Türkiyenin Doğal Güzelliklerini Keşfedin

Türkiyenin gezilecek ve görülecek yerlerini öğrenin , keşfedin , gezin ve bizi hep takip edin. Bizi sosyal ortamlarda takip edebilir veya abone olabilirsiniz.

Sizde Bir Bilgi Ekleyin

Sizde sistemimize kendi yaşadığınız yada gezdiğini ve görmek istediğiniz yerleri yollayabilir ve bildirebilirsiniz bunun için bize iletişim bölümünden ya da bilgi ekle bölümünden ulaşabililirsiniz.

Tekrar Ziyaret Etmeniniz Dileğiyle

Bizi her zaman takip edin, içeriklerimiz günceldir ve sitemiz kullanıcı dostudur. Her görüşlerinizi değerlendirmekteyiz.

Sizde Sitemizde Yazar Olabilirsiniz

Sitemizde yazar olmak isteyen kullanıcılar lütfen bizimle iletişim bölümünden irtibata geçin. KoLoNBo@gmail.com

Çamoluk Kültür ve Turizm




Yayla Turizmi

Yaylaları ile de henüz keşfedilemiş bakir bir bölge olan Çamoluk'un yaylaları eski zamanlarda yoğun olarak göç almaktaydı. Köylüler bir dönem yayla göçleri ile yaylalara gelir ve burada ot biçimi yaparlardı.

Birbirinden güzel Çamoluk yaylalarının en meşhuru Berdiye Yaylasıdır. Arıcılık içinde oldukça elverişli olan Berdiye yaylası, bir çok Çamoluklu'nun piknik yapmak için tercih ettiği yayladır. Berdiye yaylasına ister yürüyerek isterseniz taşıtlarınızla çıkabilirsiniz. Yaz aylarında bir metreyi bulan otların boyu ile iç içe olan 1000 üzerindeki farklı çiçeğin ortaya koyduğu tablo görülmeye değerdir.


Berdiye'den sonra Kıcılı, Akpınar ve Başyayla isimleride Çamoluk'ta ki bilinen meşhur yaylalardandır.

 Ayrıca hemen hemen her köyün kendi yaylası kendine özgü güzelliklere sahiptir. Berdiye yaylası soğuk suyu ile meşhurdur

Yaban Avı Turizmi

Çamoluk genelinde yaban avı turizmi ciddi bir şekilde yapılmaktadır. Çamolukluların Bal peteklerine zarar veren ayılar hedefteki ilk yabani hayvandır.

Bunun yanı sıra ekinlere ve bostanlara zarar veren Yaban domuzu, kümes hayvanlarına zarar veren Tilki ile sansar, Büyük ve küçük baş hayvanlara zarar veren Kurt, av meraklılarının hedefindeki hayvanlardır.

Çamoluk'ta son dönemlerde meydana gelen KKKA (Kırım Kongo Kanamalı Ateşi) hastalığına sebep olan keneleri temizlemek için devlet tarafından salınmış olan Keklikleri vurmak yasaklanmıştır. Çamoluk halkı bu konuda bilinçlendirilmektedir.

Çamoluk'ta kırsal kesimlerde tavşan avıda yapılabilmektedir

Kelkit çayınında içerisinden geçen Çamoluk'ta, ırmak kenarında balık avıda yapılabilmektedir.

Kültür Turizmi

Kültür turizmi alanında keşfedilmemiş olan Çamoluk, bazı köylerindeki mevcut yapıları ile ne kadar eski bir yerleşim birimi olduuğunu ortaya koymaktadır.

Devlet desteği ile herhangi bir yardım alamamış olan bu tariihi mekanlar her geçen gün yok olmaktadır. Devlet Desteğini arkasına alan kültürel eserlerin gerek Çamoluk'a ve gerekse bölgeye turizm alanında hayat vermesi beklenmektedir.

Avarak Kalesi :
Hacıahmetoğlu (Avarak) köyünde Avarlar’dan kaldığı sanılan bir kale kalıntısı mevcuttur.
Ulaşım şartlarının kısıtlı olması, gerekse çok az kalıntı olması buraya gelen ziyaretçi sayısını azaltmaktadır.


Kaledere Kalesi :
Kaledere köyünde antik döneme ait olduğu sanılan bir kale kalıntısı mevcuttur. Çok önemli bir bölümü tamamen tahrip olmuştur. Sadece temel seviyesinde bir takım taşlar bulunmaktadır. Buraya da ulaşım imkanları son derece kısıtlıdır. Kale hakkında diğer bir rivayete göre; kale Selçuklu döneminde Muzafferüddin Mehmet tarafından yapılmıştır. Bu kale tepeden yer altına doğru 120 m. Derinlikte olup, dağ yamacından açılan iki kapıya sahiptir.

Bektaş Bey Camii :
Sarpkaya köyünde Osmanlı dönemine ait oldukça eski bir cami vardır. Halen faaliyette bulunan camii, görülmeye değer bir güzellik sergilenmektedir.


Sarpkaya köyünde bulunan Bektaş Bey Camii’ni Bektaş Bey adında bir Osmanlı’nın yaptırdığı ve bu caminin 1232 hicri yılda yapıldığı bilinmektedir.


Yaklaşık 200 yıl önce yaptırılan Bektaş Bey Camii’nin futuhat sırasında başarısı nedeniyle Kelkit havzasına Trabzon Beyi’i tarafından gönderilen Bektaş Bey’in Kelkit Vadisi Beyliği sırasında bu camiyi yaptırdığı söylenmektedir. Bektaş Bey’in ismini taşıyan bu caminin duvarları kesme taşla yapılmış ve tavanı ahşap olarak bitirilmiş ancak son yıllarda mevsim şartlarından etkilenmemesi için çatı yapılarak saçla kapatılmıştır. Camii’nin yapımında kullanılan süsleme işlerinde kök boyası kullanılmıştır.


Yöremizin en eski ve tarihi camii özelliği taşıyan Bektaş Bey Camii halen ayaktadır. Kelkit Vadisi’nin tarihi varlıklarını araştırmaya çalışacak araştırmacıların Bektaş Bey Camii’ni görmeleri arzumuzdur.

Türbe ve Yatırlar :
İlçmizin Yuvacık mahallesinde, Kılıçtutan, Yeniköy, Kutluca, Hacıahmetoğlu, Taşdemir, Pınarlı, Sarpkaya ve Gücer köylerinde çeşitli evliyaya ait türbe ve yatırlar bulunmaktadır. Buralar oldukça yaygın bir şekilde ziyaret edilmektedir.

Folbaba Türbesi :
Folbaba türbesi İlçemiz Yuvacık mahallesinde bulunmaktadır. Yuvacık mahallesinin hemen gerisinde yol kenarında bulunan Folbaba türbesinin diğer adının da Derviş Ali Baba Türbesi olduğu söylenmektedir.


Konu ile ilgili bilgilere göre Derviş Ali Baba’nın Osmanlı Fütühat döneminde bölgeye gelen Türk askerlerine ev sahipliği yaptığı ve onları kerameti ile doyurduğu söylenmektedir.


Derviş Ali Baba’nın 400 yıl önce Mısır’dan geldiği, İslamiyet’i yaymada büyük gayret ve çabası bulunduğu ve Yuvacık mahallesinin de Derviş Ali Baba ve onun sülalesinden gelenler tarafından kurulduğu söylenmektedir. Ayrıca Derviş Ali Baba’nın Hz.Ebu Bekir’in torunlarından olduğu söylenmektedir.


Derviş Ali Baba türbesi civarında Hasan Dede, Meşat dede ve İbrahim Dede isimlerinde Osmanlı döneminde fütühat için gelip şehit düşen üç kişiye ait şehit türbeleri bulunmaktadır.

Doğa Turizmi

Berdiye Dağlarının dibinde kurulmuş olan Çamoluk, Doğa turizmine elverişlidir. Son dönemlerde TREKKİNG adı altında gerçekleştirilen yürüyüşler Doğu Karadeniz bölgesi, Türkiye'nin en gözde bölgesi olmasına rağmen Doğu Karadenizin güneyinde kalan Çamoluk ve bölgesi bu alanda henüz keşfedilememiştir.

Çamoluk'ta önceki yıllarda Berdiye Dağı zirve yürüyüşü yapılmaktaydı.

Özellikle yaz aylarında Akyapı ile Yeniköy köyünden ve Dulundas Mahallesinden Berdiye dağına doğa yürüyüşleri yapılabilir. Bu doğa yürüyüşü sırasında çeşit çeşit çiçekler, çeşit çeşit böcek ve yabani hayvan türlerine, soğuk su gözelerine ve birbirinden eşsiz manzaralara rastlamanız mümkündür.

Yeniköy köyünde her yıl yaz aylarında taşıtlarla ve yayan gidilmek için yollar greyder makinesi ile yenilenmektedir.

Arıcılık Turizmi

Çamoluk Arıcılık turizmi için çevre İl ve ilçe sakinleri tarafından tercih edilmektedir. Berdiye Dağının bağrında yetişen bir birinden farklı çiçeklerden bal elde etmek isteyen arıcılar, zaman zaman Çamoluk'ta görülmektedir.

Kaynak:http://www.camoluk.net/                                         Erişim : 22.10.2014

Giresun Bulancak Kültür ve Turim

BEKTAŞ YAYLASI :

Giresun merkezinden Evrenköy – Erimez – Yavuzkemal üzerinden gidildiğinde yaklaşık 56 km. uzaklıkta bulunan Bektaş Turizm Merkezi, çevresindeki Kulakkaya Yaylası, Melikli Obası Yaylası, Kurttepe Mevkii ve Alçakbel Ormaniçi Piknik Alanı ile bir bütün teşkil etmektedir. Bektaş Yaylasına yukarıda belirtilen güzergahtan başka 3 değişik şekilde ulaşmak mümkündür. Bunlar:Giresun-Dereli -Yavuzkemal, Giresun-Batlama Deresi- İnişdibi ve Giresun-Bulancak üzerinden gidilen yollardır.


Bektaş Yaylasında elektrik, telefon, su gibi altyapı mevcuttur. Yaz aylarında yöresel bir merkez haline gelen ve pazar kurulan Bektaş Yaylasında fırın, manav, kasap gibi dükkanlar ve kır kahveleri bulunmaktadır. Yaylada ayrıca iki yıldızlı Otel hizmet vermektedir. 2000 rakımında ve ağaç yetiştirme sının üzerinde olan yaylada dağ çayırları ve kır çiçekleri ilginç bir peyzaj sergiler yaz başlarında bile yer yer kar görülen yaylada Kurttepe Mevkii kışın kayak yapmaya uygundur.


Burası diğer mevsimlerde de manzara seyir noktası olarak ilgi çeker. Bektaş Yaylasında her yıl Ağustos ayının ilk haftasında  Dereli ve Bulancak Kaymakamlığı, Bulancak ve Yavuzkemal Belediye Başkanlıklarının organizasyonunda  Bektaş Yayla Şenlikleri düzenlenmektedir. Yapılan etkinlikler içinde çeşitli yarışmalar, spor müsabakaları, halk oyunları ve çeşitli eğlence programlan yer almaktadır.

Kaynak: http://www.bulancak.bel.tr/sayfa.asp?sayfaID=10

Giresun Alucra Tarihçesi

Alucra'nın yerleşim tarihi Hitit'lere kadar uzanmaktadır. İskitler, Kimmerler, Medler, Persler, Romalılar ve Bizans' lılar bölgede sırasıyla hakimiyet kurmuşlardır.
M.S.391 yılında Alucra Orta Asya'dan gelen Kıpçak ve Peçenek Türklerinin istilasına uğramış, bölge 60 yıl kadar Türklerin yönetiminde kalmıştır. 8. Yüzyılda ise Maveraünnehir 'den gelen Oğuz boylan Çamoluk, Çakmak ve Koman bölgelerine yerleşmişlerdir.

    1071 Malazgirt zaferinden sonra Alucra ve çevresi Selçuklular tarafından fethedilmiş, Merkezi Trabzon'da bulunan Danışmend Beyliğinin idaresine verilmiştir. Bölge Bizans ve Mengüçler arasında bu dönemlerde birkaç kez el değiştirmiştir.

    Osman oğulları Anadolu birliğini kurunca, Alucra da bu beyliğe katılmış oldu. Akkoyunlu Devleti Alucra'yı bir dönem topraklarına kattı. Ancak Fatih Sultan Mehmet Han bu bölgeye sefer düzenleyerek geri aldı. Otluk beli savaşından sonra da Alucra bölgesi tamamen Osmanlı İdaresinde kalmış oldu. Aluç ağacının çok olması dolayısıyla bu dönemde ismini aldığı sanılmaktadır.

    Anadolu'da çıkan celali isyanlarından Alucra da etkilenmiştir. Bu bölgedeki isyancılar Kuyucu Murat Paşa tarafından sindirilmiştir.
1 nci Dünya savaşında Alucra'da bir cephe oluşturulmuş, cephe komutanı Mareşal Fevzi ÇAKMAK karargahını bugünkü Çakmak köyünde kurmuştur. Halen bu köyde bir şehitlik mevcuttur.

İdari Tarihçesi:
1876 yılına kadar Mindeval ve Kovata adında iki nahiye olarak idare edilen Alucra, bu tarihten sonra Şebinkarahisar Mutasarrıflığa bağlı bir ilçe olmuştur. İlçe merkezi, Karabörk, Kemallı, Koman köylerinde zaman zaman yer değiştirdikten sonra, şimdiki yerine yerleşmiştir.
1933 yılında Şebinkarahisar'ın da ilçe olması dolayısıyla Alucra Giresun İl 'ine bağlı bir ilçe olmuştur.

İlçeden Foroğraflar







Kaynak: http://www.alucra.gov.tr/

Gaziantep Yavuzeli Tarihçesi ve Rumkale

Yavuzeli, eski adı ise Cingife olan Gaziantep ilinin bir ilçesidir. Tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte bir rivayete göre burada bir Ceneviz Şehri olduğu ve Cingife adının buradan kaynaklandığı söylenmektedir.

Yakın tarihte ise Osmanlı Sultanlarından Yavuz Sultan Selim 1517 yılında Mercidabık seferine giderken burada konaklar. Yerli halkın kendisine gösterdiği yakın ilgiden dolayı buraya “ Yavuzun İli” adının verilmesini ister. Cingife adı 1958 yılında İlçe kurulması hakkında kanunla da Yavuzeli olarak değiştirilmiştir.

İlçe Kuzeyde Araban, Doğuda Şanlıurfa İli, Kuzeybatıda Kahramanmaraş İli, Güneydoğuda Nizip, Güneyinde ise Merkez Şehitkamil İlçesi ile çevrili alanda yer alır. İlçemizin Doğusunda Şanlıurfa İli ile sınırlı Fırat Nehri ile belirlenmiştir. İlçemizin denizden yüksekliği 850 metre, İl Merkezine uzaklığı 38 km. Yüzölçümü ise 483 km²’dir. Nüfusun %31 ilçe merkezinde %69’u ise köylerde yaşamaktadır. İlçedeki nüfus yoğunluğu 51’dir.İlçenin temel geçim kaynağının tarım ve hayvancılık olması, sanayinin olmaması nedeniyle, işsizlik sorunu yaşayan aileler Gaziantep il merkezine göç etmişlerdir. Başka şehirlerden ilçe merkezine yerleşmiş ailelerde az da olsa vardır.

Rum Kalesi ,Dolmen Mezarları ile tarihi yerler barıdırır.Karapınar Göl Gazinosu gibi bir doğa harikası yine bu ilçededir.

Rumkale

       Gaziantep İli, Yavuzeli İlçesi, Kasaba köyünün yakınında bulunan Rumkale; Gaziantep şehir merkezinden . Yavuzeli’nden ise . uzaklıkta, Merzimen Çayı’nın Fırat Nehri ile birleştiği yerde, dik kayalar üzerindedir. Rumkale’ye Kasaba köyünden ve Halfeti’den teknelerle kolaylıkla ulaşılmaktadır. Antik dönemden günümüze kadar Şitamrat, Kal-a Rhomayta, Hromklay, Ranculat, 
Kal-at el Rum, Kal-at el Müslimin, Kale-i Zerrin (Altın Kale) ve Rumkale gibi bir çok isimle adlandırılmıştır.

       Rumkale Fırat ve Merzimen kıyılarından itibaren dimdik yükselen sarp kayalıklarla çevrili yüksek bir tepe üstüne kurulmuştur. 1838 de Rumkaleyi ziyaret eden Moltke’ye “kayalığın nerede bittiğini, insan eserinin nerede başladığını söyleyebilmek çok zor” dedirtecek kadar doğayla uyumlu mimari özelliğe sahiptir. Kale iki beden halindedir. Birinci beden; kalenin doğu, kuzey ve batıda doğal kayalığın dik olarak yontulmasıyla, doğal sur meydana getirilerek oluşturulmuştur. İkinci beden ise bu doğal surun üstüne sert kalker kesme taşlarla sur duvarı olarak yapılmıştır. Kuzey ve doğu surlarında dikdörtgen planlı 7 burç ile kuzeyde çok sayıda mazgal pencere yer almaktadır. Kalenin güney yöndeki kayalık uzantısı 12. yüzyılda 30m. derinliğinde ve 20m. genişliğinde oyularak uçurum (hendek) haline getirilmiştir. Böylece, savunmaya yönelik olarak karayla kalenin direkt ilişkisi kesilmiştir. Kale 120m. genişliğinde ve 200m. uzunluğunda bir alanı kaplamaktadır. 

       Rumkale bir zamanlar Halfeti (Şanlıurfa) ile Gaziantep arasında sınır oluşturan Fırat ırmağı kıyısında yer alırdı. Merzimen çayının suyu Rumkale dibinde, derin ve sarp vadi içinde akan Fırat nehrine karışırdı. Günümüzde üç yanı Baraj gölüyle çevrilmiş olup, yarım ada görünümündedir. Kalenin eteklerinde ise aşağı şehir bulunmaktaydı.



Kaynak: http://www.yavuzeli.gov.tr/kaymakamlik.php?id=6
Kaynak(rumkale): http://www.gaziantepturizm.gov.tr/TR,52351/rumkale.html