Ankara Ayaş Tarihi Yerleri ~ Tarihi ve Turistik Yerler

Ankara Ayaş Tarihi Yerleri



AYAŞ’IN  Kısaca Tarihi

Arkeolojik kazılardan ve M.T.A. tarafından yapılan incelemelerden anlaşılmaktadır ki;  Ayaş’ta tarihi devirler MÖ.2000 yıllarında Hititler ile başlamaktadır. Kazılar ve incelemeler sonucunda bulunan küp mezarlar, Hitit, Frig ve Helenistik devirlere ait seramikler, Çivi yazıları ve Hiyeroglifler bunun bir göstergesidir. Roma ve Bizans devirlerine ait paralar, Roma seramikleri, tarihi Roma hamamı Ayaş’ın tarihi zenginliğini bize anlatmaktadır.

       1071 Malazgirt savaşı sonrası Oğuz Türklerinin Ayaş oymağı ilçeye yerleşmiş ve parlak, aydınlık gece anlamına gelen AYAŞ ilçeye ismini vermiştir. Selçuklu döneminde ilçede inşa edilen kale ve kaplıca bin yıldan beridir insanlığa şifa dağıtmaktadır.


           Doğu ve batı ülkelerini birbirine bağlayan tarihi İpek yolu üzerinde bulunan Ayaş birçok medeniyete beşiklik etmiştir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde  de önemini yitirmeden günümüze gelmiş tarihi bir dokuya sahiptir. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesine hanları, hamamları, çeşmeleri, camileri, bağ ve bahçeleri ile konu olmuştur.

            Ayaş; Osmanlı İmparatorluğu zamanında coğrafi ve idari durumunun kendine sağaldığı imkânlardan faydalanarak ekonomik, kültürel ve sosyal yönlerden hissedilebilir bir gelişme kaydetmiş ve bunun sonucu olarak da, ilimde, sanatta ve devlet idaresinde önemli kişiler yetiştirmiştir.

            Ayaş’tan yetişen Bünyami-i Ayaşi, Vezir-i Azam Nişancı İsmail Paşa, Hekim Şaban Şifai, Seyit İsmail Paşa, Es’ad Muhlis Paşa, Muallim Şakir Efendi ve     Sadullah Paşa gibi  vezirler ve büyükelçiler  Osmanlı İmparatorluğunun önemli isimlerindendir. Bu özelliğini yitirmeyen Ayaş Cumhuriyet döneminde de Başkent’in bürokrat düzeyini oluşturmakta ve Eğitim-Öğretime verdiği hassasiyeti günümüzde de göstermektedir.


Ayaş ilçesinde tarihöncesi araştırmaları 

Ayaş ilçesinde tarihöncesi çalışmalarının ilki, Prof. İ. Kılıç Kökten tarafından 1945 yılında ilçenin kuzeybatısına düşen Ilıca ve İlhan köyleri ile sonradan ilçe haline getirilen Güdül Bucağında yapılmıştır.
 
Anadoluda tarihi devirler ,M.Ö. 2000 yıllarında Hititlerle başlamaktadır.Ayaşta; Hititlerin, Friglerin, Galatların  ve Romalıların egemen oldukları bilinmektedir. Ayaş’ın Grekler tarafından Mnizos ismiyle kurulmuş olduğu sanılmaktadır.

Seyahatnamelere ve Diğer Eserlere Göre Ayaş 

Ayaş; Osmanlı İmparatorluğu zamanında coğrafi ve idari durumunun kendisine sağladığı imkanlardan faydalanarak ekonomik, kültürel ve sosyal yönlerden hissedilir bir gelişme kaydetmiş ve bunun bir sonucu olarak ilimde, sanatta ve devlet idaresinde önemli kişiler yetiştirmiştir.

Fakat sonraları devlete ve topluma arız olan sosyal hastalıklar, kötü etkilerini Ayaş’ta hissettirmekta gecikmemiş, gelişme duraklamış, sofculuk gibi gelir getiren el ve ev sanatları ile küçük sanatlar eski önemini kaybetmiş, bilhassa XIX. yüzyıl sonlarına doğru ilçe merkezi canlılığını kaybetmeye başlamıştır. Bunda özellikle Süveyş Kanalı’nın açılmasından ve İstanbul-Ankara demiryolunun yapılmasından sonra Ayaş’tan geçen eski transit yolunun rağbetten düşmesinin önemli etkisi olmuştur. Bu sebeple Cumhuriyet idaresi, Ayaş’ı nisbeten sönük ve kendi içine dönük bir ilçe merkezi olarak devralmıştır.  

Ayaş İlçesindeki Tarihi Eserler 

Ayaş, tarihi eserler bakımından oldukça zengin ilçelerimizden biridir. Kırkevler, Karakaya kaplıcası ve Eski Camiden ayrı olarak Killik Camii, bünyamin Camii ve Paşa Hamamı Ayaş’ın tarihi eserleri arasında sayılabilir.

Selçuk devrine ait olduğunu kabul ettiğimiz  Kırkevler ile Karakaya Kaplıcası Ayaş’taki tarihi eserlerin en eskisi olarak bilinmektedir. İki kat üzerine kurulduğu anlaşılan  Kırkevler’de, çok sayıda oda bulunması yüzünden bu ismi aldığı sanılmaktadır. Kesme taşlarla yapılan ve yer yer tuğla da kullanılan Kırkevler’in sağlam kalan kısmında buğün iki aile barınmaktadır.

Karakaya kaplıcası ise Kırkevler’in yanındadır. Bol miktarda şifalı suya sahip olan kaplıcanın, iki havuzu, soyunma ve dinlenme yerleri olup üstü 3kubbe ile örtülmüştür. 1957 yılında yapılan esaslı onarım sırasında mimari karekterinin korunmasına son derece önem verilmiştir.

TARİHİ YAPILAR 

Kırkevler; Selçuklu devrine aittir. Şimdi kale yıkıntısından ibarettir.
Karakaya Kaplıcaları; Selçuklular devrine ait olduğu biliniyor.
Eski Cami (Ulu Cami); Selçuklular devrinde 1297 yılında yapılmıştır. Mimberi, o devrin mimari özelliklerinden olan ağaç işçiliği örneklerindendir.
Killik Camii; Sülüs yazısı ile yazılmış kitabesinden 1560 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bünyamin Camii; Bünyamini-Ayaşi adına yaptırılmıştır. Türbesi cami yanındadır.
Paşa Hamamı; Osmanlı devrine aittir. Aslına uygun olarak restore edilen hamam halen hizmet vermektedir.

Ayaş'ta yapılan arkeolojik kazılar sonunda, Frig devrine ait Tanrı Heykeli, Kadın Heykeli, Şarap İlahı Dioneysoss, bir Hitit Mührü, eski paralar, Ağırşak, Prehistorik devir öğütme aleti ve el baltası, Roma, Helenistik devirlere ait Frig, bakır devri kapları, kırılmış bir Hitit Phyton'u ve hayvan heykelcikleri, Höyükler, Tekke Köyü'nde öğütme taşı (Gordion'dakilerin benzeri), Gökçebağ Köyü'nde Galatlara ait kale artıkları, Bayram Köyü'nde İmparator Diocietion ve Maximian devrine ait bir arslan, Ayaş Hisartepe ve Örencik tepede Grek ve Roma devri seramikleri, Ilıca Köyü'nde menhirler, küp mezarlar bulunmuştur.

Ayaş'ta Restorasyon çalışmaları; 

Ayaş Belediyesi, yerel seçimlerin ardından asfalt çalışmalarına başladı. Çalışmalar, -ilanla duyuruluş biçimi çok şık olmasa da- vatandaşlar tarafından olumlu karşılandı. Şimdi, Belediye, eski binaları restore etmek için bir çalışma başlattı.

Eski evleri, tarihi dokuyu bozmadan restore etme çalışmaları, Ayaş'ı -Beypazarı gibi- turistler için bir cazibe merkezi haline getirecektir.

Ayaş Huzurevi, Ayaş'ta evinde yalnız yaşayan bir arkadaşlarının ölümünü bir kaç gün sonra öğrenen dostlarının "Kimsesiz yaşlıların sonu bu olmasın" diyerek başlattığı çalışmanın ürünü. Sabah Gazetesi'nin Ankara sayfalarında da yer alan habere göre 48 kişilik 5 yıldızlı lüks otel konforuna sahip huzur evi mimarından hayırseverine kadar bir çok kimsenin katkısıyla bugünkü hale getirildi.
Puanlama:

0 yorum:

Yorum Gönder

Kayıtsız kullanıcılar anonim seçeneği ile yorum yapabilirler.Unutmayın yorumlarınız yönetici onayından geçecektir.