Balıkesir Erdek Tarihi ve Turistik Yerleri ~ Tarihi ve Turistik Yerler

Balıkesir Erdek Tarihi ve Turistik Yerleri


KURBAĞALI PLAJI

Şık yazlık evlerin bulunduğu, yemyeşil cıvıl cıvıl insanların şenlendirdiği plajdır. Sahile paralel uzanan yürüyüş bandında, sabah akşam yürüyen, koşan sporseverler kurbağalı plajını tercih ederler. Askeri gazinoyu geçince başlayan plaj Seyit Gazi Tepesinin eteklerinde son bulmaktadır. Yürüyüş bandı boyunca ağaçların gölgesinde hem soluklanmak hem de eşsiz Erdek Manzarasını izlemek için oturma alanları bulunmaktar. Kurbağalı Plajının sonunda bulunan şık yapı Arteka Taş Restoran’a aittir. Erdek’in ılık yaz akşamlarında lezzetli mezeleri ve yemekleri, kaliteli şık sunumu ile Arteka Taş Restoran Erdek’in son noktası olan Seyit Gazi Tepesinin eteklerine çok yakışmıştır

SEYİTGAZİ TEPESİ

Tüm Erdek’i denizi güneşi her bir noktayı alabildiğine gören bu tepe yüzyıllardan günümüze çeşitli amaçlarla kullanılmış. Eteklerinde hala kale surlarının yıkıntılarının bulunduğu tepede, doğanın yaptığı çok sayıda mağara ve köprüler bulunmakta. Seyit gazi Tepesinin en üst noktasında eski kilisenin temel kalıntıları mevcuttur. Biraz ilerisinde ise Seyit Gazi Türbesi olarak bilinen bir türbe vardır. Halk arasında bu türbeye yürüyerek çıkan ve dua edenlerin dileklerine kavuşacağı söylenir. Türbenin ayakucunda çok sayıda mum, çevresindeki birçok ağacın da gelin gibi süslü olduğu gözlerden kaçmamaktadır. Bu tepede kayalar arasına inşa edilmiş dört bin kişilik eğlence merkezi Kaya The Rock disco. Adını o tepede yaşayan bir evsizden alan Robinson Bar, eski surların içine gayet şık biçimde yerleştirilmiş ve Erdek’in hatta Türkiye’nin gözde eğlence mekânları arasında yerini almıştır.

ZEYTİNLİ ADA (KERA PANAGİA)

Erdek’in sembolü haline gelmiş Zeytinli Ada nereye giderseniz gidin her yerden görünür. Kıyıdan sanki elinizle dokunacağınız kadar yakında görünen ada adını üzerinde bulunan iki zeytin ağcından almakta. Ada üzerinde M.S.500’lerde inşa edildiği sanılan Meryem Ana Kilisesi bulunmaktadır. Doğu kilisesi, Manastır (büyük Kilise),iki ayazma, iki hamam, yeraltı kilisesi, kayıkhane, fener, erzak deposu ve Kybele Kutsal Alanından oluşmaktadır. Altıgen yapılı vaftiz hanesi Anadolu’daki Ortodoks mimarisinin en büyük vaftiz havuzuna sahiptir. Hac amacı ile Meryem Ana adına inşa edilmiş olup, yekpare ince damarlı beyaz mermerden oyulmuştur. Adada bulunan kaynak suyu şifalıdır. Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde adadaki ılıca suyunun göz hastalıklarına iyi geldiğinden bahsedilmektedir.2006 yılından günümüze üzerine kazı çalışmaları devam eden Zeytinli Ada Meryem ana Kilisesine ait Meryem Ana İkonasının Fener Rum Patrikhanesinde sergilenmektedir. Yakında arkeopark olarak ziyarete açılacaktır.

ÇUĞRA(ÇİĞURA)

Erdek’in en ünlü plajı Çuğradır. Bu bölgede Erdek’in otel, motel ve konaklama tesisleri bulunmaktadır. Göz alabildiğine altın gibi incecik kumu, hemen derinleşmeyen pırıl pırıl denizi, Kapıdağ’ın eşsiz manzarasını arkasına almış Çuğra özellikle yaz aylarında gerek turistlerin gerekse Erdek’te yaşayan binlerce kişinin denize girmek güneşlenmek için akın ettiği en önemli yerlerden biridir. Çuğra plajının paralelinde palmiye ağaçları ile süslenmiş yürüyüş bandı özellikle akşamüstü bisikletle gezenleri, yürüyüş yapanları ağırlar. Çevresinde bulunan otellerin kafe, restoran ve barlarının dışında sardunyalarla süslü kır kahvelerinde Erdek’in zeytinleri zeytinyağları ve leziz balıkları sunulur.

KASTRİ MEVKİİ & KAMPLAR PLAJI

Erdek’in girişinde yemyeşil zeytin ağaçlarının çevrelediği yerleşim yerlerinden biridir.Özellikle yaz aylarında yazlık sitelerin, villaların sakinlerinin yazlık olarak tercih ettiği, Gedeve’de kamu kurum ve kuruluşlarına ait yaz kampları bulunmaktadır. Gedeve Mevkii bu özelliği nedeni ile Kamplar bölgesi olarak da bilinir. Otel, motel, pansiyon yanı sıra kır kahvesi ve kır lokantalarının bulunduğu sahil Kurbağalı ve Çuğra plajına göre daha sakin yapıya sahiptir. Mavi bayraklı tesislere de ev sahipliği yapan plaj sığ ve tamamen kum denizi, çevreleyen sahili iğde ağaçları gölgelenmektedir.

ÇİFTE OLUK(AYİA APOSTOLİ)

Erdek kamplar bölgesinden köylere doğru giderken yolun sağ tarafında bir tabelada Apostol Kır gazinosu yazar. Burası gerek tarihi gerekse doğa açısından Erdek’in en önemli noktalarından biri. geçmişte burada Ayia Apostoli isimde küçük bir kır kilisesi varmış. Yaşlı çınar ağaçlarının dibinde kaynayan berrak su geçen yüzyılın sonlarına doğru hazne içine alınmış, çifte oluklu çeşmeden akıtılmaya başlanmış.çeşmenin yalak olarak kullanılan bölümü mermer bir lahitten yapılmıştır. Küçük koruluğun içinde bulunan dev çınar ağacının gövdesinde bulunan ve mağarayı andıran delik insanın geçebileceği kadar büyüktür.Erdek’te yaşayan insanlar özellikle Hıdrallez Günü(Baharın gelişi nedeni ile yapılan kutlama)Apostol’da piknik yapar,çifte oluklu çeşmeden su içer dua eder dilek tutarlar sonrada ortasında delik bulunan çınar ağacının içinden üç kez geçerler.Çınarın içinden o kadar çok insan geçmiş ki oyuk cilalanmış kadar parlak ve kaygandır.burada dilek tutan kişilerin dileklerinin gerçekleştiğine inanılır.

KYZİKOS ANTİK KENTİ

Kapıdağ Yarımadası’nın kuzey kesiminde yayılan bir zamanların görkemli yerleşimidir. Günümüze. İnsan ve doğa tahribatına uğramış olarak gelebilmiştir. Kentin görkemli yapılarının ve uygarlık birikimlerinin izleri toprak derinliğinde hala varlığını korumaktadır. Thessalia’dan göç ederek buraya gelen Dolionlar tarafından kurulduğu bilinmektedir. Kent, ismini Argonautlar efsanesinden esinlenmeyle kurucu Kral Kyzikos’tan almaktadır. Efsaneye göre, Kyzikos’u ziyaretlerinde Argonautlar dostça karşılanır, ağırlanırlar. Daha sonra kentten ayrılan Argo gemisi, ters yönde esen rüzgârın etkisiyle gece karanlığında tekrar Kyzikos kıyılarına sürüklenir. Durumdan habersiz olan ve bir saldırıya uğradıklarını sanan Kyzikoslular’la Argonautlar arasında yapılan şiddetli çarpışmalarda kral Kyzikos öldürülür, bunun üzerine kent daha sonra, Palasgo’ların eline geçer. Kyzikos’un bilinen tarihi ise İ.Ö.8.yüzyılda İonia’nın önemli kentlerimden biri olan Milet’in burada bir kolini kurmasıyla başlar ve izleyen dönemlerde kent gittikçe önem kazanır. İ.Ö.675 ‘de ise bu koloni genişletilerek daha kapsamlı bir kimliğe büründürülür. İ.Ö.6.yüzyılda bölgenin Priapos, Arteka ve Prokonnesos gibi kentleriyle birlikte Lidyalılar tarafından vergiye bağlanan kent, pers Kralı Kyros’un Lidya’yı yenmesi üzerine Daskyleiondaki satraplığa bağlandığı öğrenilmektedir.

KİRAZLI MANASTIR(PHANEROMENİ)

Strabon, Kyzikos’un ardındaki Dindymon Dağında ana tanrıçaya adanmış. Ortodoks geleneğine göre de manastır eski bir tapınağın yerinde kurulmuştur. Anadolu’da eski tapınakların ve kutsal alanların başka dinlerce de sahiplenmesi sıkça görülür; örneğin burada Ana Tanrıça’ya adanmış bu tapınağın Hıristiyanlarca İsa’nın Anası olarak kabul edilen Meryem Anaya adanmış olması çok anlamlıdır. Eskiden yöredeki Rumların dini merkezi olan manastır Havari Lukas’ın eseri olduğuna ve mucizeler yarattığına inanılan Panagia Faneromeni (Faneromeni Meryem’i) ikonasından medet uman binlerce kişi tarafından ziyaret ediliyordu.Şimdiyse bu ünlü ikona İstanbul’da Fener Rum Patrikliğinin katedralinde sergilenmektedir. 1922 yılında terk edilen manastır ağaçların arasında kaybolmuştur. İyice yaklaşmadan kendini göstermez. 1895 yılından inşa edilmiş 99 odalı görkemli binasından geriye yüksek duvarlarla, büyük oranda yıkılmış bir kilisenin kalıntısı ulaşmıştır Kiralı Manastır çevredeki tabiatın güzelliği, hemen yanından geçen suyun ve doğanın güzel sesleriyle birleşince sanki oraya özgü müzik çalıyormuş duygusu uyandırmakta. Özellikle sonbahar ve ilkbaharda görülmemiş rengârenk çiçeklerin süslediği Manastır ve çevresinin ahenkli güzelliği, belki de insanların yüzlerce yıldır orada ibadet etmelerinden kaynaklanan, gezenlerde huzur ve uhrevi duygular uyandırmasına neden oluyor

KLEİTE DERESİ

Antik şehrinin kalıntıları arasında iki ayrı su kaynağı bulunmaktadır. Bunlardan birisi Kleite adı verilen ırmaktadır. Amfiteatr yıkıntısının hemen ortasında geçer. Efsaneye göre Kraliçe Kleite genç kocası Kral Kyzikos’un ölümü ile derin acıya boğulmuş ve o kadar çok ağlamıştır ki gözyaşlarından Kleite deresi oluşmuştur. Diğer bir efsaneye göre ise Kral Kyzikos’un ölümünü duyan kraliçe üzüntüsünden kendini asmış ardından ağlayan perilerin gözyaşlarıyla Kleite deresi oluşmuştur.

KOCA ÇINAR(FONS CUPİDİNİS)

Bölgeye bu gün ki adını veren yaşlı çınar ortası yarık çok yaşlı ve dalları yumruludur. Osmanlı Sultanlarından Orhan sultanın oğluna sığınaklık eden ihtiyar çınar günümüze kadar gelmiş doğa harikasıdır. Eski harabelerin arasında yükselen ulu çınarın hemen yanından akan dere efsaneye göre Unutma Deresi’dir Aşk acısı çekenlerin suyundan içmeleriyle aşk acılarının hafiflediğine inanılır. Dere Kyzikos Antik kentinin altıgen kulelerinin hemen dibinden kaynamıştır.

KAPIDAĞ KÖYLERİ

Erdek’i ziyaret edenlerin mutlaka gezmeleri gereken kıyı ve dağ köyleri gerek doğal, gerekse kültürel anlamda kendini korumayı başarmış özel yerlerdir. Rengârenk giysileri ve hala sürdürdükleri alışkanlıkları ile kültürlerini günümüze kadar getirmiş çok sayıda köyde Mübadele yıllarının izlerini görmek mümkün. Eski Rum evleri ve kiliseleri hala durmaktadır.

Kıyı köylerinde halk balıkçılık, zeytincilik yaparak geçimini sürdürür. Özellikle yaz aylarında pansiyonculuk yapmaktadırlar. Evlerini apart olarak kiraya veren köy sakinlerinin hazırladığı odalar son derece mütevazi ve bir o kadar da temizdir. Kendilerinin ürettikleri, zeytinyağı, zeytin, zeytin sabunu dışında, turşu, salça, erişte tarhanaları satmaktadır. Köylerde taze süt, yumurta gibi çok sayıda doğal ürünü kolayca bulmak mümkündür.

Dağın taşın zeytin ağaçlarıyla kaplı olduğu Kapıdağ’ın zeytin dışında kirazları, kestaneleri ve kırmızı soğanları da çok meşhurdur. Dağ köylerinde Haziran ayında yapılan kiraz bayramında, dallarındaki kirazların yerlere kadar sarktığı herhangi bir kiraz ağacını kiralayıp doyasıya kiraz yenebilir, gölgesinde piknik yapılabilir. Kapıdağ’da yetişip dünyanın dört bir yanına dağılan kırmızı soğan, özellikle balık sofralarının baş tacıdır. Tatlı sulu lezzetli olan kırmızı soğanı Erdek ve Kapıdağ’a gelen herkes mutlaka satın almalıdır.



Kayanak: http://www.erdek.bel.tr
Puanlama:

1 yorum:

  1. Avşa Konaklama

    Avşa adası otelleri bakımından oldukça zengindir. Avşa adasında konaklama yapmak isterseniz pek çok tercih edeceğiniz seçenek vardır. Bütçenize göre uygun yerler bulmanız da oldukça kolaydır bu cennet adada. Otel, motel ve pek çok pansiyon burada yer almaktadır.

    Sizlerde huzurunuzu doğa cenneti bir yer ile buluşmasına tanık olma istiyorsanız Avşa adasına bir uğrayın. Bu yaz harika bir tatil geçirmeni için tercih edebileceğiniz en iyi yerler arasında bu şirin ada. Ailenizle birlikte doğanın tadını çıkararak, nefis bir tatil geçirmek için hemen hazır olun.

    YanıtlaSil

Kayıtsız kullanıcılar anonim seçeneği ile yorum yapabilirler.Unutmayın yorumlarınız yönetici onayından geçecektir.