Hafta Sonu Tatile Nereye Gidilir ? ~ Tarihi ve Turistik Yerler

Hafta Sonu Tatile Nereye Gidilir ?


İş hayatının stresinden kurtulmak için küçük kaçamaklar yapmak herkesin hakkı. Havaların serinlemesine az bir zaman kala, jüri üyelerimiz hafta sonunda gidilebilecek en keyifli, huzurlu ve kolay ulaşılabilecek tatil yerlerini belirledi..

Kaz Dağları (Balıkesir)

Biga Yarımadası'nda bulunan Kaz Dağları, Edremit Körfezi'nin kuzeyinde 60-70 km boyunca uzanıyor. Mitolojik öykülere ev sahipliği yapan bu bölgede, Zeus'un Truva Savaşı'nı seyrettiğini yazar Homeros İlyada destanında. Temiz havayı özleyenlerin tercih etmesi gereken yerlerden olan Kaz Dağları, tam bir oksijen deposu. Gezi programı hazırlayan Heves Atasoy "Yenilenmek için ideal. Yeşilyurt Köyü'ndeki butik otellerde kalınabilir. İstanbul'dan Bandırma feribotuyla ulaşım ise oldukça kolay," diyor. Diğer jüri üyeleri Buket Uzuner, Fem Güçlütürk ve Ayşe Yağcı konaklamak isteyenler için Zeytinbağı Otel'i öneriyor. Yağcı bu oteli beğenme sebeplerini şöyle açıklıyor: "Özenle hazırlanmış odaları, yemek ve botanik turlarıyla, geleneksel konuk ağırlama sanatını yaşatıyor."

Zeytinbağı Otel Tel: (0266) 387 37 61

Alaçatı (İzmir)

Sörfçüler açısından dünyanın yedi önemli parkurundan biri olarak kabul edilen Alaçatı, son yıllarda yaz tatillerinin favori yerleri arasında sayılıyor. İzmir'den yarım saatte ulaşabileceğiniz Alaçatı, konaklama açısından da zengin bir bölge. Burada kalmak isteyenler için Taş Otel'i öneren Oğuz Aydemir "Kimi misafir ettiyse inanılmaz etkisi altında bırakıyor," derken Nihat Odabaşı, "Bir tatilde önemli olan kendinizi evinizde gibi hissetmenizdir. Taş Otel de ince detayları, zarifliği ve naifliğiyle bunu inanılmaz güzel yaşatıyor," diyor. Alaçatı'yı kışın da çok sevdiğini belirten Zeynep Subaşı ise Sailors Otel'i tavsiye ediyor ve şunları söylüyor: "Sailors Otel'i servisi, mimarisi ve bahçesiyle huzurlu buluyorum."

Taş Otel Tel: (0232) 716 77 72,

Sailors Otel Tel: (0232) 716 8821


Bozcaada (Çanakkale)

Doğal ve tarihi güzellikleri bir arada barındıran Bozcaada, tertemiz denizi ve huzur veren ortamıyla, ideal bir tatil yeri. Şarap fabrikaları, adanın tarihini ortaya koyan Bozcaada Müzesi ve Ayazma, adadaki görülmesi gereken yerlerden. Bozcaada'yı tercihleri arasında söyleyen Zeynep Subaşı, "Rengigül Pansiyon'da kalıyorum. Tercihimde Özcan Hanım'ın hazırladığı kahvaltının da payı var," derken Timur Bayındır Otel Sardunya'yı öneriyor. Ayşe Yağcı ise bir zamanlar Madam Katina'nın yaşadığı eski bir Rum Evi olan Hotel Katina'nın küçük odalarını sevdiğini söylüyor.

Rengigül Pansiyon Tel: (0286) 697 81 71,

Otel Sardunya Tel: (0286) 697 88 82,

Hotel Katina Tel: (0532) 236 24 21

Cunda Adası (Balıkesir)

Kuzey Ege'nin gözde tatil yörelerinden Cunda Adası, taş binalarının yanı sıra Midilli ve Girit mutfağıyla ünlü. Konaklamak için Altay Butik Pansiyon'u öneren Buket Uzuner, "Girit göçmeni bir ailenin kurduğu bu pansiyon, kafa dinlemek için ideal," diyor. Heves Atasoy ise "Taş evler arasında dolaşmak zevkli. Ortunç Otel'de kalınabilir. Dönerken zeytinyağı almayı unutmayın," diyor. Nihat Odabaşı'nın önerisi de hafta sonu için bir taş ev kiralamanız. İstanbul'dan Cunda'ya gitmenin en kısa yolu İDO'nun Bandırma'ya giden feribotlarından faydalanmak.

Altay Butik Pansiyon Tel: (0266) 327 10 24,

Ortunç Otel Tel: (0266) 327 11 20

Tirilye (Bursa)

Tirilye, tarihi çok eskiye dayanan bir yerleşim yeri. Günümüzdeki ismi Zeytinbağı ama daha çok Bizans'tan kalma Tirilye adıyla anılıyor. Yöre sakinleri zeytincilikle uğraştığı için sonradan Zeytinbağı adını almış. Oğuz Aydemir Savarona Pansiyon'u, Nükhet Everi Tirilye Otel'i öneriyor. Tirilye, Saffet Emre Tonguç'un da favorileri arasında.

Hotel Tirilye Tel: (0224) 563 22 20,

Savarona Pansiyon Tel: (0224) 563 26 08

Büyükada (İstanbul)

Prens Adaları'nın en büyüğü olan Büyükada'da Aya Yorgi'nin yanı sıra Hristos Kilisesi, Ayios Dimitrios Kilisesi ve Hamidiye Camisi gibi yapıları ziyaret etmelisiniz. Zeynep Subaşı Ada'ya gidenlere "Faytona binin," diyor ve ekliyor: "Naya Retreats yeni açılan bir mekân. Yoga programları da sunuyor." Heves Atasoy ise Aya Nikola Butik Pansiyon'u öneriyor.

Naya Retreats Tel: (0216) 382 45 98,

Aya Nikola Tel: (0216) 382 41 43

Safranbolu (Karabük)

Adını bu bölgede yetişen safran bitkisinden alan Safranbolu, tarihi evleri ve konaklarıyla dikkat çekiyor. Türkiye'de koruma altında bulunan 40 bin eserden bin 200'ü Safranbolu'da bulunuyor. Fem Güçlütürk "Paşa Konağı'nı görmelisiniz," diyor. Saffet Emre Tonguç'a göre Havuzlu Konak ve Gülevi konaklamak için ideal.

Paşa Konağı Tel: (0370) 725 35 72,

Havuzlu Konak Tel: (0370) 725 28 83,

Gülevi Tel: (0370) 725 46 25

Assos (Çanakkale)

Jüri üyelerimiz Ayşe Yağcı ve Saffet Emre Tonguç'a göre Assos, iki günlük bir tatil için tercih edilebilecek yerler arasında. Tonguç, Assos için "Sahilde bir kafeye oturup, burada üç yılını geçiren Aristo'yu düşünmelisiniz," diyor ve kalmak için Kaldera Otel'i öneriyor. Ayşe Yağcı ise Biber Evi Otel'i tercih ediyor. İstanbul'dan Assos'a gitmek için Yenikapı- Bandırma feribotu kullanılabilir.

Biber Evi Otel Tel: (0286) 721 74 10,

Kaldera Otel Tel: (0286) 723 44 20

Kerpe (Kocaeli)

Kerpe, Karadeniz'in en kuytu koylarından birine kurulu, orman içinde bir belde. Nükhet Everi'ye göre Kerpe'nin en önemli özelliği mavi bayraklı plajlara sahip olması. Everi, "Ormanlık oluşu ve dalgalı denizi oldukça etkileyici. Otel Kerpe'de kalınabilir," diyor. Heves Atasoy ise "İstanbul Çamlıca gişelerinden çıktıktan bir buçuk saat sonra Kerpe'desiniz," diyor ve Varuna Otel'i öneriyor.

Otel Kerpe Tel: (0262) 561 25 82,

Varuna Otel: (0262) 561 28 00

Şile (İstanbul)

İstanbul'a yakınlığıyla rağbet gören bir tatil merkezi olan Şile'nin en popüler yerlerinden biri Kumbaba kamping alanı. Kumbaba'nın plajının çok güzel ve kumunun çok ince olduğunu söyleyen Timur Bayındır, konaklamak için Değirmen Otel'i öneriyor. Buket Uzuner'e göre konaklamak için 80 kişilik kapasitesi olan Alesta Butik Otel ideal.

Değirmen Otel Tel: (0216) 711 50 48,

Alesta Butik Otel Tel: (0216) 721 75 95

Diğerleri

Beypazarı (Ankara) Bodrum (Muğla) Cumalıkızık (Bursa) Dalyan (Çeşme) İnkumu (Amasra) İshaklı Köyü (Beykoz) Kapadokya (Nevşehir) Kartalkaya (Bolu) Kilyos (İstanbul) Maşukiye (Kocaeli) Mürefte (Tekirdağ) Olimpos (Antalya) Polonezköy (İstanbul)


Abant
Doğanın bütün güzelliklerini içinde barındıran Abant özellikle şehir karmaşasından sıkılıp kaçmak isteyenler için muhteşem bir tatil yöresi.İster aracınızı parkedip hemen faytonla gezmeye başlayın, isterseniz önce yemeğinizi yiyip yürüyüşe geçin. Ya da kitabınızı alıp göl kenarına yerleşin.Bolu Dağına çıkarken yol boyunca et ızgara türü lokanta ve restoranlara sıklıkla rastlanıyor.Bunun yanısıra gölün üzerinde mangalda sucuk ve kırmızı şarap oldukça keyifli. Kır kahvelerinde sürekli sıcacık demli çay içebilir ve mis kokulu kahve keyfi de yapabilirsiniz.

Ağva
Bir yaninda Yeşilçay, diğer yaninda Göksu dereleri, yeşilin birçok tonunu içinde barindiran ormanlari ve Karadenize bakan üç kilometrelik kumsaliyla dikkat çeken Ağva, her ne kadar Istanbulla iç içe olsa da doğalliğindan hálá bir şey kaybetmedi. Ağvada bisiklet kiralayabilir, farkli bitki türlerini, Karadenize akan çaylari seyrederek koylara ulaşabilirsiniz. Jüri üyemiz Mehmet Kismetin “dantel” diye adlandirdiği koylarda değişik kivrimli birçok kaya çeşidi var. Ayrica tekne turlariyla Kilim Koyu ve Gelin Kayasi mutlaka gezilmesi gereken yerler.

Akçakoca
Yılın dört mevsiminde güzelliğin hakim olduğu Akçakocada gezilip görülecek yerler olduğu gibi yapılacak bir çok aktivite vardır. Piknik alanı olarak düzenlenen Cumayerinde kahvaltınızı yapıp, Mehmet Arif Köşkü ve mahalle evleri arasında hoş bir gezinti yapabilirsiniz. Sarp kayalıklarla kesilmiş sahil boyunca tracking, görülmeye değer Melen çayında rafting ve olta balıkçılığı yapılabilecek aktiviteler arasında. Eşsiz bir panaromaya sahip olan Ceneviz kalesi, İlçenin en yüksek bölgesinde yer alan Aktaş şelalesi, son yılların en çok ziyaret edilen yerlerinden biri olan Fakıllı Mağarası ve mavi bayraklı plajıyla Akçakoca bahar mevsiminde tatil severleri bekliyor.

Likya yolu
Fethiyeden başlayip önce Kaş, daha sonra da Antalyaya kadar uzanan ve antik Likya kentlerini birbirine bağlayan patikalar zincirinden oluşan Likya Yolu, 1999 yilinda Ingiliz araştirmaci Kate Clow tarafindan hizmete açildi. Fethiyeden başlayip Kayaköy, Ölü Deniz, Tlos, Saklikent, Pinara, Leton, Kalkan, Kaş, Kekova, Demre, Finike, Olimpos ve Faselisteki bahar güzelliklerini görüp Antalyada sonlandirabileceğiniz rotanin en büyük özelliği denizin mavisi ve ormanin yeşilinin iç içe olmasi. Özellikle pembe tonlardaki orman güllerine dikkat. Rota, arzuya göre otomobille 4-5 günde ya da tekneyle bir haftada gezilebiliyor.

Gelidonya
Antalya Finike kıyısında yer alan ve üzerindeki fenerle daha bir güzel görünen Gelidonya Burnu, bir doğa harikası olduğu kadar, en hırçın dalgaların da mekanı. Derinliklerinde 13. yüzyıl sonlarına ait Gelidonya batığını barındırıyor. Ancak, bugün Taşlık Burnu olarak adlandırılan mevki, baharın tüm güzelliklerini görmeye başlamak için de iyi bir çıkış noktası. Eşsiz deniz manzarası, yemyeşil bir doğa, yürüyüş için çok güzel bir atmosfer sunuyor. Jüri üyelerimizden Kadir Kır, Kumlucaya gelmeden varacağınız Karaöz Beldesinden orman yoluna girmenizi öneriyor. Böylece baharın farklı çiçeklerini görecek, hem de yolun sonunda Gelidonya Feneri ve adaların manzarasına hayran kalacaksınız.

Halfeti
Urfaya bağli bir ilçe Halfeti. Birecik Barajinin sulari altinda artik ama hálá çok etkileyici. Firat Vadisinde ilerlerken, görkemli Rumkaleyi geçince, Savaşan Köyünün suyun içinden yükselen minaresini gördüğünüzde, bunun ne anlama geldiğini anlayabilirsiniz. Urfa Birecikten başlanan bu rotada size Firat Nehri eşlik edecek. Jüri üyelerimizden Özgür Koç yol boyunca özellikle yali çapkinlarina dikkat edilmesi gerektiğini söylüyor. Bu mevsimde Istanbula göre daha sicak olan bölgede Firat Nehri kenarindaki çay bahçelerinde mola vererek de doğanin keyfini çikarmak mümkün. Birecikten dolmuşla ulaşabileceğiniz Halfetiden Rumkaleye tekneyle ulaşabilir, aciktiğinizda teknede balik keyfi yapabilirsiniz.

Hıdırbey
Antakyadan Samandaği yönünde yola çikan araçla Batayas Köyü ayrimindan sağa dönün. Narenciye bahçeleri arasindan geçerek Hidirbey Köyüne ulaşin. Köy meydanindaki 650 yillik çinar ağacinin altinda çay molasi verin. Adi Hidirbey Çinari. Gövdesi öyle büyük ki, bir dönem içi kahvehane ve berber dükkani olarak kullanilmiş. Daha sonra, jüri üyemiz Haşim Ağcanin önerisini dikkate alarak bir kilavuzla yola çikin. Rotada Musa Dağinin eteklerine siğinmiş, Türkiyenin tek Ermeni köyü olan Vakifli da var. Vakiflinin bir özelliği de organik narenciye ürünleriyle Türkiyeye 1 milyon Euro ihracat geliri kazandirmasi. Her mevsim gezilebilen bölgede yediverenler gibi, hálá portakal veren ağaçlar görebilirsiniz.

Kerpe
Masmavi deniziyle sırtını çam ormanlarına yaslamış küçük bir Karadeniz köyü Kerpe.Bölge son derece elverişli bir coğrafi konuma sahip, denizi ise çocuklu aileler için ideal.Kerpe deki eşsiz güzellikteki “Kayalıklar” ise birçok insanın buraya gelmesi için geçerli bir neden. Tırmanarak ya da dalarak değişik heyecanlara açık olan Kerpe Kayalıklarında, ilginç mağaralara da ev sahipliği yapıyor. Özellikle kayaların altındaki boşluklar, dalış sporu meraklıları için ideal. Kaya tırmanışı, trekking, dalgıçlık, balıkçılık, hiking ve yüzme gibi uğraşlarla ilgileniyorsanız, Kerpe sizin için ayrı bir cazibeye bürünecek.

Kıyıköy
İstanbula 160 km uzaklıkta olan Kıyıköy Kırklarelinin şirin bir köyü.Karadenize bakan bir yükseltide ,Papuç ve Kazan derelerinin ortasında bulunan Kıyıköye İstanbuldan yola çıktığınızda Çerkezköy istikametinden Saray istikametine dönerek ulaşabilirsiniz.Kullanacağınız yolun manzarası tek kelime ile harika.Hem yolda dinlenmeniz, piknik yapmanız hem de temiz havayı soluyarak kafanızını dinlemeniz mümkün.Doğa gezileri ve trekking severler bu tarihi köyün keyfini günübirlik de olsa yaşıyorlar. İlkbahar ve yaz aylarında büyük rağbet gören Kıyıköyde balık yemenin de tadı başka.

Murtiçi-Gembos-Behşehir
Manavgat Akseki yolundan ulaşilan Murtiçi Kanyonundan başlayan rota 1800 metreye kadar ulaşiyor. Jüri üyemiz Faruk Akbaş, “Lokal endemik çiçeklerin bulunduğu yolda birbirinden ilginç orkideler yalnizca bu yolun yolculari içindir” diyor. Gembos yaylasinin kardelenleri ve düğün çiçekleri ise baharin geldiğini gösteriyor. Yolun sonunda varilan Konya ili sinirindaki Behşehir Gölü ve Leylekler Vadisi ise su kuşlari ve nesli tükenmekte olan kara leyleklerini görmek için ideal.

Mürefte
Marmara Denizinin tüm ışıltısını seyretme imkanı sağlayan bu küçük kasabaya yapacağınız yolculukta ilk olarak göze çarpan eski ismi Hora olan fener.Denizin ve bağların tam ortasında yer alan feneri dolaştıktan sonra deniz,üzüm ve kekik kokularının arasında tüm cazibesiyle Mürefte karşılayacak sizi.Tanık olduğu doğal afetler ve yangınlardan sonra tarihi yapısının büyük bölümünü kaybetmiş olan kasaba eşsiz doğal güzellikleri ve tadına doyulmayan mutfağı ile müthiş bir konaklama yeri.

Narvan
Yıldırım Güngörün “gökyüzüne uzanan sihirli merdivenler dünyasi” olarak nitelediği Narman, nami diğer Kizil Kanyon, Erzurum-Artvin yolu üzerinde yer aliyor. Türkiyenin bir başka Kapadokyasi. Peribacalarina benzer oluşumlari var. Insan boyunu kat kat aşiyor ve gün batarken kanyona adinin hakkini veren bir renk katiyorlar. Narman-Pasinler karayolunun 12. kilometresinde kendini göstermeye başlayan kirmizi peribacalarinin en iyi gözlendiği yer ise Yoldere Köyü. Buradaki vadi içinde yapilacak iki saatlik yürüyüş, doğa severlere farkli bir görsel şölen sunuyor.

Polenezkoy-Cumhuriyetkoy-Saklıkoy
Rotanın ilk durağı olan Istanbula bağlı Polonezköy temiz, ferah ve rahatlatici havasi, doğal güzellikleri ve özellikle kiraziyla taninir. Istanbulun yanibaşindaki Polonyada çok güzel mekanlar ve yemekler de bulabilirsiniz. Cumhuriyet Köyü Polonezköyden yaklaşik 10 km. ileride. Kir lokantalari, piknik alanlariyla insana bahari müjdeliyor. Bu güzergahta ağaçlar içinde çok güzel oteller, “kendin pişir kendin ye” mekanlari, yürüyüş yollari, at binmeyi sevenler için çiftlikler, ormanlar yer aliyor. Yolculuğunuz sirasinda yeşilin her tonunu görebilir ve kestane, ihlamur ağaçlarinin ön planda olduğu Sakliköye doğru ilerleyebilirsiniz. Balik tutmayi sevenler için de uygun bir yer.

Safranbolu
Adını bu bölgede yetişen “safran” bitkisinden alan tarihi evleri ve konakları çoktan safranı geride bıraktı bile. Türkiyede koruma altında bulunan 40 bin eserden 1200 tanesi, mimari dokusu içindeki evlerin kapı tokmakları da ayrı bir yer tutan Safranboluda bulunuyor. Unesconun Dünya Mirası listesinde yer alan “Müze Kent” Safranbolu gezi severlerinde ilk tercihleri arasında yer alıyor. Geleneksel Türk toplum yaşantısının tüm özelliklerini yansıtan ve çevresel dokusunu koruyarak günümüze kadar yozlaşmadan gelebilen Safranbolu, Dünya Mirası listesine alınan ve Türkiyede koruma altındaki 40 bin eserden 1200′üne sahip.

Sapanca
Yeşilin İnanılmaz güzellikte ki tonları ile Sapanca gölü benzeri bulunmayan bitki dokusu ile konuklarına hem şifa hem de dinlenme olanağı sunuyor.Hafta içi veya haftasonu gezisi için Sapancayı tercih edenler bölgede bulunan restoran ve kluplerde çerkez peyniri,köy yumurtası ve yöresel lezzetlerle donatılmış olan açık büfelerde kahvaltı imkanı bulabiliyor.Bölgede uzak şehirlerden gelenler için konaklama hiznmeti veren iki tesis yer alıyor.Temiz havanın ve doğanın kucağında dinlenmek isteyenler için Sapanca tatilin ilk adresi.

Yuvacık
İzmit sınırları içinde yer alan bölge kendine has yemekleriyle doğa severlere ev sahipliği yapıyor.Yuvacık da akan şelaleler üzerine kurulan masalarda balık yemenin tadına varırken, nehir boyunca yürüyüş keyfi yaşayabilirsiniz.Yemyeşil ormanlarında kuş sesleri arasında huzur bulabileceğiniz mekan İstanbula sadece 150 km uzaklıkta.

Ihlara Vadisi
Hasan Daği volkanindan püsküren lavlarin soğumasiyla oluşan çatlaklar ve çökmelerle meydana gelen Ihlara Vadisi, 14 kilometre uzunluğunda ve yüksekliği yer yer 110 metreye ulaşan bir kanyon. Kayalara oyulmuş mezar ve kiliseleri seyrede seyrede dolaşirken Kapadokyaya has büyüyü hissedeceksiniz. Önce Selimeye, oradan da Kapadokyaya ulaşabileceğiniz vadi, her ne kadar bu mevsim biraz serin olsa da, barindirdiği farkli bitki çeşitleri ve tarihi mekanlariyla görülmeye değer. Kapadokyadan balona binmek de ayri bir deneyim. Ihlara Vadisine Nevşehirden Aksaraya giderken, Aksaraya 11 km. kala sola, Güzelyurt yoluna dönerek ulaşmaniz mümkün.

İstanbul Boğazı
Karadeniz ve Marmara Denizini birbirine bağlarken Avrupa ve Anadolu yakalarini birbirinden ayiran Istanbul Boğazi, özellikle bahar mevsiminde açan erguvan ve mor salkimlariyla daha güzel. 30 kilometrelik doğa harikasi hem sahilde yürüyerek, hem tekneyle gezerek, hem de otomobille yedi tepesi dolaşilarak gezilebilir. Ve yapacak öyle çok şey var ki; Rumelihisarinda kahvalti, Kanlicada yoğurt, Beylerbeyinde çay, Ortaköyde akşam içkisi ve dilediğiniz herhangi bir durakta balık-rakı…

Silivri
İstanbulun batıdaki giriş kapısı olma niteliğini taşıyan silivri sahip olduğu doğal güzellikler göz önüne alındığında turizm konusunda oldukça önemli bir yere sahip.45 kilometre uzunluğundaki sahil şeridi yüzmek ve serinlemek isteyenler için çekici bir mekan.Sahil şeridinin bazı alanlarında oluşturulan park ve gezi yerleri, ilçeye gelen misafirlere dinlenme ve eğlenme imkanı sağlıyor. Deniz sporlarına meraklıysanız, Silivri kıyıları sizin için bir cennet.

Amasra
Fırtınasından soğuğuna, sıcağından doğasına iklim ve coğrafyanın el ele yaşandığı liman şehri Amasra turizmin yeni ismi niteliğinde.İstanbula 420 km uzaklıkta olan bu sevimli kasabada birbirinden konforlu otellerde kalabilir,düzenlenen tekne turlarıyla engin mavilikte yolculuk yapabilir yada bölgede bulunan restorantlarda yöre yemeklerinin lezzetine varabilirsiniz.

Şavşat-Yusufeli-Borçka
Artvin,ili ikiye bölen Çoruh nehri, dik yamaçlı uzun vadileri, birbiri ardına sıralanmış yüksek dağları, balta girmemiş doğal ormanları, kemer köprüleri, geleneksel mimarisi ve festivalleri ile çeşitli turizm değerlerini içinde barındıran otantik bir turizm kenti. Artvine gittiğinizde Kaçkar ve Karçal dağlarına tırmanabilir,bölgenin değişik yörelerinde doğal güzellikler içinde bulunan trekking parkurlarında yürüyüş yapmanın keyfini yaşayabilir; Çoruh Nehri ve Barhal çayında rafting ile heyecanın doruklarına çıkabilirsiniz. Şavşat,Yusufeli ve Borçkada bulunan pansiyojn ve moteller ise doğa sever konukları ağırlamaya hazır durumda.

Bozcaada
Türkiyenin 3. büyük adası olma özelliğine sahip Bozcaada haftasonu kaçamağı için uygun alternatifler arasında yerini alıyor.İnce kumu ve uzunluğu nedeniyle tercih edilen Ayazma plajı tatil severlerin uğrak yeri.Bozcaadaya gittiğinizde moteller ve pansiyonlarda konaklayabilir,ada sokaklarındaki tarihi evlerin mistik havası içerisinde yürüyüş yapabilirsiniz.

Uzungöl
Maviyi ve yeşili buluşturan Uzun göl sahip olduğu turistik potansiyeli bakımından çok zengin. Çevrede trekking, kuş gözlem, botanik amaçlı turların yanı sıra daha yükseklerdeki dağların arasındaki göllere veya yakınlarındaki Şekersu, Demirkapı, Yaylaönü yaylalarına gezi düzenleme olanağı var.

Kaynak: http://www.ezberim.biz/turkiyeden-tatil-mekanlari/41573-hafta-sonu-tatile-nereye-gidilir/

Puanlama:

1 yorum:

Kayıtsız kullanıcılar anonim seçeneği ile yorum yapabilirler.Unutmayın yorumlarınız yönetici onayından geçecektir.