ANTALYA SERİK TARİHİ YERLERİ ESERİ VE TURİSTLİK MEKANLARI

Serik İlçemizin toprakları deniz kıyısından başlayarak Serik Ovası ile bunu kuzeyden kuşatan hafif dalgalı tepelik alanlar kaplar. İlçemizin kuzey sınırı üzerinde de Batı Toroslar’ın dik yamaçları yükselmeye başlar. Serik İlçemizde yazlar sıcak, kışlar ise ılık ve bol yağışlı geçer. İlçemizin en önemli akarsuyu olan Köprüçayı( Eurymedon) Beyşehir ve Eğirdir Gölleri arasında ormanlarla kaplı çok dağınık bir bölgede bulunan Sari İdris Dağı’ndan kaynağını alarak kuzey-güney yönünde uzanan bütün mecrası boyunca çok sarp, dik meyilli, tamamen ormanlarla kaplı dağlık sahaların derin vadilerinden 156 km’lik bir yol yaparak, vücuda getirdiği genişçe alüvyal deltada Akdeniz’e dökülür. İlçemizin toprakları çok verimlidir.
Serik İlçemiz, son 15 yılda Antalya Bölgesi’nin en temiz kumsalına sahip olan Belek Bölgesi’ne çok sayıda turizm tesisinin (otel, tatil köyü vb.) kurulması ile turizm merkezi haline gelmiştir. Bölgemizde faaliyet gösteren turizm sektörü, bölgemizin kalkınmasına, çok fazla katkıda bulunmaktadır.


SERİK TARİHİ


Serik İlçemiz, önemli bir Pamfilya kenti olan Aspendos´u barındırmaktadır. Serik kenti M.S. II. yy. da Bergama Krallığı´na bağlı olarak bugünkü Yanköy yakınlarında bulunan "Sillion" (Koçhisar Tepesi) da ve Belkıs Köyünde (Aspendos) olmak üzere iki yerde kurulmuştur. İlk ismi bastığı sikkeler üzerinde de görüleceği gibi Esivediiys’dir. Persçe at ve kutsal yer anlamına gelen Aspa-at, Spanta sözcüklerinden türediği belirtilir. Çünkü Aspendos, antik dünyanın en iyi atlarını yetiştirmekle ünlüydü. Şehrin kurulusunun M.Ö 10.YY’a rastladığı tahmin edilmektedir. M.Ö.2.YY’in baslarından itibaren Romalıların hakimiyeti görülür. Şehir M.S. 7.YY’da Arap saldırılarına uğrar ve terk edilir. Aspendos Tiyatrosu, antik dünyadan bu güne kadar gelebilmiş en sağlam tiyatrodur. M.S.2.YY’da Aspendoslu Theodoros’un oğlu Mimar Zenon tarafından yapılmıştır. Tiyatro Curtius Kardeşler tarafından imparator Marcus Avrelius’a ithaf edilmiştir. Selçuklular zamanında tiyatro restore edilmiş ve kervansaray olarak kullanılmıştır. En önemli özelliği mükemmel akustiğin olmasıdır. Öyle ki, yere bırakılan metal para ya da yırtılan bir kağıdın sesini en üstteki oturma sırasından duymak mümkündür. Tiyatronun seyirci kapasitesi 15.000 kişidir. Mükemmel akustiğe sahip Aspendos Tiyatrosu, önemli sanat etkinliklerine ev sahipliği yapmıştır
İlçemiz sınırları içerisinde bulunan Sillyon Antik Kenti, Aksu´nun 13 km kuzeydoğusunda Yanköy yakınlarındadır. Kent, Aspendos ve Perge yönünde, yüksekte duran bir plato üzerine, M.Ö. 14.yy.da kurulmuştur. Çeşitli uygarlıkları yaşayan kentten Selçuklular da yararlanmıştır. Stadyum, gymnazium, kuleler, Selçuklu Mescidi ve sahne kısmı yok olan bir tiyatro geriye kalan kalıntılardır.
1817 de yerleşim bölgelerinin çok aralıklı olması nedeniyle önceleri "Seyrek" adı ile anılmış, 1950 yıllarına doğru "Serik" olarak adlandırılmıştır.

SERİK´te TURİZM

Zeytintaşı Mağarası, İlçemize bağlı Akbaş Köyü sınırları içindeki Zeytintaşı Tepe’sinin Güney yamacında bulunur. Denizden 220 m. yüksekliktedir. Mağara, 14 m. Derinlikte ve çift katli olup, üst kat uzunluğu yan dehlizlerle birlikte 136 m. alt kat 97 m. uzunluğundadır. İçinde oluşumu devam eden sarkıt, dikit ve sütunlar her türden damlataşlar ile kaplıdır. Mağara, eni 0.03 m. Ve uzunluğu 0.70 m.’yi bulan makarna sarkıtları ile eşi ve benzeri bulunmayan karakteristik özelliklere sahiptir. Akarsularla yarılarak askıda kalan mağara, plipser ve reliyef sisteminin karakteristik bir seklidir. Mağara alttan ve yandan geçirimsiz birimlerce kuşatılan Sura-Kratase yaşlı kireçtaşları içinde belirgin bir fay hattı üzerinde gelişmiştir. Mağara Antalya İlimize 54, Serik ilçemize 16 km. uzaklıktadır.
Ayrıca Serik İlçemiz, turizmin cazibe merkezi olmasının yani sıra, Dünya’nın ikinci Avrupa’nın birinci büyük kapalı modern sinema stüdyolarına sahiptir. Yakın bir gelecekte turizmde olduğu gibi, sinema sektöründe de Yüksekokulumuzda yetişecek olan kalifiye ara elemanlarımız, teknoloji harikası modern stüdyolarımız, film çekimine en uygun essiz doğal güneş ışığımız ve konaklama tesislerimiz sayesinde Serik Bölgemiz her yönüyle cazibe merkezi olmaya aday bir bölgemizdir.


Serik İlkçağda Pamphylia bölgesinde yer almıştır. Sınırları içinde Aspendos(Belkıs ) ile Silyon (Asar,Yanköy Hisarı) gibi tarihi yerleşim yerleri bulunmaktadır. Bu şehirler arasında kurulan yol sistemi bölge, Kesik beli yolu ile Bayşehir Bölgesine, Döşeme Yolu ile Burdur’a ve Yenice Boğazı ile Elmalı Yöresine bağlanmıştır. Anadolu Selçuklu Devleti 1207 yılında Antalya’yı, 1221 yılında Alanya Şehrini fethedince; doğal olarak iki şehir arasında kalan tarihi Silyon kenti Türklerin eline geçti. Türkler buraya Karakiar-ı teke adını vermişlerdir. Ayrıca antik şehre bir Selçuklu Mescidi yaparak bölgeye kendi damgalarını mimari açıdan vurmuşlardır. Şehrin bulunduğu yerin yüksek ve havadar olması Türklerin yerleşmesi açısından uygun bir yer olarak görülmüştür. Karahisar’da yaşayan Türkler genellikle hayvancılıkla geçinirlerdi. Azda olsa Antalya Limanı vasıtasıyla ticaret yaptıklarına dair kayıtlara rastlamaktayız. Çünkü Selçuklular döneminde Anadolu’nun boydan boya ticaret yollarıyla örülmüş durumdaydı.

Antalya Bölgesinde Selçuklular yol sistemi olarak ilkçağdan kalan yol sistemini kullanmışlardır. Karahisar-ı tekke’de oturan Türkler Antalya ile sıkı bir ilişkide bulunurken, bölgenin diğer yerleşim birimi olan Aspendos’ta yaşayan insanların aynı aktiviteyi pek yapmadıklarını tespit ediyoruz. XIV.yy.başlarında memleketin bazı yerlerini gezmeye çıkan Antalya Bey’inin tedbirsizliğinden yararlanan Hamid oğlu Dündar Bey, 1301 yılında şehir ve kaleyi alarak kardeşi Yunus Bey’e vermiştir. Böylece Antalya’da Hamit Oğulları dönemi başladı. Antalya’nın doğusunda bulunan ve Teke karahisar-ı denilen korunaklı hisar ve civarı Yunus Bey’in kölesi Zekeriya’ya verilmiştir. Bölge 1393 yılında Osmanlı Sultanı Beyazid tarafından fethedilerek, oğlu İsa Çelebiye sancak olarak verilmiştir.

1402 yılında cereyan eden Ankara Savaşından sonra Hamit oğullarından Osman bey, Antalya dışında bölgeyi ele geçirmiş ve İstanos’u kendisine merkez yapmıştır. II.Murat Döneminde 1423 yılında Hamit Oğlu Osman bey ile karamanoğlu II.Mehmet ittifak yaparak, Antalya’yı almak istedilersede başarılı olamamışlardır. Çünkü Antalya Sancak bey’i Hazma Bey, bu ittifak haberini alınca İstanos’ta bulunan Osman Bey’i ani bir baskınla yok etmiştir. Karamanoğlu Mehmet Bey şehri alma fikrinden vazgeçmeyerek tek başına Antalya şehrini kuşatmıştır. Saldırı sırasında atılan bir gülle parçasının başına isabetiyle önce yaralanmış sonra vefat etmiştir. Beylerinin yaralandığını gören karamanlı askerler kuşatmayı kaldırmışlardır. Bu olay üzerine Teke Bölgesi Karahisar-ı Teke’de dahil Osmanlı devleti’nin kontrolüne geçmiştir.
Kaynak:http://serik.meb.gov.tr/www/serik-tarihcesi/icerik/5
Puanlama:

0 yorum:

Yorum Gönder

Kayıtsız kullanıcılar anonim seçeneği ile yorum yapabilirler.Unutmayın yorumlarınız yönetici onayından geçecektir.