Kırklareli Cami ve Mescitleri ~ Tarihi ve Turistik Yerler

Kırklareli Cami ve Mescitleri

Kırklareli Cami ve Mescitleri

Hızır Bey Camisi (Büyük Cami) (Merkez)





Kırklareli Çarşı Meydanı’nda, Kara Umur ve Eski Hükümet caddelerinin kesiştiği köşede bulunan Hızır Bey Camisi, kitabesinden öğrenildiğine göre; Köse Mihalzade Hızır Bey tarafından 1383-1384 yılında yaptırılmıştır. Kaynaklardan öğrenildiğine göre de Aydoslu Hacı Yusuf Paşa tarafından 1824-1825 yılında onarılmıştır.



Günümüzde önünden geçen caddelere göre daha yüksekte olan caminin etrafını çeviren avlu duvarları ile son cemaat yeri önündeki şadırvan sonradan yapılmıştır. Daha önce hazire olduğu sanılan avlunun güneyinde bugün yalnızca Hızır Bey’in oğlu Abdullah Bey’in mezarı bulunmaktadır.



Cami kare planlı olup, üzeri merkezi bir kubbe ile örtülüdür. Kuzeyinde 1824 depreminde yıkılan ve aynı yıl Aydoslu Hacı Yusuf paşa’nın yaptırdığı son cemaat yeri bulunmaktadır.Sonraki yıllarda son cemaat yeri bir kez daha yıkılmış ve Tosunoğlu Ali Efendi tarafından 1887-1888 yılında yeniden yaptırılmıştır. Son cemaat yeri kiremit çatı ile örtülü olup, dış görünüşü ile sivil bir yapı görünümündedir. Giriş portalinin iki yanında simetrik yerleştirilmiş birer dikdörtgen pencere bulunmaktadır. Bunların dış yüzlerinde birer mihrapçık yer almaktadır. Son derece sade olan bu portalin üzerinde iki kitabe vardır. Bunlardan biri yapım, diğeri de onarım kitabesidir.





Cami kesme köfeki taşından yapılmış, üzerini örten kubbe kurşunla kaplanmış, köşelerinde kalan bölümleri ise kurşun kaplı çatılarla örtülmüştür. Kubbe içeriden üçgenlerle meydana getirilmiş, onikigen kubbe kaidesi ise dışarıdan oldukça basık görünümlüdür. İbadet mekanının duvarlarının üzerindeki dar bir saçak bütün cepheyi dolaşmaktadır. Bu saçak üzerinde kubbe eksenlerine yerleştirilmiş sivri kemerli ve alçı şebekeli küçük birer pencere de dört yöne açılmıştır. İbadet mekanının güney duvarında dört, doğu ve batı duvarlarında beşer penceresi bulunmaktadır. Doğu, batı ve güneydeki dörder pencere iki altta, iki de bunların üzerinde olmak üzere üç cephede de aynı şekilde yerleştirilmiştir.



Girişin karşısında bulunan mihrap sivri kemerli alınlığı ile birlikte dikdörtgen profilli bir bordürle çerçevelenmiştir. Caminin içerisi XIX.yüzyılda yapılan tamirler sırasında Batı etkisinde kalen işleri ile bezenmiştir.



Caminin kuzeybatısında bulunan minare düzgün kesme köfeki taştan örülmüştür. Tek şerefeli ve çok yüzlü olan minare gövdesi Balkan Savaşı sırasında, 1912’de Bulgarlar tarafından yarısına kadar yıkılmış, 1937 yılında da Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yenilenmiştir.





Kadı Emin Çelebi Camisi (Merkez)



Kırklareli Ahmet Mithat İlköğretim Okulu’nun karşısında bulunan bu camiyi, Kırklareli’nde kadılık yapmış olan Emin Çelebi XVI.yüzyılın ikinci yarısında yaptırmıştır. Bu bakımdan da halk arasında Kadı Camisi olarak da tanınmaktadır. Kitabesi yoktur.



Cami kare planlı olup, kuzey yönüne sonradan basit bir son cemaat yeri eklenmiştir. Doğusunda ise sonradan yapılmış şadırvanı ile küçük bir avlusu bulunmaktadır. Cami iri moloz taştan yapılmış, duvar örgüsünde yer yer tuğlalar da kullanılmıştır. Üzeri ahşap bir çatı ile örtülmüştür. İbadet mekanının doğu, batı ve güney cephelerinde iki kat halinde dörder penceresi vardır. Bu pencerelerden alt sıradakiler dikdörtgen, üst sıradakiler de yuvarlak kemerlidir. Üst sıra pencereler alttakilere göre daha küçüktür. Camiye sonradan eklenen moloz taştan son cemaat yerinden sade bir portal ile iç mekana girilmektedir. Portal profilli dikdörtgen bir çerçeve içerisindedir. Mihrap mermerden olup, dikdörtgen çerçeve içerisinde mukarnaslı bir niş şeklindedir. İki yanına da birer sütunçe yerleştirilmiştir. İbadet mekanının üzeri ahşap bir tavanla örtülüdür.



Caminin batı duvarına minare eklenmiştir. Kare kaide üzerinde tek şerefeli, kesme taştan yuvarlak gövdeli olarak yapılmıştır.





Beyazıt (Paşa) Camisi (Merkez)





Kırklareli il merkezinde, Hatice Hatun Mahallesi’nde bulunan bu caminin yapımına XVI. yüzyılda, II. Beyazıt döneminde başlanmış, Beylerbeyi Gülabi Ahmet Paşa h. 1002 (1593–1594) yılında tamamlamıştır. Cami Sultan Beyazıt tarafından başlatılıp, Gülabi Ahmet Paşa tarafından tamamlanmış olmasından ötürü Beyazıt Camisi veya Paşa Camisi isimleri ile tanınmaktadır.



Cami kare planlı olup, tuğla hatıllı ve köfeki taşından yapılmıştır. Duvarların dış yüzlerinde alternatif olarak sıralanmış tuğlalar, köfeki taşlar görülmektedir. İbadet mekânının üzeri kiremitli bir çatı ile örtülmüştür. İbadet mekânının içerisi oldukça basittir. Mihrap nişi dikdörtgen profil içerisine alınmıştır.



Tek şerefeli minaresi köfeki taşından 1958 yılında eklenmiştir. Avlusunda Gülabi Ahmet Paşa’nın mezarı ile caminin avlu kapısı önünde bir de çeşmesi bulunmaktadır.







Kapan (Karaca İbrahim Bey) Camisi (Merkez)





Kırklareli Belediye Sarayı’nın yanında bulunan bu camiyi Karaca İbrahim Bey h. 1050 (1640) yılında yaptırmıştır.



Halk arasında Karaca İbrahim Camisi olarak da tanınan bu yapı kesme taştan kare planlı olarak yapılmış olup, üzeri çatı ile örtülüdür. Duvarlarının dış yüzleri yontma köfeki taşından olup, taş dizileri arasına tuğla hatıllar yerleştirilmiştir.1958 yılında onarılmıştır.



Yanında bulunan minaresi kesme taştan kare kaideli, yuvarlak gövdeli, tek şerefeli ve taş külahlıdır. Binanın yanına sonraki yıllarda müftülük binası eklenmiştir.











Karakaş Camisi (Merkez)





Kırklareli Yeni Hükümet semtinde bulunan bu camiyi Karakaş Hacı Mehmet Bey h.1110 (1628) yılında yaptırmıştır.



Kesme taştan, kare planlı ve çatılı olan cami değişik zamanlarda yapılan onarımlarla özelliğinden uzaklaşmıştır. Cami moloz taş ve ahşap çatılıdır. Caminin önüne sonraki dönemlerde bir son cemaat yeri eklenmiştir. İbadet mekânı iki sıra halinde pencerelerle aydınlatılmıştır. Bunlardan alt sıradakiler dikdörtgen söveli, üst sıradakiler de alçı şebekelidir. Yapılan onarımlar sonucunda cami orijinalliğinden kısmen de olsa uzaklaşmıştır.



Yanında kare kaideli, yuvarlak gövdeli ve tek şerefeli minaresi bulunmaktadır. Minare kesme köfeki taşından olup, ilk yapıldığı döneme aittir.















Üsküpdere Camisi (Merkez)



Kırklareli Üsküpdere Köyü’nde bulunan bu caminin kitabesi bulunmadığından ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir.



Moloz taştan, dikdörtgen planlı, çatılı basit bir köy camisidir. İbadet mekanının içerisinde mimari yönden dikkat çeken bir özellik bulunmamaktadır. Yanında tek şerefeli, yuvarlak gövdeli minaresi bulunmaktadır.





Cedit Ali Paşa Camisi (Babaeski)





Kırklareli Babaeski ilçesinde, İstanbul yolu üzerinde bulunan bu camiyi Hersekli Semiz Ali Paşa yaptırmıştır. Caminin yapım kitabesi olmamakla beraber, Mimar Sinan’ın eserlerini veren kaynaklarda Mimar Sinan tarafından yapıldığı belirtilmektedir. Semiz Ali Paşa’nın 1561-1565 yıllarında Veziriazam oluşu dikkate alınacak olunursa, Caminin de XVI.yüzyılın ortalarında yapıldığı anlaşılmaktadır. Cami avlusunun batı portali üzerinde, Sultan II.Mahmut zamanında, 1832-1833 yıllarında onarıldığını belirten bir kitabe bulunmaktadır. Bu kitabe:



Şeyhinşah, ibâdet-pişe han Mahmud hayr a’mâl

O, hâmi-i şeriat âlemin emn ü emânıdır.

Değil Hz.Peygamber ve Zıll-ı Cenabı Hak

Cihânın padişâhı mehdi i sahib-i zamanıdır

Ali Paşanın etti ma’bedin ta’mir gördüğü

Senây-ı cûdu hayrı herkesin vird-i zebanıdır

Sâlat-ı hamse de ol şah-ı devrana dua kıl kim

Bu din ve devlet ve mülkün medâr-ı fahr-ı şânıdır

Sipihr tâkına aynı Süreyyâ oldu tarihim

Bu dil-cü camiin muhyisi han Mahmud sânidir.

1248 (1832-1833)



Cedit Ali Paşa Camisi, medrese, hamam, kervansaray, dükkanlar ve kütüphaneden meydana gelen büyük bir külliye halinde yapılmış olmasına rağmen, cami dışındaki yapılar tamamen yıkılmış ve günümüze gelememiştir.



Cami kareye yakın dikdörtgen planlı olup, mihrap dışarıya doğru çıkıntılıdır.İbadet mekanının üzeri altı kemer üzerine oturmuş merkezi bir kubbe ve onu destekleyen yarım kubbelerle örtülmüştür. Üst örtüyü taşıyan altı payeden ikisi kuzey ve güneydeki duvara gömülüdür.Doğu ve batıdakiler ise, oldukça büyük payanda niteliğindedir. Güneyde mihrap önündeki bölümün üzerini de yarım bir kubbe örtmektedir. Merkezi kubbe ve yarım kubbelerin oluşturduğu kademeli örtü sistemi caminin dış görünümüne kütlevi bir şekil vermiştir.





Düzgün kesme taşlardan yapılmış olan caminin dış duvarlarını çepeçevre bir saçak kornişi kuşatmıştır. Doğu, batı ve güneydeki pencereler üst üste iki dizi halinde sıralanmıştır. Bunlardan üst sıradaki pencereler sivri kemerli ve alçı şebekelidir. Alt sıradaki pencereler dikdörtgen olup, ince profillerle çevrelenmiştir.



İbadet mekanı pencerelerle aydınlatılmış olup, son derece ferah bir görünümdedir. Beyaz badanalı merkezi kubbenin ortasına Avrupai üslupta bitkisel motiflerden oluşan büyükçe bir göbek yapılmıştır. Ayrıca kubbe kasnağı altında da dar bir friz dolaşmaktadır. Bunların altındaki pandantifler stalaktitli olup, oldukça kaliteli bir işçilik göstermektedir.



Mihrap iki yanındaki pencerelerin arasında yer almaktadır. Mermerden, altı köşeli mihrap nişi stalaktitlidir. Dikdörtgen bir bordürle de sınırlanmıştır. Bu bordürün alınlığı palmetlerle bezenmiştir. Güney duvarı çıkıntısının sağ yanındaki minber mermerdendir. Çeşitli geometrik ve bitkisel motiflerle bezelidir.



Son cemaat yeri güney duvarını ve ibadet mekanının kuzey duvarının devamı şeklinde iki yana taşırmıştır. Her iki duvarda da sivri kemerli birer penceresi vardır. Son cemaat yeri doğuda üç, batıda iki büyük pencere şeklindedir. Bunlar büyük tezyini kemerler içerisine alınmıştır.Son cemaat yerinin dış revakında altı sütun bulunmakta olup, bunlardan ortadaki iki sütun köfeki taşından poligonal gövdeli, mukarnas başlıklıdır. Yan taraftaki sütunlar ise baklava başlıklı, silindirik mermer gövdelidir. Ayrıca iç revak sütunları da silindirik, mermer gövdeli, mukarnas başlıklıdır.



Caminin kuzey duvarı ortasındaki portali silmeli, dikdörtgen bordürle çevrelenmiş stalaktitli olarak sona ermektedir. Ayrıca iki yanında stalaktitli küçük birer niş bulunmaktadır. Caminin kuzeybatısındaki minarenin kaidesi ince silmelerle dikdörtgen panolar halindedir. Gövde çok yüzlü olup, tek şerefelidir. Şerefe altında son derece güzel işlenmiş stalaktit frizleri bulunmaktadır. Minare Balkan Savaşı sırasında, 1912’de Bulgarlar tarafından kısmen yıkılmıştır.



Cami ve minare Vakıflar Genel Müdürlüğü mimarı Süreyya Yücel tarafından yeni baştan yapılırcasına 1939-1940 yıllarında onarılmıştır.





Fatih (Küçük-Eski) Cami (Babaeski)





Kırklareli Babaeski ilçesinde, Çarşı Mevkiinde, küçük bir meydanda bulunan bu cami, Babaeski’de Osmanlılar döneminde yapılmış ilk yapıdır. Giriş kapısı üzerindeki kitabesine göre; Fatih Sultan Mehmet’in emri ile 1467 yılında yaptırılmıştır.



Kitabe:



Buniye hâzâl-mescit bi emri’s-Sultan Muhammed bin Murad Han Hullide zamanuhu

Fi’l-İşrin min Şevval li-seneti ihdâ ve seb’ine ve şemâne mie Hicriye h.871 (1467).



Cami kare planlı olup, önünde sonradan yapılmış bir son cemaat yeri vardır. Muntazam kesme taş ve kısmen de iri moloz taşlardan yapılmıştır. Üzeri kiremit çatı ile örtülüdür. Ön kısmında Aylı Çeşmesi bulunmaktadır. Bu çeşme aynı zamanda son cemaat yerinin görünümünü engellemiştir. Basit bir girişi olan son cemaat yerinin iki yanı sağır duvardır. Ön cephesindeki büyük pencere açıklıklarının ortasında giriş kapısı bulunmaktadır. Son cemaat yeri iki katlı olup, girişin sağındaki merdivenle ikinci katı oluşturan kadınlar mahfeline çıkılmaktadır. Son cemaat yerinden ibadet mekanına giriş dikdörtgen bir kapı iledir. Bu kapının üzerine caminin yapım kitabesi yerleştirilmiştir.



İbadet mekanı 10.00x10.00 m. ölçüsünde ve oldukça alçak düz bir tavanla örtülmüştür. Doğu, batı ve güney yönündeki pencereler birbirlerine simetrik olarak yerleştirilmiştir. Pencere ve mihrabı kuşatan kalem işleri dışında bezeme bulunmamaktadır. Mihrap yarım silindirik niş şeklinde olup, iki yanında kalem işi ve sahte sütunlarla süslenmiştir.



Minare kaidesi alt sıra pencereler boyunca yükselmektedir. Bunun üzerine çok yüzlü, köfeki taşından tek şerefeli, kurşun külahlı minaresi oturtulmuştur.





Kadı Ali Camisi (Lüleburgaz)



Kırklareli Lüleburgaz ilçesinde, Eski Cami Sokak’ta bulunan bu camiyi Kadı Ali isimli bir kişi yaptırmıştır. Yapım tarihi bilinmemektedir.



Cami moloz taştan yapılmıştır. Kare planlı olup, üzeri ahşap bir çatı ile örtülmüştür. İbadet mekanı mimari yönden bir özellik göstermemektedir. Yanındaki kare kaide üzerindeki minaresi yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir.



Sokulu Mehmet Paşa Camisi (Lüleburgaz)





Kırklareli Lüleburgaz ilçesinde bulunan Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi’nin bir bölümünü oluşturan cami Mimar Sinan tarafından yapı topluluğu ile birlikte yaptırılmıştır. Caminin külliye ile birlikte yapımına 1568 tarihinden önce başlandığı sanılmaktadır.



Sokulu Mehmet Paşa Camisi’nin tek kubbeli Osmanlı camileri arasında özel bir yeri vardır. Burada tek kubbeli cami plan sınırlarının genişletilmesi ortaya çıkmıştır. Caminin doğu ve batı yönünde ana mekan birer kemerle genişletilmiş ve buralara iki taraftan merdivenlerle çıkılan mahfeler yerleştirilmiştir. Ayrıca dışarıdaki dört kenarda yer alan köşe kuleleri de yapıya daha ağır ve görkemli bir görünüş kazandırmıştır.



Külliyenin ana noktasını oluşturan camiye, külliyenin ana girişinden başka avlunun iki yanından da girilmektedir. Camide koyu yeşil mermer üzerine yazılan tarihsiz bir kitabe bulunmaktadır. Bu kitabe Dua Kubbesi’nden revaklı avluya açılan kapı üzerindedir. Son cemaat yeri iki bölümlü olup, iklim nedeniyle de üç tarafı kapatılmıştır. İç kısımdaki son cemaat yeri sekiz stalaktit başlıklı, dokuz sivri kemer üzerine oturan sekiz kubbe ve bir tonozdan meydana gelmiştir. Caminin ikinci son cemaat yeri de sekiz baklava başlıklı olup, bunlar sivri kemerlerle birbirlerine bağlanmışlardır. Bu bölümün üzeri ahşap bir çatı ile örtülmüştür.



İbadet mekanını örten kubbe bir taraftan mihrap duvarına, diğer taraftan da sütunların taşıdığı geniş kemerler üzerine oturmuştur. İbadet mekanını aydınlatan pencereler iki sıra halindedir. Alt sıradaki pencereler dikdörtgen şeklinde, düz silmeli, bronz şebekelidir. Üst pencereler ise, sivri kemerlidir.



Caminin Klasik devir özelliklerini yansıtan mihrabı mermerden yapılmıştır. Beşgen nişli oldukça yüksek olan mihrap yedi sıra mukarnaslıdır ve ortasında istiridye biçiminde bezemeler, yanlarında da yarım silindirik köşe sütunları bulunmaktadır. XVI.yüzyıl Klasik devir özelliklerini yansıtan bezemesi son derece sadedir. Minber geometrik şebekeli ve mermerden olup, bütün yüzeyleri naturalist çiçekler, Rumiler ve hafif kabartma süslemelerle işlenmiştir. Kuzey duvarındaki kadınlar mahfeli önünde yer alan müezzin mahfeli Bursa kemerlerinin taşıdığı mukarnas frizli, geometrik geçmeli kabartma korkulukları ile dikkati çekmektedir. Caminin iç kısmı kahverengi üzerine açık renkte rumi ve çiçeklerle bezenmiş kalem işleri ile süslenmiştir. İçerisindeki yazılar, kervansarayın kitabelerini de yazmış olan Hattat Hasan Çelebi ile Abbas Mursi’ye aittir.



Caminin minaresi kesme taş kaide üzerinde yuvarlak olup, tek şerefelidir. Lüleburgaz’ın Bulgarlar tarafından işgali sırasında yıkılmış, Cumhuriyetin ilk yıllarında da yeniden yapılmıştır.





Gazi Süleyman Paşa Camisi (Vize Ayasofyası) (Vize)





Gazi Süleyman Paşa Camisi ismi ile tanınan yapı MS.V.-VI.yüzyıllarda antik bir yapının kalıntıları üzerine bazilika planında yapılmış bir Bizans kilisesidir. Bu yapı aynı zamanda Küçük Ayasofya olarak da tanınmaktadır.



Ahşap çatılı taş ve tuğladan yapılmış, üç apsidli bu yapının içerisi ilk yapımında üçer sütunlu iki dizi ile üç nefe ayrılmış, sonraki yıllarda bu sütunların yerini payeler almıştır. Üzerini örten ahşap çatı ise bir süre sonra yıkılmış XII.-XIII.yüzyıllarda buraya yüksek kasnaklı bir kubbe yapılmıştır. Bu kubbenin dışında kalan yerler de tonoz örtülüdür. Değişik dönemlerde yapılan onarımlar sonucunda bu camide farklı bir plan düzeni ortaya çıkmıştır. Bizans ve Osmanlı dönemlerinde yapılan onarımlar yapının orijinalliğinden büyük ölçüde uzaklaşmasına neden olmuştur. Mimari yönden bakıldığında yapının altı bazilika, üzeri de kapalı Yunan haçı planındadır.


Puanlama:

0 yorum:

Yorum Gönder

Kayıtsız kullanıcılar anonim seçeneği ile yorum yapabilirler.Unutmayın yorumlarınız yönetici onayından geçecektir.