Bingöl Kiğı Tarihi ve Turistik Yerleri ~ Tarihi ve Turistik Yerler

Bingöl Kiğı Tarihi ve Turistik Yerleri

 Kiğı Kalesi:







   İlçe merkezinin güneydoğusunda yer alan Kiğı kalesi çok sağlam bir şekilde inşa edilmiş olup, etrafı sarf kayalıklarla kaplıdır. Kale içinde bina harabeleri mevcuttur. Erzincan tarihinde bu kalenin zamanında acemlerin hücumuna maruz kalındığı rivayet olunmaktadır. Kaleye giren İranlıların burada halka büyük işkence yaptıklarını, evleri yakıp yıktıkları ve erkeklerin çoğunu öldürdüklerinden ve kadınlara kötü davranışlar gösterdiklerinden bahsedilmektedir. Burayı terk etmeye mecbur kalan ahalinin Kiğı’ya gelip Kaleli mahallesinde yerleştikleri ve mahallenin bu yüzden kaleli adını taşıdığı tarihi kaynaklardan anlaşılmıştır.
            Kale içinde harabelerde zamanında yapılan kazılarda çeşitli ev ve süs eşyalarına tesadüf edildiği söylenmektedir. Kale’nin Peri Suyuna bakan yamaçları çok dik olduğundan bu yönden kaleye çıkmak güçtür. Kasabadan kaleye dar bir yol ile gidilmektedir. Kale etrafından düzlüklerde halen ziraat yapılmaktadır.
            Acemlerden önce İslamlar devrinde Hazreti Ömerül-Faruk zamanında ehli İslam eline geçen Kiğı, İslamlardan önce Roma hakimiyetinde bulunuyordu. Ebu Ubeyde’nin Başkumandanlığı zamanında Halit Bin Velit Kiğı Kalesini Roma Hanedanından Kiğa’nın oğlu Talon’dan teslim almıştır.

 Kiğı Camii:


Kiğı Camii, kasabanın en eski eserlerindendir. Minaresinin üstünde, Arap harfleriyle yazılı bir yazıdan; bu eserin, Bayındırlı Pir Ali Bey Bin İbrahim Bey tarafından Hicri 700 tarihinde inşa ettirildiği anlaşılmaktadır. Aynı bir kayıtta ise, bilahare yıkılan minarenin, Hacı Hasan tarafından tamir ettirildi ve Pir Ali Beyoğlu Pilten Bey tarafından da caminin onarıldığı yazılmaktadır. Akkoyunlular devrine isabet eden bu tarihten de anlaşılacağı gibi Kiğı’nın bir Akkoyunlu şehri olduğu meydana çıkmaktadır.
Camu tek minareli ve tek şerefelidir. Avlusunda Kiğı eşrafından Hacı Mehmet Efendi’nin (Zermek Şehzadelerinden) kabri bulunmaktadır. Bu zat ilmi ve üstün zekası ile tanınmaktadır. Aynı zamanda biniciliği ve silahşörlüğü ile de meşhurdur. Kaza Malmüdürlüğü ve Kaymakamlık vekaleti görevlerinde de bulunmuştur. Hacı Mehmet Efendi 1884 yılında pedevi şeyh Yusuf Efendi vasıtasıyla Palulu Şeyh Mahmudi Samini hazretlerinden icazet almış ve konağı yananda bir mescit ile kütüphane yaptırmıştır. Vefatı dolayısıyla civan il, ilçe ve köylerden binlerce insan kasabaya dolmuş ve cenazesi büyük ve görülmemiş bir merasimle kaldırılmıştır.
Mürsel Paşa Abidesi:



Kiğı ilçesinin Çanakçı Köyü'nde bulunmaktadır, Birinci dünya harbinde Rus ordularının ricatı Kiğı ve dolaylarından başlamıştır  o civarda meydana gelen muhteşem çarpışmalar ve harp şehitlerimizin anısına dikilmiştir Çanakçı dolaylarında düşmanla kahramanca çarpışan Mehmetçiklerimiz, Burada büyük mücadeleler vermiş ve canları pahasına bu toprakları savunmuşlardır.
Abide de ismi geçen Mürsel Paşa birinci dünya savaşın sırasında 5. piyade Komutanı olarak Kiğı ve dolaylarında da görev yapmıştır, Mürsel Paşa soyadı kanunundan sonra alınmasında büyük emeğinin olduğu Bakü şehrini soy isim olarak almıştır.
Mürsel Bakü (1881-1945) I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı'nda önemli görevler üstlenmiş, Bakü ve İzmir şehirlerini düşman işgalinden kurtarmış, sonrasında bir dönem milletvekilliği yapmıştır. 9 Eylül 1922 sabahı, 1. Süvari Tümeni'nin komutanı olarak İzmir'e ilk giren Türk generalidir.1881 yılında Erzurum'da doğdu. 1904'de Harp Akademisi'ni bitirdi ve mümtaz yüzbaşı oldu. I. Dünya Savaşı sonundaki dönemde Batum'da 5. Kafkas Piyade Tümeni komutanlığı yaptı. Eylül 1918'de Nuri Killigil Paşa'nın komutasındaki Kafkas İslam Ordusu ile Bakü Muharebesi (1918)'ne katılarak Bakü'nün Ermeni Taşnak'larından ve Bolşevik'lerden kurtulmasını ve 28 Mayıs 1918'de kurulmuş olan Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti hükümetinin Gence'den Bakü'ye taşınmasını sağladı.
          Birinci Dünya Savaşı'nın bitiminde İngilizler tarafından tutuklandi ve Malta sürgünleri arasında yer aldı. Dönüşünde Anadolu'ya geçerek Kurtuluş Savaşı'na katıldı. Büyük Taarruz'da 1. Süvari Tümeni'ne komuta etti ve Mirliva olarak generalliğe terfi etti.
15 Eylül 1918'de Bakü'de Osmanlı sancağını göndere çeken Mürsel Bakü Paşa, 4 sene sonra İzmir'e giren ilk Türk generali olarak Türk bayrağını Hükümet Konağına çeken Yüzbaşı Şerafettin'e komutanlık etti.
7. Kolordu Komutanlığına bir süre vekaleten baktı. Bu sürede Şeyh Said İsyanının bastırılmasında hizmetleri oldu.
TBMM 8. Dönem'de Kocaeli milletvekilliği yaptı. 1945'de İstanbul'da vefat etti
Abidedeki şiirin önemli bir kısmı Kaymakamlığımızca yapılan çalışmalar sonrası çevrilmiştir. Şiirde düşmana karşı koyan Mehmetçiğe methiyeler ve buradaki çarpışmaların azameti dile getirilmiştir.


Geldi a’da a’zam kuvvetle
Mülk-i İslamı zabta savletle
Din-i İslamı, milleti düşmen
Muhavver saldırdı gayz u şiddetle
Siz fakat gerdinizdi sinenizi
Mevte her lahza bir şehametle
Kelle, kurşun ve bomba, süngü, kılınç
…………….. uğratmamışdı ? haysiyetle
Açlığa, ……………., hastalık, soğuğa
…………….. metanetle
Ve fakat  ……….. ……………………….
…………….. mehabetle
…………………… yazdı
Kahrediniz ………………… şehametle
Zilhicce 1335
Eylül 1917

        Selenk Köprüsü


         

.


            Selenk Köprüsü Peri suyu üzerinde, Kiğı ilçe merkezine 5 kilometre uzaklıkta inşa edilmiştir. Osmanlı döneminde II. Abdulhamit Han zamanında yapılan köprü 4 metre genişliğinde ve 28 metre uzunluğundadır. Selenk Köprüsü Osmanlılar döneminden itibaren ilçenin çevre ile bağlantısını sağlayan önemli bir görev yürütmektedir. Günümüzde Selenk Köprüsü'ne yakın bir yerde ikinci yol olarak alternatif bir köprü daha yapılmasına rağmen, hala eski ihtişamını koruyan Selenk Köprüsü'nün sadece korkuluk demirlerinin bir kısmının kırıldığı, geri kalan kısmının ise ilk günkü kadar sağlam olduğu gözlenmektedir.

Kaynak : http://www.kigi.gov.tr/
Puanlama:

0 yorum:

Yorum Gönder

Kayıtsız kullanıcılar anonim seçeneği ile yorum yapabilirler.Unutmayın yorumlarınız yönetici onayından geçecektir.