Türkiyenin Doğal Güzelliklerini Keşfedin

Türkiyenin gezilecek ve görülecek yerlerini öğrenin , keşfedin , gezin ve bizi hep takip edin. Bizi sosyal ortamlarda takip edebilir veya abone olabilirsiniz.

Sizde Bir Bilgi Ekleyin

Sizde sistemimize kendi yaşadığınız yada gezdiğini ve görmek istediğiniz yerleri yollayabilir ve bildirebilirsiniz bunun için bize iletişim bölümünden ya da bilgi ekle bölümünden ulaşabililirsiniz.

Tekrar Ziyaret Etmeniniz Dileğiyle

Bizi her zaman takip edin, içeriklerimiz günceldir ve sitemiz kullanıcı dostudur. Her görüşlerinizi değerlendirmekteyiz.

Sizde Sitemizde Yazar Olabilirsiniz

Sitemizde yazar olmak isteyen kullanıcılar lütfen bizimle iletişim bölümünden irtibata geçin. KoLoNBo@gmail.com

Hakkari Çukurca Tarihi ve Turistik Yerleri

Tarihi:
İlçede hangi tarihte yerleşime geçildiği ve hangi toplulukların yaşadığı kesin olarak bilinmemekle birlikte ilçe, Urartu Uygarlığının ilk yerleşim yerlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Abbasiler bu küçük yerleşim yerini “Mir” denilen dini, siyasi, askeri şeflikle yönetmişlerdir. Selçuklular döneminde Çukurca, İmadiye Beyliğine bağlanmıştır. Selçuklulardan sonra Osmanlı Döneminde Hakkari Beyliğine tabi olmuştur. 1880 yılında Şarki-çal adı ile kaza teşkilatı kurularak Van Sancağına, 1890 yılında ise; tekrar nahiyeye dönüştürülerek Hakkari İl Beyliğine bağlanmıştır. l. Dünya Savaşında Ruslar ve Nasturiler Çukurca’yı yakıp yıkmışlar. Musul sorunu ile önem kazanan Çukurca, 1926 yılında Ankara Antlaşması ile T.C. sınırları içerisine alınmış, 1953 yılında ise ilçe yapılmıştır.

Tarihi Ören Yerleri
Emir Şaban Medresesi: 16.yüzyıl Osmanlı mimarisinin güzel bir örneğini teşkil etmektedir.
Tarihi Taş Evler: Çukurca kalesinin yamacına kurulmuş kesme taştan yapılmış tarihi Çukurca evlerinin günümüze kadar uzanmış güzel birer örnekleridir. Tarihi evler çok katlı ve kaleye yaslanmış vaziyette inşa edilmişlerdir.
Bunların dışında: Çukurca kalesi, taş merdivenle inilen 5-6 metre derinliğinde 3-4 metre eninde 4 adet su sarnıcı ile Kuzeyi Bey mahallesinde akit denilen taştan kesilmiş su arkı da belli başlı tarihi ören yerlerindendir.

Kaynak: http://www.cukurca.gov.tr/default_B1.aspx?content=186
Ayrıntı için siteye gidiniz. 
Fotoğraf: http://www.cukurca.gov.tr/default_B1.aspx?id=159

Gümüşhane Torul Tarihçesi

torul

Torul ve çevresinin tarihi kaynaklarda ilk kez geçtiği belge MÖ. 400'lerde kaleme alınan Ksenofon'un Anabasis (Sefer/Onbinlerin Dönüşü) isimli eseridir.Ksenofon Torul-Tonya bölgesinde Dril adlı savaşçı bir kabilenin yaşadığını ve bu kabilenin kolonici Yunanlar'ın amansız düşmanı olduğunu belirtmektedir.Dril kabilesi erkekleri sorgun ağacından kalkanlar, mızraklar ve baldır zırhlarıyla bastan ayağa silahlanmış Karadeniz'in en savaşçı kabilesi olarak aktarılmaktadır.MS.130'larda Roma İmparatorluğu'nun Kapadokya Valisi Arrianus Karadeniz Bölgesi'ne gelmiş, İmparator Hadrianus'a bölgeyle ilgili bir rapor hazırlamıştır. Hazırladığı raporda yine Torul bölgesinde Dril kabilesinden bahseden Arrianus, Dril kabilesinin bölgede yaşayan diğer Tzan/Tzani topluluklarıyla aynı olduğunu belirtmiştir.İlçemizin Torul(Dorila) adı da büyük bir ihtimalle bu toplulukla ilişkilidir.

4. Haçlı Seferi sırasında Trabzon'u ele geçiren Cenevizliler, Torul'u da alarak ilçenin birçok yerinde kaleler ve haberleşmede kullanılan ateş kaleleri inşa etmişlerdir.

Yoğun olarak Türk Kayı ve Çepni Boylarından gelen Türk nüfusa sahip bir ilçedir.Çepniler Anadolu'ya, Kürtün ve Torul civarlarından dağılmıştır. Selçuklu Sultanı'nın kuzeydoğu seferi sırasında, otağını Torul'da kurmasına izafeten, daha önce Ardasa diye anılan ilçeye Torul denmeye başlanmıştır.

Türkmenler Torul'a 1040'lardan itibaren Akkoyunlular ve Safaviler döneminde yerleşmeye başlamışlardır. Torul 1461'de Fatih Sultan Mehmet'in Trabzon İmparatorluğu'na son vermesinden 1828'e kadar Sancak Beyliği olarak kalmıştır. Yeniçeri ve Bektaşi ocaklarının kapatılmasıyla birlikte, Bektaş-i Güvenç Abdal'ın ocağı kapatılmış ve yoğun Bektaşi nüfusun yaşadığı Torul'un sancak beyliği kaldırılmıştır.

1828'den Cumhuriyete kadar Trabzon vilayetinin Gümüşhane sancağına bağlı bir kasaba, Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte Gümüşhane'ye bağlı bir İlçe olmuştur.

İlçe nüfusu, 1877-1878 Osmanlı-Rus harbinde (93 Harbi) bir miktar göç vermiştir.

I. Dünya Savaşı sırasında (Ağustos 1916) Rus ordusu yöreyi ele geçirmiş, 1917 Sovyet Devrimi'nden sonra Rusların geri çekilmesiyle onların yerini Rumlar almıştır. Torul, 14 Şubat 1918'de düşman işgalinden kurtarılmıştır.

İlçe nüfusu içerisinde Kayı ve Çepni nüfusu yoğundur.Ancak diğer Oğuz Türk boyları da Torul'da yaşamaktadır.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Torul
Fotoğraf: http://www.torul.bel.tr/ocak-/-2015-1g.html

Gümüşhane Şiran Tarihi ve Turistik Yerleri

Tarihi

Şiran ilçesi, 1473 'teki Otlukbeli Savaşı'nda Fatih Sultan Mehmet tarafından Uzun Hasan'nın yenilmesi ile Osmanlıların eline geçmiştir. Osmanlının fethinden sonra Şebinkarahisar Sancağı'nin bir nahiyesi olarak idare edilen ilçemiz 16. yy. sonuna kadar buraya bağlı kaldı. 17.yy. dan sonra Erzurum vilayetinin Erzincan Sancağı ile Trabzon vilayetinin Gümüşhane Sancağı arasında değişik zamanlarda idare edilen Şiran bazen de Kelkit nahiyesi ile birlikte ilçe yapılmıştır. Tanzimat'in ilânından sonra Erzurum'a bağlanan Şiran İlçesi 1839 da tekrardan Erzincan'a bağlanmıştır. 93 Harbi'nden sonra 1879 yılında Gümüşhane Sancağı'ndan ayrılan Kelkit ve Şiran, Bayburt Sancağına bağlandı.Bu sırada halkın merkeze gönderdiği dilekçelerle Gümüşhane Sancağına tekrardan bağlandı

Turistik Yerler
-Çakırkaya Manastırı

-Tomara Şelalesi

Tomara Şelalesi Şiran İlçesi'nin güney batısındaki Seydi Baba Köyü'nde yer almaktadır. Şelalenin suları, tepe yamacından kayaların arasından ve yer altından çıkarak yere dikey olarak akmakta ve yatağını oluşturmaktadır.
-Seydibaba Türbesi
-Gelin Ebe Türbesi*
Şiran'a bağlı Seydi Baba Köyü'nde yer alan bu türbe, dikdörtgen plan üzerine kesme taştan yapılmış olup üzeri kırma çatı ile örtülüdür. Türbe 120 cm yüksekliğinde, 230 cm eninde ve 365 cm boyunda bir kaide üzerine, 330 cm boyunda 190 cm eninde ve 105 cm yüksekliğinde duvarlarla yükselmektedir. Çatısı onarım görmüştür. Batı cephesi taşları yer yer sökülmüştür. Türbenin kuzey cephesi duvarında iki ayrı kitabe vardır. Bunlardan sağdakinde türbenin 1227/1812 yılında imar edildiği ifade edilmektedir. Türbede yatan kişi hakkında elde belgeye dayanan bilgi bulunmamaktadır. Köylüler türbeyi "Gelin Ebe Türbesi" diye adlandırmaktadır.
-Firdevs Hatun Türbesi
Şiran’a giderken Çilhoroz dağı üzerinde yoldan 20 metre solda yer alan Firdevs Hatun Türbesi, kesme taştan sekizgen bir plan üzerine yapılmıştır. Türbenin kuzey cephesinde giriş kapısı, diğer cephelerde birer penceresi vardır. Kubbesi ve saçakları onarım görmüştür. Kuzey cephesinde giriş kapısı üzerinde kitabeler yer alan türbede 964/1566-1567 tarihinde yapılmıştır. Halen Yunus Emre İlköğretim Okulu bahçesinde bulunan köfeki taşına yazılı kitabenin de buradan söküldüğü anlaşılmaktadır.

Kaynak: http://gumushaneyitani.blogspot.com.tr/2013/01/gumushane-ili-tantm-17.html *
Kaynak: http://www.gumushanekulturturizm.gov.tr/

Gümüşhane Kürtün Tarihi ve Turistik Yerleri

Kürtün Kalesi 

İlçenin Yukarı Uluköy mahallesinin doğusunda olup,mahalleye tam hakim tepededir.Tepeye bakıldığında kaleyi görmek mümkün değildir.Çünkü kale tepenin içi oyularak inşa edilmiştir. Tepenin 8-10 metre kuzey yönünden yaklaşık 4 m2 genişliğinde bir girişi bulunmaktadır. Ancak söz konusu giriş çeşitli nedenlerle taşlarla doldurulmuştur. İçerisine giriş mümkün değildir.

Yöre halkının bu kaleye izafeten bu bölgeye “Kaleyanı” adı vermişlerdir. Halkın anlattığına göre kaleye merdivenlerle inilmekte, iç mekan bir çok kat ve galeriden oluşmaktadır. Kalenin giriş kısmı dörtgen olup, köşeleri oval olarak bir çeşit harçtan yapılmıştır. Kalenin M.S. 6. yüzyılda Roma İmparatorluğu döneminde yapıldığı tahmin edilmektedir.*

Örümcek Ormanları
Orman

Gümüşhane ili Kürtün İlçesi sınırları içerisinde yer alan örümcek Ormanlarında Avrupa`nın en yüksek köknarları (61,5 m.) ve Türkiye`nin en uzun ladinleri (57,6 m. ) yer almaktadır.

Örümcek Ormanları İl merkezine 60 km. mesafede olup, karayolu ile ağaçların bulunduğu bölgeye gidilebilir.


Güvende Yaylası
Yayla

Güvende Yaylasının kesin tarihi bilinmemekle birlikte Gümüşhane ili Kürtün ilçesi sınırları içerisinde bulunan yaklaşık 5 dönüm tarihi mezarlığın incelenmesinden,  yörenin en az 4-5 yüzyıl geçmişi olduğu tahmin edilmektedir.  Güvende yaylasının rakımı 2260 metre yüksekliktedir.

Kürtün ilçe merkezine uzaklığı 23 km.dir. Olup, yol stabilizedir. Haziran ayından itibaren Eylül ayı sonuna kadar her gün Kürtün ilçesinden dolmuş gidiş geliş yapılmaktadır. Kürtünden Güvende yaylasına giderken Örümcek Ormanlarından geçerken anıt ağaçlar gezilebilir.

Yaylada, yaz mevsiminde her cuma günü pazar kurulur. Güvende Pazar yerinde turizme hizmet verecek tesisler bulunmaktadır. Güvende Pazaryerinde; bir cami, 25-30 arası işyeri (otel, lokanta, dükkân ve kahvehane) bulunmaktadır. Halkın umumi ihtiyacını karşılamak için 36 kişilik bay ve Bayan WC bulunmaktadır. Pazarın çevresi, yerleşim yerleri (obalar) ile çevrili olduğundan haftanın 7 günü Pazar yerinde hizmet veren işyerleri bulunmaktadır. Ayrıca piknik alanları da mevcuttur.

Her yıl Temmuz Ayının 3. haftası güvende yayla festivali yapılırdı. Bu festivale her yıl yaklaşık 15-20 bin yerli ve yabancı turist gelmektedir. Güvende yayla festivali, Kürtün belediyesince organize edilmektedir.


Kadırga Yaylası
Yayla

Kürtün ilçesi Süme köyü sınırları içerisinde olan "Kadırga Yaylası" merkez ilçeye 90 km. mesafedir. Yolunun son 40 km`lik kısmı stabilizedir. Yaylada elektrik, telefon hizmetlerinin yanında otel, lokanta, kır kahvesi, bakkal, manav gibi yeme, içme ve konaklama tesisleri, bulunmaktadır.

Kadırga Yaylası`nda şenlikler her yıl temmuz ayının 3. cuma günü başlar ve yaz mevsimi süresince her cuma günü tekrarlanır. Yayla görsel ve estetik kaynak değerler açısından oldukça yüksek potansiyele sahiptir.


Kazıkbeli Yaylası
Yayla

Kürtün İlçesi Söğüteli Köyü sınırları içerisinde bulunan "Kazıkbeli yaylası" Merkez İlçeye 100 km uzaklıktadır. İlçeden yaylaya olan yolun son 50 km. si stabilizedir. Yaylada Özel Sektöre ait Bakkal, manav, kır kahvesi, lokanta, otel, pansiyon, gibi tesisler mevcuttur. Elektrik ve telefon hizmetleri de verimliktedir. Yayla sahası içerisinde doğal çim alanları, çim kayağı ve kamp, karavan turizmi için oldukça elverişlidir.

Çim kayağı ve kar kayağı yapılabilecek kayak parkur alanlarının oluşturulmasına oldukça müsait çim alanları mevcuttur. Yayla dağcılık ve kampçılık sporlarının yapılmasına oldukça müsaittir. Temmuz ayının ilk haftası Çarşamba günü başlayarak yaz süresince devam eden Yayla şenlikleri ve Yayla pazarı yöre için ekonomik açıdan katkı sağlayıcı niteliktedir.**

Kaynak: http://www.gumushanekulturturizm.gov.tr/TR,57834/kurtun-kalesi.html*
Kaynak: http://www.outdoororacle.com/TurkiyeDetay.aspx?anagrup=454&grup=463&detay=3376&kurtun **