde bir kapı ile mezar odasına varılmaktadır.Odanın duvarları düz,tavanı tonozludur.Arkasında bir ölü sediri vardır. Bu oda da diğer tipik Paflagonya kaya mezarlarında olduğu gibi giriş yeri boşluğunu dolduramamaktadır. Mezar tip bakımından yani sütunlar başlıklar ve odanın biçimi bakımından Paflagonya’nın kale kapı ve Salar köyü mezarlarına benzemesi dolayısıyla M.Ö 7.yy ın ortasında yapıldığı tahmin edilmektedir. Gavur Evleri:Bu mezarlar İskilip kalesinin güney yüzünde çarşının bitişiğindedir.Önlerine ev yaptırılarak kapatılmış dolayısıyla mezarlar evin harimi dahilinde kalmıştır.Burada altlı üstlü iki mezar vardır. Üstteki Mezar:Mezar kalenin yerden tahminen 3 metre kadar yukarısına oyulmuştur.Dışarıda sütunlu bir giriş yeri ve bir alınlığı vardır.Giriş yerinin duvarları düz tavanı beşik örtüsü şeklindedir.Yalnız sol küçük duvarında üstü kubbeli bir iniş bulunmaktadır.Sütunların altında dört köşe bir kaide,bunun üzerinde de yuvarlak silmeler vardır.Sütun gövdeleri yuvarlak ve yukarı çıktıkça incelmektedir.Başlıklar dört köşe olup yarım oluklu birer silmeleri vardır.Alınlık düzdür.Kaidesi de oldukça geniş bir silme ile süslenmiştir. Giriş yerinden dikdörtgen biçiminde bir kapı ile mezar odasına varılmaktadır.Tavanı tonozludur.Arkasında bir ölü sediri vardır.Tipik Paflagonya mezarlarında olduğu gibi bu oda da giriş yeri boşluğunu doldurmaktadır. Alttaki Mezar:Bu mezarın önünde de tavanı beşik örtüsü şeklinde bir giriş yeri vardır.Buradan dikdörtgen biçiminde bir kapı ile mezar odasına girilmektedir.Odanın tavanı beşik örtüsü şeklindedir.Arka duvarında bir ölü sediri bulunmaktadır. Bu mezar da kalenin güneyindeki mezarla beraber yapılmıştır.Bu iki mezarın sağında tamamlanmamış bir mezar daha vardır.Bunun ancak giriş yerinin bir kısmı açılabilmiştir. Kapı kaya mezarı:Bu mezar İskilip ilçesi bayat bucağının bir saat kuzeyinde bulunmaktadır.Doğusunda İlayi köyünün Horozlar mahallesi batısında da Müstecap çiftliği vardır.Mezar tam Bayat çayının kenarında eni ve boyu 30 m. Yüksek bir kayaya oyulmuştur.Kayada iki tane mezar odası vardır.1-soldaki oda ‘2-Sağdaki oda Soldaki Oda:Buranın eni 2,yüksekliği 1,boyu 2m. olan bir giriş yeri vardır.Baş tarafında yuvarlak bir kapısı bulunmaktadır.Tavanı tonozludur.Buradan dikdörtgen şeklinde mezar odasına varılmaktadır.Odanın içine girilemediği için nasıl olduğu bilinememektedir.Ancak yukarıdan bakıldığı zaman tavanının düz olduğu görülmektedir. Sağdaki Oda:Önünde 1,5 metre enliğinde ve yüksekliğinde 1 metre derinliğinde giriş yeri vardır.Buradan içeri doğru iki tane Niş oyulmuştur.Bu odanın da içine girilemediği için çok fazla bilgi yoktur.


İSKİLİP KALESİ
Topoğrafik bir oluşum olarak,etrafı yüksek dağlarla çevrili İskilip ilçesinin ortasında yer alır.100 metre yüksekliğinde ve etrafı yalçın kayalıklarla çevrilidir.Kalın duvarlara ve burçlara sahiptir.Tarihi,Hititlilere kadar uzanan İskilip kalesi, Bizans ve Osmanlılar döneminde de çeşitli onarımlar geçirerek günümüze kadar ulaşmıştır.İskilip kalesi eski kentin çekirdeği durumundadır.Kaleye yalnız kuzeybatı kısmından girilir.Doğu tarafında,aşağı yukarı merdiven olduğu yakın tarihte biliniyor olmakla birlikte bu merdiven günümüze kadar ulaşmamıştır.Biri Ulucami yönünde öteki,doğuda Tabakhane mahallesine açılan iki yer altı yolu,güneyde de bir kapısı bulunmaktadır.Kale içinde sol tarafta bir zindan bulunmaktadır.Bu zindan halk tarafından sonradan doldurulmuştur.Kale etrafındaki surlar onarılarak düzgün hale getirilmiştir. Kalenin güney yönünde eteklerinde ikisi düzgün olarak oyulmuş bir tanesi düzgün olmayan üç mağara bulunmaktadır.

Tarihi İskilip Evleri

Son 200 yıllık dönemde İskilip tarihi ve kültürel dokusunu oluşturan eski evlerde, yurdun diğer köşelerine kıyasla büyük farklılıklar görülmektedir.Halen üç katlı tarihi evler bulunmakta ve bu evlerin çoğunda da yaşam devam etmektedir Bu evler Türk aile yaşam tarzının sosyal bir simgesi olarak betonlaşmaya karşı direnmektedir.Evlerde yaşam,gelenek ve göreneklerin yerli yerine oturduğu,günümüzün çekirdek aile düzenine hiç benzemeyen büyük aile düzeninde yaşayan,Türk aile kültürünü yaşatan,geleneksel izler taşımaktadır.Büyük bir bahçe içerisinde,at arabası gibi eski taşıt araçlarının giriş-çıkışına imkan sağlayan,çift kanatlı ahşap cümle kapısının yanında,küçük bir diğer kapıdan sonra ,yüksek duvarlar gerisinde yer alırlar.Toprağa,bağlara ve bahçelere bağımlı, kalabalık ailelerin yaşadığı bu evlerde,ahır,kümes,kiler,meyve ve ambar odaları,taştan oyulmuş çamaşır yıkama tekneleri,ocak,samanlık,pekmez kaynatmak veya ekmek yapmak için kullanılan farklı mekanlar bulunur.

Kaynak: http://www.iskilip.bel.tr/iskilip.asp?ID=2
Kaynak: http://www.iskilip.bel.tr/iskilip.asp?ID=3
Puanlama:

0 yorum:

Yorum Gönder

Kayıtsız kullanıcılar anonim seçeneği ile yorum yapabilirler.Unutmayın yorumlarınız yönetici onayından geçecektir.