Bolu Mengen Tarihi ve Turistik Yerleri ~ Tarihi ve Turistik Yerler

Bolu Mengen Tarihi ve Turistik Yerleri

TURIZM

             Turizm, insanlarin sürekli yasadigi yerleri çesitli amaçlarla (gezmek, görmek, dilenmek, eglenmek, spor, din, merak v.b) terkederek seyahat ettikleri yörelerdeki turizm isletmelerinin üretmis oldugu mal ve hizmetleri talep ederek geçici konaklamalarindan dogan olaylar ve iliskiler bütünüdür.
             Turizmin tanimina göre; turist, kollektif turizm ve günübirlikçileri de tanimlarsak;
             Turist; devamli devamli yasadigi yerin disinda herhangi bir yeri 24 saatten az olmayan bir süre içinde çalismamak kosuluyla ziyaret eden kisidir. 24 saatten az kalan ziyaretçiye ise günübirlikçi denir.
             Mengen' e insanlarin gelmesini saglayan etkinliklerin basinda her yilin Agustos ayinin ilk hafta sonu düzenlenen Mengen Asçilar Festivali gelir. Ayrica Babahizir Köyü' nde bulunan Babahizir Türbesi ve ilçenin mevcut dogal güzellikleri de insanlara ilçemizi çekici hale getirmektedir.
             Mengen' e gelen misafirler ilçenin cografi konumunun Ankara- Bolu- Zonguldak gibi büyük merkezlere yakin olmasindan dolayi ve yeterli konaklama isletmelerinin bulunmasi sebebiyle günübirlik olarak gerçeklestirmektedir.
             Ayrica, Mengen civarinda tarihsel ve kültürel çevrenin yeterince tanitiminin yapilmamasinsan dolayi az sayida ve sadece belirli dönemlerde misafir gelmesine nden olmaktadir.
             Bunlardan bazilari; Baraklar Köyü' nde Miri Ali' nin babasi Kolçak Pasa' ya ait oldugu bilinen ve 200 yillik bir hamam, Güneyhisar' da, Avsar' da ev kayasi (Gelin Kayasi), Karakaya' da Balkaya ve Oyukkaya, Teberikler Köyü' nde Sanik Degirmen Magarasi bulunmaktadir. Gözecik Köyü' nde Bizanzlilar' a ait sütun taslari ve bazi köylerde vakif camileri bulunmaktadir.

Yeterli tanitim yapildiginda, yukaridaki sebeplerden dolayi daha çok ziyaretçi Mengen' e gelecektir.
             Mengen civarindaki ormanlarda kara avciligi yapilabilecek mahallelerin bulunmasi ve bu mahallerde bir düzenleme yapildiginda av turizmi de gelisebilecektir. Ayrica belirli mahalleri camping alani olarak belirlenerek çadir ve karavan için elverisli hale getirilebilir.
             Mengen' de Turizmin gelismesine en büyük katkiyi konaklama ve yeme-içme tesislerinin kurulmasi saglayacaktir. Zira insanlar gittikleri yerlerde temiz ve kaliteli konaklama tesisleri ve damak zevkine hitap edecek yeme-içme tesisleri ararlar.
             Mengen' de Turizmin canlanmasi, basta ülke ekonomisine katki saglayarak ve insanlar arasindaki dostluk ve kardeslik baglarini kuvvetlendirecektir. Ayrica ilçenin sosyal, kültürel ve ekonomik yönden gelismesini saglayacaktir.

ILÇENIN TARIHÇESI

            Mengen ve çevresinin tarihi, çok eskilere dayanmakta ve Bolu tarihi ile esit oldugu sanilmaktadir. Bu bölgeyi MÖ 74 yilinda Bitinya krali IV. Nikomedes Romalilara devretmistir. Romalilar' dan sonra da bölgeye Bizanslilar sahip çikmislardir Özellikler Gökçesu Vadisi boyunca ve çevresinde Bitinya, Roma vb Bizanslilara ait pek çok kalintiya rastlanmaktadir

             Içinde yasadigimiz Mengen bölgesini bize kazandiran, Selçuklular. Candarogullari ve Osmanlilara'dir. Mengen isminin nereden geldigi ve bu ismi ne zaman aldigi hususunda bir kesinlik yoktur Ancak bazi kaynaklarda yörenin yerlesim yen isimlerinin degisikligi gösterilirken, dengen isminin Candarogullari ve Osmanlilar'dan kaldigim görmekteyiz Mengen ve çevresinin 1395 yilinda Gerede ile birlikte Osmanli topraklarina katildigi anlasiliyor.

 
                                                   Güney Köyünden Bizans kalintisi (MÖ 73)                    
 
     Kaynaklarda 1453'te Istanbul'un fethedilmesi hadisesinin Bolu bölgesinde sevinçle kar-ulandigi zikredilirken, 1461'de Fatih Sultan Mehmed'in Amasra Hakiminin cezalandirilmasi amaciyla çiktigi seferin güzergahi sayilirken de, Üsküdar, Izmit, Ükyazi. Bolu ve Hizir Bey ile Mengen yolunu takip ettigi belirtilmekte ve sik ormanlarin ilerleyise engel teskil ettigi zikredilmektedir Yavuz Sultan Selim devrinde ve 1519'da Bolunun tesekkül ettigi sancaklar say ilirken, Mengen'in ismi de geçmektedir Öte yandan 1609-1657 yillarinda yasayan ünlü Osmanli yazarlarindan Katip Çelebi, Bolu'ya ait büyük ölçüde kiymete haiz bilgiler vermektedir, adli cografya eserinde Bolu'nun yerlesme merkezlerini de anlatir ve Mengen ile da yer verir. 1611-1682 yillarinda yasayan dünyaca unlu seyyah ve Türk bilgini Evliya Çelebi de "Seyahatname" isimli eserinde Bolu'ya dair enteresan bilgilere yer vermek­tedir. Evliya Çelebi'nin Mengen haricinde bütün Bolu sancagini gezdigini ve gördügü yerleri uzun uzun tasvir ettigini görmekteyiz. Hatta seyahatnamesinin bir bölümünde der ki: "... Bolu'nun Gökçesu, Sazak, Gerede, Dörtdivan ve Yigilca gibi nahiyeleri vardir." biz bu ifadeden Gökçesu'nun 17. yüzyilda direk Bolu'ya bagli bir nahiye merkezi oldugunu anlamaktayiz. 19. yüzyilin ilk yansinda ve II. Mahmud'un tahta çikmasindan sonra kisa bir dönem devlet otori­tesi saglanamadi. Dolayisiyla bu dönemde Bolu'da Âyanlar'in hükmüne girdi. Bu kisa dönem içinde yerlesim yerlerindeki agalarin, yasadiklari yerlere damgalarini vurduklari görülüyor. Ni­tekim Gökçesu'da da o dönem için Küçük Haliloglu'ndan bahsedilmektedir. Diger yandan 194O yilinda muhassilliklarin alinmasi hususunda,gümrükçü Osmanpasazade Ethem Bey'in Gerede, Dörtdivan, Çaga, Ulak ve MENGEN muhassilligini aldigi zikredilmektedir. Bu arada önemli bir hususu da belirtmek gerekir. Kaynaklara da geçen Mengen, bugünkü ilçe merke­zi olmayip Pazarköy beldesi ve bugünkü Mengen'i de içine alacak sekilde o çevrenin adidir.

 
                                                     Karacalar Köyündeki bir Bizans kalintisi
 Bolu; Osman Gazi zamaninin sonuna dogru, 1320 lerde Osman Gazi'nin komutanlarin­dan Konuralp tarafindan zapdedilmistir. Orhan Gazi döneminde Geyve, Göynük ve Mudurnu üzerinden Bolu'ya gelen Ibni Batuta bu havalinin Türkmenlerle dolu oldugunu kaydetmekte­dir.

   On besinci yüzyil basinda ve Yildirim Bayezit zamaninda Anadolu'nun bütün kuzeybati kis­mi Osmanli idaresine girmistir. Ankara Savasi ve Timur istilasindan sonra Bolu havalisi Isfendiyarogullari'nin tecavüzüne ugramis ise de II. Murat zamanindan tekrar Osmanli idare­sine geçmistir, ilçenin Güneyhisar ve Topyazi, denilen mevkilerindeki yeralti magaralari, Na­zirlar Köyü yakinlarindaki tarihi kalintilar, bu yöre tarihinin çok eski devirlere uzandigini gös­termektedir.

    Ilk Türk asiretinin önce Mengen'in güneydogusundaki Egriova yaylalarina geldigi, fakat burasinin yüksek rakimli olmasi nedeniyle barinmalarina elverisli bulunmadigi, kendilerine da­ha müsait olan Mengen deresi içlerine yayildiklari tahmin edilmektedir, iki koldan hareket eden kabilelerden bir kismi, simdi Kösekadilar adini tasiyan mahallenin içine ve civarina yer­lesmislerdir. Diger ikinci kol ise, buradan 3 km mesafedeki Alibeyler ve o zamanki adlan ile Odabasilar, Mukayyid, Kabasalih, Demircihorasan, Yilkan, Karaca, Hasanbaslar ve Küçükhasan adlari altinda bugünkü bucak merkezi civarina yerlesmislerdir.

  Kabilenin ikiye ayrilmasindan sonra aralarinda problem eksik olmamis ve uzun süre mü­cadele içinde kalmislardir. Neticede eskiden yörede bulunan Rum, Ermeni ve Kipti kabilele­rine karsi ayaklanarak bunlar üzerinde kendi idarelerini hakim kilmislardir.

    Mengen ilçe olmadan önce Rumbeyli ve Besler olmak üzere iki mahallesiyle bugünkü Pazarköy beldesine, Pazarköy de Gerede'ye bagli bulunmaktaydi. Rumbeyli mahallesi daha son­ra Türkbeyli'ye dönüstürülmüstür. Halk arasinda "Besler Mahallesi"yle birlikte "Türkbesli"de denilmektedir.


 
                                                            Güney Köyü' ndeki tarihi kalinti tas
Ilçemizi idari tarihçe itibariyle ele aldigimizda, dört bölümde incelemek daha dogru olur.

                1. Ilk Devir

                2. Voyvodalik Devri

                3. Nahiye Devri

                4. Kaza Devri

Kaynak: http://mengeninsesi.com/content/view/49/95/
Puanlama:

0 yorum:

Yorum Gönder

Kayıtsız kullanıcılar anonim seçeneği ile yorum yapabilirler.Unutmayın yorumlarınız yönetici onayından geçecektir.