Ardanuç Tarihi ve Turistik Yerleri ~ Tarihi ve Turistik Yerler

Ardanuç Tarihi ve Turistik Yerleri

Ardanuç cehennem deresi
Ardanuç'un Eski Adı ve Anlamı

Vaktiyle Ardanuç Gevher-Nik Kalesi'nde bir Hıristiyan bey otururmuş.Bu bey bir gün oğlu ve yanındaki adamları ile köyleri gezerken, beyin oğlunu  gözü Klarcet köyü'nde koyun sağmakta olan bir çoban kızına takılmış. Beyin oğlu Kale'ye döndüğünde yemeden içmeden kesilmiş, sararıp solmaya başlamış.Babası ne annesi oğullarına bunun nedenini sormuşlar. Oğlan da anasına açılmış.Çoban kızına aşık olduğunu söylemiş. Durum Kral'a iletildiğinde "bunun için mi kendini harap ediyorsun, isteriz alırız" demiş ve hemen elçi göndermiş. Çoban elçilere uygun bir dille, "kendilerinin Müslüman olduklarını Kralın oğlu dahi olsa kızını vermesinin mümkün olamayacağını" anlatmış. Elçiler gelip durumu Kral'a bir bir anlatmışlar. Kral öfkelenmiş: “Bir hafta içinde düğün yapılacak. Filan gün gelin almaya geleceğiz, hazırlıklarını tamamlasınlar” demiş. Çoban bu habere çok üzülmüş.

Kızına olup bitenleri anlatmış. Kızı ata bindirmişler ve düğün alayı Kale’ye doğru hareket etmiş. Yolda sürekli ağlayıp göz yaşı döken gelin kız bir yerde düğün alayını durdurup dinlenmek istediğini bildirmiş. İsteği derhal yerine getirilmiş. Gelin, hararetinin çok olduğunu , canının nar istediğini söylemiş. Hemen koşup komşu köyden nar getirmişler. Narı ısırmış ve “bu ne kadar ekşi nar” demiş. O köyün adı artık o günden sonra Ekşinar Köyü olarak kalmış. Yola devam eden gelin alayı tam Kale’nin önüne geldiğinde gelin tekrar alayı durdurmuş. Bu esnada Kralın oğlu da Kale’den aşağıdaki gelin alayını seyretmekte ve sevinçle gelini beklemekte imiş.Gelin, “bir dua yapacağım herkes amin desin” demiş. Gelin şöyle dua etmiş: “Yarabbim! Beni Müslüman olarak yaratmakla şereflerinin en büyüğünü bahşettin. Beni gavur bir padişahın oğluna kısmet edeceğine burada canımı al” demiş. Ve oracıkta can vermiş.Kara haber kralın oğluna ulaştırıldığında çok üzülmüş ve bir yandan da bir çoban kızının kendisini kralın oğluna layık görmemesine çok ar etmiş. Kendisini kayalardan aşağı atmış. Olayı gözyaşları ile seyredenler “ Arından uçtu” demişler. O günden sonra “Arından uçtu” sözü dillerde değişime uğrayarak “ Ardanuç” şeklini alır ve Kale çevresinin adı olur.

Ardanuç (Gevhernik) Kalesi

Ardanuç ilçesi, Adakale mevkiinde yer almaktadır. Kalenin ilk yapılaşması M.Ö. ki dönemlerde başlamıştır. Bagratlı Krallığı, Çıldır Atabekleri ve Osmanlıların yönetim yeri olarak kullanılmıştır. Yöredeki en önemli kalelerden birisi olup, iç kalesi ve etrafı surlarla çevrili şehir yapısı ile tek örnektir. Geçmiş dönemlere ait çeşitli kalıntıların yanı sıra Kanuni Sultan Süleyman’a ait kitabesi ile de dikkat çekmektedir. Ardanuç Adakale mevkii, Gevhernik Kalesi, İskenderpaşa Camii ve Türbeleri ile tarihi bir mekândır.

Ferhatlı (Kalmaklı) Kalesi
Bu kale Ardanuç´un 5km batısında Ferhatlı (Ahıza) Köyü´nde bulunmaktadır ve Ferhat ile Şirin´in efsanesinin geçtiği söylenmektedir. Şu sıralar  kaleye Ardanuçlu define arayıcıları tarafından zarar verilmiştir. Yapım tarihi kesin olmamakla birlikte bugüne kadar hiçbir kez onarım görmemiştir.

Köylüler Ferhat ile Şirin´in efsanesini anlatırken köyün isminin de bu efsaneden geldiğini vurgulamışlardır.

Ferhatla Şirin´in buluştuğunun söylendiği bu kale şu anda terk edilmiş, kendi haline bırakılmış bir vaziyette.

Kolarçet Kalesi
10. yüzyılda yapıldığı tahmin edilen Kolarçet Kalesi, Ardanuç´un 8km güneybatısında Bereket (Kılarçet) Köyü´nde bulunmaktadır.,
Petoban Kalesi
Ardanuç Aşağı Irmaklar (Hisarlı) Köyü´nde ve Ardanuç´un 13km kuzeydoğusunda bulunan Petoban Kalesi'nin yapım tarihi henüz kesinlik kazanamamıştır.
Petrik İsman Kalesi
Yapım tarihi kesinlik kazanamayan Petrik İsman Kalesi, Ardanuç'un  Kutlu Köyü'nün Bağlar Mahallesi sınırları içerisindedir.
İskender Paşa Camii
İskender Paşa Camisi, belki de Artvin'de yapılan ilk camidir. Bu nedenle çok önemli bir camidir. Cami 3.Halife Hz.Osman döneminde,7.yüzyılda Müslüman Araplar tarafından yapılmıştır. 1551 yılında Ardanuç Kalesi'ni fetheden Erzurum Beylerbeyi Çerkez İskender Paşa tarafından onarılmıştır; çünkü Cami Akkoyunlular'dan sonra kullanılmaz hale gelmişti. Bu onarımdan sonra cami 1553 yılında ibadete açılmıştır. Çerkez İskender Paşa, caminin sürekliliğini koruyabilmesi için, mahallinde yaptırdığı gelir getiren bazı ticari eserleri camiye bağışlamıştır. 18.yüzyılda camiye sürekli yardımda bulunan Hasan Efendi tarafından onarılmıştır. Caminin batısında, Osmanlı zamanında inşa edilen 3 tane türbe bulunmaktadır. Bu türbede gömülü kişilerin Ahıska Çıldır Beylik ailesinden kişilerin olduğu tahmin edilmektedir. Caminin dışa yansımayan 4 ahşap direk üzerine oturtulmuş kubbesi ise oldukça ilginçtir.

Kaynak: http://www.karadenizgezi.net/Artvin_Tarihi_Eserleri.htm
Kaynak2: http://www.ardanuc.bel.tr/sayfa/135-tarihce.html
Puanlama:

0 yorum:

Yorum Gönder

Kayıtsız kullanıcılar anonim seçeneği ile yorum yapabilirler.Unutmayın yorumlarınız yönetici onayından geçecektir.