ANTALYA KORKUTELİ TARİHİ YERLER ESERLER VE TURİSTLIK MEKANLARI ~ Tarihi ve Turistik Yerler

ANTALYA KORKUTELİ TARİHİ YERLER ESERLER VE TURİSTLIK MEKANLARI

Korkuteli'nin Tarihi:

Antik çağda Psidia sınırları içinde yer alan ve Pamphylia’ya komşu olan yöre Makedonya, Roma ve Bizans yönetimlerinden sonra 12. yüzyılda Anadolu Selçuklularının eline geçti.  Stanos adıyla anılan ve Tekeoğullarının merkezlerinden olan yerleşme, daha sonra Hamidoğullarının yönetimide girdi. 16. yüzyılda da Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katıldı ve İstanos adıyla anılmaya başlandı. Teke sancağına bağlı olan İstanos II. Beyazid’in (Yıldırım Beyazıt) oğlu Korkud’un ( Korkud Çelebi, Osmanlı şehzadesi, d: 1470 Amasya, ö: 1513 Kütahya) burada sancak beyliği yapmasından dolayı zamanla Korkudili veya Korkudeli olarak anıldı. 1879 da Nahiye olan yerleşme 1915 te Korkuteli ismiyle İlçe ve Belediye yapıldı.
Osmanlı döneminde kışlık yerleşim alanı olarak kullanılan Alaeddin Mahallesinin 1) adı Anadolu Selçuklu hükümdarı Sultan Alaeddin’e dayanır.  Kentin 3 km batısındaki Alaeddin Camisi, I. Keykubad tarafından yaptırılmıştır. Günümüze yalınıca minaresi ve kapısı ulaşan caminin yazıtında Kuyucu Murad Paşa tarafından tekrar yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Bu camiye çok yakın olan Emir Sinaneddin Medresesi ise 1319’da Hamidoğulları tarafından yaptırılmıştır. İlçedeki tarihsel kalıntılardan en önemlisi ise Güllük Dağı Milli Parkı içindeki Termessos kentidir.

 (Kaynak: Ana Britannica, Cilt 13, Sayfa 532-533)

  İstanoz Şehri Yaylağı (Korkuteli):

Tekebay oğlu alıp, Yıldırım Han eline girmiştir. Paşa hassı voyvodalıktır. Müftüsü, nakibi, kadısı, kethüda-yeri, serdarı Adalya’da (Antalya) otururlar. Yılda bir defa buraya gelip sekiz ay iyş ve işret edip hava alırlar. Kalesi batı tarafında viranca küçük bir kaledir. Batıya bakan bir kapısı var. Güneyindeki mağaralı kayalar bu kaleye havaledir. Bu yaylanın yüz evinde insanlar kışlar gerisi göçerler. İstanoz nehrinin iki tarafında kat kat ve içli dışlı, hamamlı, havuzlu saraylar vardır. Evler bağ ve bahçelidir. Nehir üzerinde 70 ağaç köprü vardır. Herkes evlerinde yaranlarıyla yüzerler, balık avlarlar. Uzunluğu tam iki saat yerdir. Enliliği ancak üçer dörder evdir. Sokakları geniştir. Her köşesinde değirmenler vardır. Şehirde 205 mihrap vardır. Mescitleri çoktur. Çoğunun evkafı yoktur. Cuma namazı kılınan üç cami vardır. Sultan Alaeddin Camii, şehrin batı ucundadır. Evvelce kurşun örtülü imiş. Celali Karayazıcı kurşununu söküp sekbanlarına vermiş ve camii yakmıştır. Sonra Kuyucu Murad Paşa tamir ettirmiştir. Camiin ortası, Bursa’daki Ulu Cami gibi açıktır. Avlusu beyaz mermer döşelidir. Müezzin mahlefi camiin ortasındadır. Kıble tapısından 12 basamakla inilir. Minaresinin kapısında şöyle yazılıdır: “Büniye hazihil minaratışşerif Murad paşa Evaili Rebiülahir” sene 979.

Bir medrese, bir han, bir hamam, bir imaret Sultan Alaeddin’indir. 300 dükkanı vardır. Dükkanların kepenkleri yoktur. Herkes malını gece evine götürür. Sokaklarında kaldırım yoktur. Havası çok latiftir. Burada sekiz ay zevk ve safa edip çehreleri gül renkli olup taze hayat bulurlar. Adalya halkı  bu yaylağa gelmese ölürler. Kirazı, elması, emrudu, fındığı meşhurdur.  İslambol’da (İstanbul) Galata mevlevihanesi şeyhi Adem efendinin sarayının benzeri bir yerde yoktur. Bu şehirde haftada bir pazar kurulur.  Buradan kuzeye dört saat gittik...


Evliya ÇELEBİ’nin Seyahatnamesinde belirttiğine göre; PİSİTYALILAR zamanında kurulmuş ve ismi İSİNDA olarak belirtilmitir. Bugün ilçenin kuzeybatı kısmında bulunan Korkuteli Barajının yer aldığı saha ile barajın alt kesiminde bulunan saha ilçenin ilk yerleşim yeridir. Bu sahanın bir kısmı 1970 yılında yapılan Korkuteli Barajının içinde kalmıştır. Bir kısmıda Alaaddin Mahallesi sınırları içerisindedir. Fisitya Cumhuriyeti, Hitit İmparatorluğuna bağlı, içişlerinde serbest küçük bir devlet olarak varlığını sürdürmüştür. Yapılan araştırmaya göre İsinda adına basılan 22 çeşit para tespit edilmiştir.

İsindalıların Pisityalılardan olduğu Hititler zamanında gelip bu yöreye yerleştikleri dillerin Hitit lisanınabenzediği ileri sürülmektedir. Kadeş Savaşında Pisityalıların Hititlere yardım ettikleri tarihi bir olaydır.

Pisitya Cumhuriyeti MS 395’de Bizans İmparatorluğuna düştü. Romalılar İsinda ismini İSTANOZ’a çevirdiler. Romalılara ait tarihi kalıntılar bugün baraj içinde kalmıştır.

İstanoz Selçuklu Hükümdarı Gıyasettin Keyhüsrev zamanında 1207 tarihinde Bizanslardan alınmıştır. Keykavus’un ölümünden sonra Alaaddin Keykubat devri başlamıştır. Bugün Şelçuklulardan kalma bir çok eser vardır.

Isparta’da hükümet kuran Hamitoğulları buraları aldıkları görülmektedir. Korkuteli 1402’den 1425’e kadar Teke Beyliğine başkentlik yapmıştır.

Sultan Selim’in kardeşi Şehzade Mehmet Korkut, Antalya Sancak Beyi olarak atanmıştır. 1513’de Bursa’da boğdurulmuştur. 1864’de Konya Vilayetinin Teke Sancağı olmuştur. 1915 yılına kadar İSTANOZ adıyla anılan ilçe Antalya Mutasarlığına bağlı ve şehzade Korkut’a izafeten adının Korkuteli olduğu yapılan araştırmalardan anlaşılmıştır.,

Kaynak:http://www.korkuteli.bel.tr/v1/galeri.asp
Puanlama:

0 yorum:

Yorum Gönder

Kayıtsız kullanıcılar anonim seçeneği ile yorum yapabilirler.Unutmayın yorumlarınız yönetici onayından geçecektir.